“Mecburi hizmet” avrupa insan hakları mahkemesi’ne taşındı

 

Bilindiği gibi mecburi hizmet, 05.07.2005 tarih ve 25866 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5371 sayılı Kanun ile uygulanmaya başlanmıştır.

5371 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra, idare mahkemelerinde sayısız dava açılmış ve Kanun’un Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasında bulunulmuştur. Bu davalardan yalnızca iki tanesinde yerel mahkemeler tarafından, Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi bulunmuş ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuştur.

İlkinde Anayasa Mahkemesi tarafından; “Devlet hizmeti yükümlülüğünün zorla çalıştırma olarak nitelenemeyeceği”, bu uygulamanın Anayasa’nın 18. maddesinde düzenlenen angarya yasağına aykırı olmadığı ve “Ülke ihtiyaçlarının söz konusu devlet hizmeti yükümlülüğünü zorunlu kıldığının kabulü gerektiği”nden söz edilmiştir.

İkinci başvuru ise 12.07.2006 tarihinde yapıldığı halde, Anayasa Mahkemesi tarafından aradan geçen süre zarfında söz konusu itiraza ilişkin bir karar verilmemiştir.
 
Diğer davalarda ise, Anayasa’ya aykırılık itirazı kabul edilmemiş ve 5371 sayılı Kanun düzenlemesi gerekçe gösterilerek red kararları verilmiştir/verilmektedir.

Gerek Anayasa Mahkemesi’nde görüşülmeyi bekleyen itiraz, gerekse de idare mahkemeleri tarafından verilen red kararlarının henüz kesinleşmemiş olması sebepleriyle, “mecburi hizmet” konusunda henüz iç hukuk yolları tükenmemiştir.

Ancak hem Anayasa Mahkemesi’nin, hem de bireysel davalara bakmakta olan idare mahkemelerinin kararları artık “belli” olduğundan, İstanbul Tabip Odası tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurulmasına ve “mecburi hizmet”in anılan mahkemeye taşınmasına karar verilmiştir. Zira yürürlükteki “mecburi hizmet” uygulaması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin;

• 4. maddesinde düzenlenen “Zorla çalıştırma yasağı”,
• 14. maddesinde düzenlenen “Ayrımcılık yasağı”,
• 8. maddesinde düzenlenen “Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı”,
• 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinde düzenlenen “Eğitim hakkı”,
• 4 No.lu Protokol’ün 2. maddesinde düzenlenen “Serbest dolaşım ve ikamet seçme özgürlüğü”,
• 18. maddesinde düzenlenen “Hakların kısıtlanmasının sınırları”

maddelerine aykırı niteliktedir.

Bu nedenlerle 4 Mayıs 2009 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurulmuş ve söz konusu ihlallerin saptanması istenmiştir. Yargılamanın sonucu beklenmektedir.

İstanbul Tabip Odası
Hukuk Bürosu



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası