SAĞLIK EMEKÇİLERİNDEN ECZACILARA TAM DESTEK

4 Aralık 2009 Cuma günü Türkiye gerçekleştirecekleri bir günlük ilaç hizmetine ara eylemine destek için bugün (03.12.2009) Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi önünde İstanbul Tabip Odası, İstanbul Diş Hekimleri Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, SES İstanbul Şubeleri ve DİSK’e bağlı Dev Sağlı-İş ortak bir basın açıklaması düzenlediler.

Açıklamada kısa bir konuşma yapan TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Ali Çerkezoğlu, ucuz ve erişebilir ilacın herkesin hakkı olduğunu ancak hükümetin bunu oluştururken eczaneleri ilaç tekellerine feda edemeyeceğini ifade etti.  Çerkezoğlu sözlerine, ilaç ucuz satılabiliyorsa neden bu zamana kadar satılmadı? sorusunu yönelterek yanlış politikaların sonucunda oluşturulmak zorunda kalınan global bütçenin kamburunu eczanelerin üzerine yıkamayacaklarına dikkat çekti.  Ve 4 Aralık Cuma günü eczanelerin yapacakları eyleme tüm hekim ve sağlık çalışanları olarak tam destek vereceklerini söyleyerek halkında bu haklı eyleme anlayışla yaklaşmalarını söyledi. 

Dr. Ali Çerkezoğlu’nun konuşmasının ardından ortak basın açıklamasını okumak üzere İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen söz aldı.

Demirdizen açıklamada özetle: “Sağlıkta Dönüşüm Programı bütünlüklü bir program olup, hekimin, hemşirenin, diş hekiminin, hizmetli personelin, eczacının tüm sağlık çalışanlarının iş ve gelecek güvencesi talepleri ile sağlığın yurttaşlar için bir hak olduğu yaklaşımını yok saymaktadır. Bu programa karşı yürüttüğümüz mücadele ve taleplerimizin çabalarımızı ortaklaştırdığımız ve daha güçlü yansıttığımız ölçüde başarılı olacağının bilincindeyiz.
Sağlık meslek örgütleri ve sağlık sendikaları olarak, bun anlayışla eczacıların yayında olduğumuz ifade ediyoruz.” dedi.


SAĞLIK EMEKÇİLERİNDEN ECZACILARA TAM DESTEK (03.12.2009)

Akılcı ilaç kullanımı ile ucuz, ulaşılabilir ve nitelikli ilaca halkın bir hak olarak katkı paysız erişebilmesi ve eczacıların ilaç tekellerine karşı korunması için;
ECZACILARIN YANINDAYIZ!


  Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın etkileri bütün kesimler için kabullenilemez sıkıntılar doğurmaktadır. Yıllardır sağlık meslek örgütleri ve sağlık sendikaları olarak bu politikaların sağlık çalışanları ve sağlık hizmetinden yararlanan halkımız açısından doğurduğu telafisi mümkün olmayan yıkıcı sonuçlara dikkat çekiyoruz. Son olarak 18 Ekim’de İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz ve binlerin sesini bir araya getiren mitingde sağlıkta masalın bittiğini söyledik. 
  Eczacılar da son yıllarda giderek kötüleşen özlük hakları kayıplarına bir yenisinin daha ekleneceği değerlendirmesiyle 4 Aralık 2009 günü seslerine kulak vermeyenlere uyarı olarak kepenk kapatacaklar. Türk Eczacılar Birliği bu amaçla 3 Aralık 2009 günü illerde SGK Merkezi ve il müdürlükleri önünde sembolik anahtar bırakma eylemi gerçekleştirecektir. Özellikle 4 Aralık 2009 günü bir ekip hizmeti olan sağlık hizmetinin diğer bileşenleri olarak ve acil durumlar dışında  yazılan ilaçların alınmasında sorunlar çıkabileceği düşünüldüğünde de bizlerin yaklaşımımız önemli olacaktır.
  Bizler sağlık örgütleri olarak, “ilaç” başlığında ulaşımın önündeki bütün engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz. İlaç nitelikli, ucuz ve ulaşılabilir olmalıdır. Bu temel prensibin yıllardır savunucusu olduk, ilaç ve sağlık alanında yaşanan sömürüye karşı çıktık. Uygulanabilir ilaç ve sağlık politikalarını savunduk, ancak uygulanan yanlış politikalar her seferinde karşımıza tasarruf tedbirleri olarak sunulan tekelleşme eğilimlerini çıkardı. Bu kez çok daha ağır bir tablo ile karşı karşıyayız, öngörülen tasarruf tedbirlerinin hedefinde vatandaşlar ve eczacılar var. Oysa bu tasarrufun kaynağı bellidir: Yıllardır elde ettikleri fahiş kârlarla bu sömürü çarkını sürdüren ilaç tekelleri...
  Hükümet, SSK ilaç fabrikasını kapatarak, ilaç tüketimini kışkırtarak ve ilaç fiyatlarını avroya endeksleyen 2004 İlaç Fiyat Kararnamesi ile bugün sorunun ana kaynağı olan on milyarlarca dolarlık ilaç harcamasının yolunu açmış oldu. Türkiye 5 yıl içinde daha da dışa bağımlı hale geldi. İlaç harcamaları katlanarak arttı.
  Kışkırtılmış ilaç tüketimi reddedilerek akılcı ilaç kullanımı temel prensip olarak kabul edilmelidir. Başta yurttaşların cepten yaptığı harcamalar olmak üzere tüm ilaç harcamalarının azaltılması çabaları önemlidir. Ne var ki gündeme girecek uygulamalar ile küçük ölçekli eczaneler için ayakta kalmanın zorlaşacağı, ilaç sunumunda tekelleşme eğiliminin hız kazanacağı görülmektedir. Tasarruf önlemlerinin halka faturası ilk olarak muayene ücretlerine yüzde 500 oranında zam yapılmasıyla ortaya çıktı. Bu faturanın bedeli giderek ağırlaşacak ve 4 Aralık'ta yürürlüğe girecek olan önlemler paketi ile de binlerce eczanenin tasfiyesinin önü açılacaktır. 
 Sağlıkta Dönüşüm Programı bütünlüklü bir program olup, hekimin, hemşirenin, diş hekiminin, hizmetli personelin, eczacının tüm sağlık çalışanlarının iş ve gelecek güvencesi talepleri ile sağlığın yurttaşlar için bir hak olduğu yaklaşımını yok saymaktadır. Bu programa karşı yürüttüğümüz mücadele ve taleplerimizin çabalarımızı ortaklaştırdığımız ve daha güçlü yansıttığımız ölçüde başarılı olacağının bilincindeyiz.
  Sağlık meslek örgütleri ve sağlık sendikaları olarak, bu anlayışla eczacıların yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. 


İSTANBUL TABİP ODASI
İSTANBUL DİŞHEKİMLERİ ODASI
İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI
SES İSTANBUL ŞUBELERİ
DİSK/ DEV SAĞLIK İŞ



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası