Ne Yasak, Ne Haraç/Biz Doktoruz, Doktorluk Yapmak İstiyoruz!

Hekimlerin çalışma haklarına yasaklar getiren Sağlık Torba Yasa Teklifi’nin TBMM görüşmeleri sürerken hekimlerin mesleklerine, geleceklerine, çalışma ve yaşama haklarına sahip çıkma mücadelesi de sürüyor. 14 Kasım 2018, Çarşamba günü 12.30’da Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) çağrısıyla tüm ülkede olduğu gibi İstanbul’da da basın açıklaması gerçekleştirildi. İstanbul Tabip Odası (İTO) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubelerinin Çemberlitaş  İl Sağlık Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği  basın açıklamasına İTO Başkanı Dr. Pınar Saip, İTO Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk, İTO Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Murat Ekmez, Dr. Recep Koç, TTB 2. Başkanı Dr. Ali Çerkezoğlu, SES İstanbul şube yöneticileri de katıldılar.

Basın açıklamasına katılan hekimler ve sağlık çalışanları “Ne Yasak, Ne Haraç, Biz Doktoruz, Doktorluk Yapmak İstiyoruz!” pankartı arkasında toplandılar ve sık sık “Yaşamak Yaşatmak İstiyoruz” sloganı atarak torba yasa teklifine tepkilerini ifade ettiler.

Basın açıklamasında bir konuşma yapan Dr. Pınar Saip şunları söyledi: “Hekimlik yapma, çalışma hakkımızı savunmak için buradayız. Biliyorsunuz 2 Ekim 2018’de değerli meslektaşımız Dr. Fikret Hacıosman katledildi. Arkadaşımızın kaybı ardından bizler sağlıkta şiddet yasası çıkması talebiyle alanlara çıktık, sesimizi duyurmaya çalıştık. İlerleyen günlerde sağlıkta şiddet yasası çıkıyor denildi. Ancak yasa teklifine baktığımızda sağlıkta şiddeti önlemeye dönük hiçbir yeni ve ciddi adım yokken, hekimlere, dişhekimlerine yönelik çalışma yasakları, kısıtlamaları olduğunu gördük. Sadece hekimlerin değil aslında bütün çalışanların çalışma hakkını tehdit eden bu yasa teklifine karşı tüm gücümüzle mücadele yürüttük. TTB olarak, tabip odaları olarak bildiriler dağıttık, basın açıklamaları ve nöbet eylemleri gerçekleştirdik, TBMM’de görüşmeler yaptık. Yoğun tepkilerin ardından bugün yasa teklifinde ufak değişiklikler yapılacağı bilgisini aldık. Yapılacağı söylenen değişiklikle KHK ile ihraç edilenlerin SGK anlaşmalı özel kurumlarda çalışabileceği, fakat güvenlik soruşturması sebebiyle ataması yapılamayanların 450 gün eve, işsizliğe mahkum edileceğini görüyoruz. Ev hapsi 450 güne indirilmiş durumda ancak bir haraç bedeli belirlenmiş durumda; pratisyenler 75 bin TL, uzman hekimlerse 125 bin TL ödemeleri halinde çalışma hakkına kavuşacaklar. Bu akıl alır bir durum değil. Hekimlere diplomalarını eğitim gördükleri tıp fakülteleri verir, Sağlık Bakanlığı da onaylar. Hiçbir yargı kararına, hukuki dayanağa sahip olmaksızın yürütülen güvenlik soruşturmalarıyla hekimlerin diplomalarına el konması, çalışmalarının yasaklanmasını kabul etmiyoruz. OHAL döneminde başlatılan güvenlik soruşturmalarına derhal son verilmeli, 5. Madde geri çekilmelidir.”

Ardından ortak basın metnini SES Bakırköy Şube Eş Başkanı Nuran Güngör okudu. Yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:

“Kanun teklifinin 5. maddesiyle; Kamu görevinden ihraç edilen hekimlere haklarında hiçbir yargı kararı olmadığı halde özel hastanelerde çalışma yasağı getirildiğini öğrendik. Yargı kararı olmadan, subjektif “güvenlik soruşturma”ları gerekçesiyle atamaları yapılmayan genç hekimlerin 600 gün boyunca hekimlikten alıkonulduğunu gördük. Altı yıllık tıp eğitimi sonunda kazanılan diplomalar fiili olarak iptal edilmeye, hekimlik yasaklanmaya çalışılmaktaydı.

Halkımıza ve TBMM’ye sesleniyoruz! Bizler tıbbın kurucuları İstanköylü Hipokrates’ten, Bergamalı Galenos’tan beri bu topraklardayız. 

Topluma adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak uzun yıllar süren eğitimimizden, zengin mesleki deneyimimizden gelen birikimimizle hastalarımız için çalışıyoruz.

Güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmaya, ölümlerle ve hastalıklarla mücadele etmeye, sağlık ve şifa dağıtmaya uğraşıyoruz. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz. 

Bu Kanun Teklifi Derhal Geri Çekilsin;

HEKİMLİK YAPMAK İSTİYORUZ!”

İTO Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk’se basın açıklamasını sonlandırırken yaptığı konuşmada şunları söyledi: “2 hafta önce gelen kanun teklifinde sağlıkta şiddetle ilgili düzenleme beklerken, şiddeti önleme konusunda hiçbir çözüm getirilmediğini gördük. Birçok sorunlu maddenin yanında 5. Maddede ise; herhangi bir şekilde terörle iltisaklı olduğu düşünülenler ve kamudan ihraç edilenler özelde SGK anlaşması olan hastanelerde çalışamayacak, yani hekimliklerini, mesleklerini yapamayacak, deniliyordu.  Keza 6 yıl tıp fakültesini başarıyla okumuş, bitirmiş ancak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığı için ataması yapılmayan hekimler ise 600 gün süreyle eve hapsediliyor, çalışma hakları ellerinden alınıyordu. Dün itibariyle Meclis’te kanun teklifi görüşmeleri başladı, biz de an be an takip ediyoruz. Bugün için kanun teklifinde bir değişiklik öngörüldüğünü öğrendik; güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanıp atanamayan hekimlerden pratisyenler 75 bin, uzman hekimlerse 125 bin TL ödeyerek çalışma hakkını elde edebilecekmiş. Bu nasıl bir mantıktır? Ne 12 Mart’ta, ne 12 Eylül’de ne de bugünkü siyasi iktidarın sıklıkla yakındığı 28 Şubat sürecinde kamudan atılan hekimler oldu ama hiçbir zaman özelde de çalışma yasağı getirilmedi. Herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın yürütülen güvenlik soruşturmaları ise çalışma hakkı gaspının aracı haline getirildi. Şimdi de bedelini öderseniz göreve başlatırız deniyor. Bizler milletvekillerini, Meclisi, hükümeti ciddiyete davet ediyoruz. Bütün bu süreçte yanımızda olan CHP, İyi Parti ve HDP milletvekillerine teşekkür ediyoruz. Başta bu kanun tasarısının altında imzası olan 6 milletvekili ve yasa teklifini savunan iktidar partisi ile MHP’yi de hekimler olarak unutmayacağız.”

Basın açıklaması metni için tıkalyınız.

  Dr. Pınar Saip’in konuşması [VİDEO]

Ortak basın metnini SES Bakırköy Şube Eş Başkanı Nuran Güngör okudu.[VİDEO]

Dr. Osman Öztürk’ün konuşması [VİDEO]