Mevcut İktidar Anayasa Mahkemesi Kararlarını Bu Kez Hekimler İçin Yok Sayıyor!


  • Şubat 23, 2024
  • 255

İstanbul Tabip Odası (İTO), 5 Şubat 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile ilgili basın toplantısı düzenledi.

23 Şubat Cuma günü İTO Cağaloğlu binasında yapılan basın toplantısına, İTO Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Esin Tuncay ve Dr. Saffet Ercan katıldı. Dr. Saffet Ercan yasanın giderek kötüleşen ve antidemokratik hale gelen çalışma koşullarını daha da kötüye götüren maddelerle dolu olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Kanuna baktığımızda, 5 Şubat’ta TBMM Komisyonu’na getiriliyor ve orada yer alan Türk Tabipleri Birliği temsilcilerinin eleştirilerine rağmen usulen komisyonda görüşülüp, Genel Kurul’a sevk ediliyor. Genel Kurul’da da eller indirilip kaldırılarak bir şekilde oldu bitti ile bu yasa geçiriliyor. Bu yasayı biz ‘ceza yasası’ olarak adlandırıyoruz çünkü anayasaya aykırı uygulamaları, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iptal ettiği uygulamaları Anayasa Mahkemesi’ni hiçe sayarak devam ettiriyor.”

Basın açıklamasını, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Esin Tuncay okudu. Açıklama şöyle;

Mevcut iktidar Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını bu kez hekimler için yok sayıyor!

TBMM’ye 5 Şubat 2024 tarihinde sunulan ve kabul edilen yasa hekimleri cezalandırma yasasıdır!

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, ilgili Meclis komisyonuna geldiğinden beri Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Tabip Odaları hem Meclis’te, hem de alanlarda itirazlarını dile getiriyor. TTB ve birçok sağlık emek-meslek örgütüne danışılmadan, AYM’nin iptal kararlarını yok sayarak hazırlanan bu kanun teklifi, hekimlerin/sağlık emekçilerinin haklarına ve toplumun sağlığına ek zararlar veren ve cezalandıran düzenlemeler içermektedir.

Bu düzenlemelerin bazıları şu başlıklar altında ele alınabilir:

1. Hastanelerde dağıtılan ek ödeme miktarının belirlenmesinde kullanılan tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi sağlık hizmeti sunumunun niteliğini ölçmek için kullanılan unsurlar, Türkiye sağlık ortamını çöküşe sürükleyen anlayışın ürünüdür.

2. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kamu görevlilerinin özlük haklarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle değil, kanunla belirlenmesi gerektiğini belirten kararına rağmen, ek ödemenin usul ve esasları yine yönetmeliğe bırakılmakta, bu düzenlemede ısrar edilmektedir.

3. Disiplin cezası nedeniyle ek ödemeden kesinti yapılması “ikinci bir ceza” niteliği nedeniyle AYM tarafından iptal edilmiştir. Disiplin cezasını gerektiren eylemler ve bunların karşılığında verilebilecek olan disiplin cezaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde gösterilmiştir. Bu cezalar arasında, ek ödeme kesintisi yer almamaktadır. Buna rağmen, 657 sayılı Kanun gereği uyarma cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, kınama cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince ek ödeme yapılmaması öngörülmüş ve gereken yasal düzenlemeler yapılmadan tekrar yeni kanuna konulmuştur.

4. Aynı şekilde aile hekimlerinin destek ödemeleri de, disiplin cezası almaları halinde kesintiye uğrayacaktır. Ancak disiplin cezasına bağlı olarak destek ödemesinden kesinti yapılması yine ikinci ceza niteliğinde karşımıza çıkmaktadır. Keza altı ay ve üzeri kesintinin sözleşme feshine sebep olması, üçüncü bir ceza niteliğindedir.

5. 4924 sayılı Kanun kapsamında çalışan sözleşmeli personelin ek ödemeleri de disiplin cezasına bağlı olarak kesintiye uğrayacak, yine kesinti süresi altı ay ve üzerinde olursa, sözleşme feshine sebep olacaktır.

6. 663 sayılı yasanın mülga 25/a maddesinde yeniden düzenleme yapılarak kurulan “Hastane Koordinasyon Kurulu”nu, disiplin amiri gibi konumlandırarak, işbirliği ve ortak kullanım kapsamındaki hastanelerde görev yapan öğretim elemanlarının sözleşmelerinin feshine esas olabilecek şekilde, kanunda yer almayan “ikaz verme” ve yanı sıra disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme yetkisi verilmesi, yaptırım uygulama ve yasama yetkilerinin devri niteliğinde olup, Anayasa’ya aykırıdır.

7. Halihazırda hekimler, geçici olarak sınır ve sınır ötesinde Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde çalışmak üzere, “memurun muvafakatinin aranması” zorunluluğu gibi ilgili kural ve ilkelere aykırı olarak görevlendirilmektedir. Getirilen yasada meslektaşlarımızın haklarını koruyacak hükümler konulmadığı gibi görevlendirmeler sözleşmeli personeli de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Esasen 4924 sayılı kanun, çalışan temininde güçlük çekilen yerlerde istihdamın sağlanması amacıyla yapıldığından, bu kanun kapsamında çalışanların bir başka yere geçici olarak görevlendirilmesi kanunun temel mantığına aykırıdır.

8. Ayrıca kanun teklifinde ilaçların ruhsatlandırılmasıyla ilgili, toplum sağlığı için geri dönüşsüz zararlara yol açabilecek ve açıkça ilaç şirketlerinin lehine olan düzenlemeler vardır. İlgili düzenlemeler de Anayasa’nın 2, 17 ve 56. maddelerine aykırıdır.

9. AYM’nin bilimsel özerkliğe aykırı bularak iptal ettiği Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğretim üyesi kadrolarının Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenmesi torba yasa içine yeniden yerleştirilmiş durumdadır.

Son yıllarda hazırladığımız sağlıkta şiddet, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, fiili hizmet süresi zammı, öğrencilerin özlük hakları düzenlemeleri, Emekli Sandığı, SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında iyileştirme gibi kanun tekliflerini Meclis’teki partilere ısrarla sunmamıza rağmen, ne yazık ki Meclis gündemine alınmasını sağlayamadık. Hekimlerin sorunlarının çözümünün bizlerin önerdiği kanun teklifleriyle mümkün olabileceğini yeniden ifade ediyor ve şu an Meclis’te yasalaşan kanunun iptalini ve önerdiğimiz tekliflerin Meclis gündemine hızla alınmasını talep ediyoruz.

Hekimlerin/sağlık emekçilerinin haklarını alabildiği, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesini önceleyen bir sağlık sistemini hep birlikte inşa edene dek hekimlik değerleri, meslektaşlarımızın hakları ve toplum sağlığı için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.

İSTANBUL TABİP ODASI

 


Bu HABERİ Paylaş!