HEKİME ŞİDDETE KARŞI YÜRÜYÜŞ

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5. Cerrahi Kliniği asistanlarından bir meslektaşımızın hasta yakınlarının saldırısına uğrayarak yaralanması büyük tepki doğurdu. Yetkililerin hastaları ve sağlık çalışanlarını karşı karşıya getiren uygulamalarda ısrar etmesi, sağlık çalışanlarının adeta hedef haline getirilmesi Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi’nde 2 Nisan 2009 günü gerçekleştirilen bir yürüyüş ve basın açıklamasıyla kınandı. Basın açıklaması İstanbul Tabip Odası ve SES (Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası) Şişli Şubesi’nce gerçekleştirildi.

Sağlık çalışanları saat 12.30’da “Şiddete, Baskıya Hayır! Güvenli Ortamlarda Güvenceli Çalışmak İstiyoruz” pankartı arkasında buluştular ve Acil Servis önünden başhekimliğe dek yürüdüler. Başhekimlik önünde Odamız Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nazmi Algan tarafından basın açıklaması okundu. Dr. Algan yaptığı konuşmada, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetteki artışın tesadüf olmadığını, Hükümet ve Sağlık Bakanlığı’nın hem vatandaşı hem sağlık çalışanlarını mağdur eden Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı uygulamakta ısrar ettiğini, bunun sonucunda sağlık alanında giderek derinleşen olumsuzlukların faturasınınsa hekimlere ve sağlık çalışanlarına çıkartıldığını belirtti.

“Sağlıkta Dönüşüm Şiddetine Son”, “Hedef Tahtası Olmak İstemiyoruz”, “Sağlıkta Yaşananların Sorumlusu Değiliz” dövizlerinin taşındığı basın açıklamasına vatandaşlar da destek verdi.


SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDET GİDEREK ARTMAKTADIR. HÜKÜMET, HALKLA HEKİMİ KARŞI KARŞIYA GETİREN “SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI”NI UYGULAMAKTA ISRAR ETTİĞİ SÜRECE DAHADA ARTACAKTIR (02.04.2009)

Değerli Basın Emekçileri,
Bugün burada yine bir hekime şiddet olayı üzerine toplanmış bulunuyoruz. Dün hasta yakınları tarafından başına sandalye vurularak yaralanan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5. Cerrahi Kliniği asistanlarından bir meslektaşımız Beyin Cerrahi Kliniği’nde yoğun bakıma alınmış ve yarılan kaşına dikiş atılmıştır. Ayrıca olay sırasında yaşanan arbedede bir başka asistan arkadaşımız da kolundan yaralanmıştır.
Bu saldırı, 2009 başından bugüne İstanbul Tabip Odası’na intikal eden, hekimlere yönelik 7. şiddet olayıdır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin giderek arttığı ve Hükümet, halkla hekimi karşı karşıya getiren “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nı uygulamakta ısrar ettiği sürece daha da artacağı görülmektedir.
Biz burada hekimlere saldıran hasta yakınlarını ve bu ortamın oluşmasına yol açan politikaları bütün uyarılarımıza rağmen ısrarla sürdüren Hükümet’i ve Sağlık Bakanlığı’nı kınıyoruz. Yürürlüğe soktuğu Sağlıkta Dönüşüm Programı ile halkın sağlık hakkını, sağlık hizmetlerine erişebilme güvencesini ortadan kaldıran Hükümet, bir yandan halka daha iyi sağlık hizmeti verileceği umudunu yayarken, diğer yandan özelleştirme hazırlıkları yaptığı kamu hastanelerine kaynak ayırmayarak, yeterli personel vermeyerek halkın hizmet alacağı hastaneleri işlemez hale getirmektedir.
Başbakan’ın nutuklarına inanarak hastanelere gelen hastalar, burada Başbakan’ın televizyon ekranlarında çizdiği pembe tabloları göremeyince, hırsını bu hastanelerde görevli sağlık emekçilerinden almaktadır. İşte hekimlere ve sağlık personeline yönelik şiddetin asıl nedeni budur. Hastanede yeterli sayıda hekim bulamayan çaresiz hasta yakınları, Başbakan’ın yalan söylediğini düşünmediğinden, sanki hastanede hekim var da hastaları ile ilgilenmiyor yanılgısıyla hekime saldırmaktadır.
Değerli Basın Emekçileri,
Sizlere bu konuda halkı aydınlatmakta önemli görevler düşmektedir. Sizler halka ve hasta yakınlarına kamu hastanelerinin AKP Hükümeti tarafından nasıl çökertildiğini, hizmet sunarken karşılaştığı sorunları göstermelisiniz. Yıllardır genel bütçeden kaynak alamayan, boş kadrolarına hekim ve sağlık personeli tayin edilmeyen hastanelerin durumunun hiç de Başbakan’ın göstermeye çalıştığı gibi olmadığını insanlara anlatmak ve halkı aydınlatmak sizlerin sorumluluğudur. Bizler sağlık meslek örgütleri ve sendikalar olarak bu konuda size her türlü yardımı yapmaya hazırız.
Önümüzdeki günlerde hekimlere ve sağlık personeline yönelik şiddetin acil servislerde yoğunlaşacağını kestirebilmek için kahin olmaya gerek yoktur. Bu tamamen Hükümet’in çıkarttığı Sosyal Güvenlik Yasası’nın bir sonucudur. Bu yasa ile Hükümet sosyal güvencesi olmayanlara sağlık hizmeti alabilecekleri tek adres olarak acil servisleri göstermektedir. İşte bu nedenle, derinleşen ekonomik ve sosyal  krizin de etkisiyle işsiz, dolayısıyla sosyal güvencesiz kalan insanlar acil servis kapılarına yığılmaktadırlar.
Yasa çıktığından beri acil servislere başvuran hasta sayısı iki-üç kat artmış olmasına rağmen, Hükümet bu servislere yeterli kaynak ve personel ayırmamıştır. Bu nedenle hastalar ile sağlık personeli acil servislerde karşı karşıya kalmaktadırlar. Sosyal güvencesi olmayan insanlar acil servislere hücum etmekte, burada da yeterli personel bulamayınca hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar artmaktadır.
Değerli Basın Emekçileri,
Hasta ile hekimi karşı karşıya getiren, halkın sağlık hizmetine ulaşmasını engelleyen, ihtiyacın değil, paran kadar sağlık anlayışını egemen kılan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hemen durdurulmasını, “Herkese Eşit, Ücretsiz, Ulaşılabilir Sağlık” anlayışının sağlık ortamına egemen kılınmasını buradan bir kez daha talep ediyoruz.


İSTANBUL TABİP ODASI – SES ŞİŞLİ ŞUBESİ 

 

 

 



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası