Dr. Fikret Hacıosman ve kaybettiğimiz tüm meslektaşlarımızın anısına eylemdeydik

2 Ekim 2018 günü çalıştığı Bahçelievler Medicana Hastanesi’nde görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu aramızdan kopartılan Dr. Fikret Hacıosman’ın anısına TTB’nin çağrısıyla tüm ülkede olduğu gibi İstanbul’da da anma törenleri ve sağlıkta şiddeti protesto etkinlikleri gerçekleştirildi.

9 Ekim 2018, Salı günü İstanbul’da gerçekleştirilen etkinliklerin merkezi Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi oldu. 12.30’da hastane Psikiyatri Acil Kapısı önünde biraraya gelen hekimler ve sağlık çalışanları “Sağlıkta Şiddet Yasası’nı İstiyoruz” pankartı arkasında toplandılar.

Anma töreni ve basın açıklamasına yüzlerce hekim ve sağlık çalışanının yanı sıra Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Dr. Sinan Adıyaman , TTB İkinci Başkanı Dr. Ali Çerkezoğlu,TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Samet Mengüç, İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Dr. Pınar Saip, İTO Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk, İTO Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu, Dr. Osman Küçükosmanoğlu, Dr. Güray Kılıç, Dr. Murat Ekmez ve Dr. Recep Koç katıldılar. 

Etkinlik Dr. Fikret Hacıosman ve bugüne dek öldürülen sağlık çalışanları anısına 1 dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından acı olayın yaşandığı Bahçelievler Medicana Hastanesi’ne bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yaklaşık 300 hekimin katıldığı yürüyüş boyunca “Sağlıkta Şiddet Sona Ersin”, “Çalışırken Ölmek İstemiyoruz”, “Yaşatırken Ölmek İstemiyoruz”, “Herkese Sağlık, Güvenli Hastane”, “Şiddet Yasası Çıkarılsın”, “Güvenli Çalışma Çalışanın Hakkı” sloganları atıldı.

Yürüyüşün ardından hastane önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklama öncesi bir konuşma yapan İTO Genel Yönetmeni Dr. Ozan Toraman şunları söyledi: “Sağlıkçılarla şifa vermeye çalıştığımız hastaları karşı karşıya getiren nedenler ortadan kaldırılmak zorundadır. Bizleri acıya boğan bu ölümler artık son bulmalıdır. Biz TTB olarak, sağlık çalışanları olarak sağlıkta şiddet yasasının hızla çıkartılmasını istiyoruz. Sağlıkçılarla hastaları karşı karşıya getiren sistemsel sorunların acilen çözülmesini istiyoruz. Bizler hastalarımızın bize düşman hale getirilmesine izin vermeyeceğiz. Meslektaşlarımızın bir bir katledilmesine, aramızdan kopartılışına tanık olmak istemiyoruz, artık yeter diyoruz. Sağlıkta şiddet yasasını çıkartın, güvenli şekilde çalışmamızı sağlayın diyoruz.”

Ardından TTB Başkanı Dr. Sinan Adıyaman bir konuşma yaptı. Dr. Adıyaman şunları söyledi: “2 ay önce Urfa’daydık; tabip odalarımızın başkanlarıyla bir araya gelerek sağlıkta şiddet nasıl önlenebilir gündemini konuştuk. Orada bir manifesto ortaya koyarak Sağlık Bakanlığı’na seslendik; bir an önce birlikte masaya oturarak çalışma grubu kuralım ve sağlıkta şiddeti önleyelim çağrısı yaptık. Sadece Sağlık Bakanı’na değil TBMM Başkanı’na da bir öneri götürdük, fakat şu ana kadar herhangi bir cevap alamadık. Bakanlığa atandığından beri 4 kere Sağlık Bakanı’ndan randevu talep ettik bu sorunları görüşmek için. Çünkü biz bu sorunların görüşerek çözümlenebileceğine inanıyoruz. Ama şu ana dek herhangi bir cevap alamadık. Biz Urfa’da, bir meslektaşımızın başında kaldırım taşı kırılarak vahşice saldırıya uğramasının ardından tabip odası başkanlarıyla bir araya geldiğimiz toplantıda şunu söylemiştik: Çözüm adımları atılması için birimizin ölmesi mi gerekiyor? Ne yazık ki 1 hafta önce çok kıymetli bir meslektaşımızı alçakça bir saldırıda cinayete kurban verdik, çok üzgünüz. Tekrar söylüyoruz; Sayın Bakan sizin mevcudiyetinizin iki sebebi var: birincisi hekimler ve sağlık çalışanları, ikincisi halkın sağlığı. Şu anda Türkiye sathında bütün sağlık çalışanları saldırı altında, bir şey yapmak zorundasınız. Eğer yapamıyorsanız, yapacak adresi gösterin onunla görüşelim. Biz sizden randevu istemekten bıktık. Elimizi uzatıyoruz. Bir an önce biraraya gelelim, bu sorunu konuşalım ve çözelim. Bundan önceki 2 Sağlık Bakanı’na TTB olarak sağlıkta şiddeti önleme yasa tasarını sunduk, bir an önce kanunlaşmasını istedik ama hiçbir adım atılmadı. Son olarak geçen hafta TBMM’deki muhalefet partilerine ilettik tasarıyı ve onlardan da kanunlaşması yönünde adım atılmasını rica ettik. Bu sürecin takipçisiyiz. Artık yeter diyoruz. Hekimler ve sağlık çalışanları olarak güvenli koşullarda çalışmak istiyoruz. Bizler zaten zor koşullarda çalışıyoruz üstüne bir de şiddetin hedefi haline getiriliyoruz. Kimsenin buna hakkı yok. Tekrar başsağlığı diliyorum, umuyorum ki bir daha böyle acı olaylar vesilesiyle bir araya gelmek zorunda kalmayız.”

İTO Başkanı Dr. Pınar Saip ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Değerli meslektaşımızın katledilmesinin birinci haftası. Maalesef Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yarattığı kışkırtılmış bir sağlık talebi oluşmuş durumda. Sağlıkta Dönüşüm hem halkın sağlığını hem de çalışan sağlığını kötüleştirmekte. Sağlıkta şiddet giderek artmış durumda. Bu nedenle TTB tarafından hazırlanan Sağlıkta Şiddet Yasa Tasarısı’nın bir an önce yasalaşmasını istiyoruz. Evet sorun çok yönlü; eğitimden, sanayiye, bireysel silahlanmaya dek birçok noktaya uzanıyor. Ders kitaplarından şiddeti özendiren, meşrulaştıran konuların çıkartılması, toplumsal barışın bir an önce sağlanması, şiddet eğilimlerinin azaltılması için ilgili taraflarla biraraya gelinerek tartışılması, uzun erimli bir programa ihtiyacımız var. Ama caydırıcı bir önlem olması açısından Sağlıkta Şiddet Tasarısı’nın bir an önce yasalaşması gerekiyor. Bu talebimize halkımızın da destek vermesini bekliyoruz. Baskı yaparak hükümet yetkililerinin bizlerle masaya oturarak bu sorunların nasıl çözüleceğini değerlendirmesini istiyoruz.

Yapılan konuşmaların ardından basın metnini İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Osman Küçükosmanoğlu okudu. Yapılan açıklamada şunlar söylendi:

“…Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın uygulanmaya başlamasından bu yana sağlık alanında giderek artan şiddet olayları, artık dayanılmaz bir noktaya geldi. 2005 yılında İstanbul’da Prof. Dr. Göksel Kalaycı hocamızın bir hastası tarafından öldürülmesiyle başlayan süreçte, bugüne kadar 12 meslektaşımızı haksız yere uğradıkları saldırılar ve Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yol açtığı çarpıklıkların yarattığı tükenmişlik nedeniyle yaşamlarına son verdikleri için kaybettik.

İlk günden itibaren yetkilileri uyardık; Sağlıkta Dönüşüm Programı’ndan vazgeçin, sağlık çalışanlarına yönelik hürmetsiz, itibarsızlaştırıcı, hekim ve hastayı karşı karşıya getirici söylemlerinizden vazgeçin!

Önce görmezden geldiler ve ‘sağlıkta şiddet yoktur’ dediler. Sonra 2012’de gencecik Dr. Ersin Arslan’ın görevi başında bir hasta yakını tarafından öldürülmesiyle mızrak çuvala sığmaz hale geldi ve artık sağlıkta şiddetin varlığını reddedemez hale geldiler. Beyaz Kod uygulaması ve TBMM’de Sağlıkta Şiddeti Araştırma Komisyonu’nun rapor hazırlaması gibi girişimler bu dönemde oldu. Ama bu hekimlerin öldürülmesini önlemeye ve sağlık alanında şiddetin azalmasına yetmedi…

Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları olarak bugünden itibaren sağlıkta şiddete karşı eylem programını başlatıyoruz. Bu doğrultuda, 10 Ekim 2018 gününden başlamak üzere yedi gün sürecek “Sağlıkta Şiddet Yasasını İstiyorum” temalı nöbet eylemlerini başlatıyoruz. Tüm Türkiye çapında, kentlerin bilinen alanlarında, parklarında 18.00-20.00 saatleri arasında en geniş katılımla bu nöbet eylemlerini gerçekleştireceğiz.

17 Ekim 2018 günü de tüm tabip odası başkanlarımızla “Türk Tabipleri Birliği’nin Sağlıkta Şiddete Karşı Bildirgesi”ni kamuoyuyla paylaşmak; Türkiye Büyük Millet Başkanı ve Sağlık Bakanı ile görüşmek üzere saat 10.00’da TTB’de buluşacağız.

Türk Tabipleri Birliği’nin ve tabip odalarımızın aklı ve yüreği hekimlerin üstündedir. Hekimlere yönelen şiddet insanlık ve hekimlik değerlerine yönelmiştir. Bunu kesinlikle kabul etmeyeceğiz. Sağlıkta Şiddet Yasası çıkarılıncaya ve sağlık alanındaki şiddet önleninceye kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

Etkinlik Dr. Fikret Hacıosman ve sağlıkta şiddet sonucu kaybettiğimiz tüm meslektaşlarımız anısına saygı duruşu ve hastane kapısı önüne kırmızı karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.

Etkinlik sonrası TTB ve İTO başkan ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan bir heyet Dr. Fikret Hacıosman’ın ailesine evlerinde bir taziye ziyareti gerçekleştirerek başsağlığı dileklerini ve üzüntülerini iletti. Ziyarette her tür desteğe hazır olunduğu bir kez daha vurgulandı.

Merkezi etkinliğin yanı sıra İstanbul’daki birçok sağlık kurumunda da eşzamanlı anma törenleri ve basın açıklamaları gerçekleştirilerek TTB’nin “Artık Yeter! Sağlıkta Şiddet Yasasını İstiyoruz! Hemen Şimdi!” başlıklı metni okundu.

Basın metni için tıklayınız


Acıbadem Altunizade Hastanesi

İstanbul Haydarpaşa Numune EAH

Kanuni Sultan Süleyman EAH

İstanbul Gaziosmanpaşa Taksim EAH

İstanbul Şişli Hamidiye Etfal EAH



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası