MESLEKTAŞIMIZA YAPILAN SALDIRIYI KINIYORUZ!

22.09.2009 tarihinde Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi’nde karantina nöbeti tutan Cerrahi Asistanı meslektaşımız, hasta yakınları tarafından saldırıya uğramıştır.
İstanbul Tabip Odası ve SES Şişli Şubesi tarafından, yapılan bu saldırıyı kınamak adına Okmeydanı EAH Acil Giriş önünde ortak bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda  hükümetin ve Sağlık Bakanlığı’nın hasta ile hekimi karşı karşıya getiren, halkın sağlık hizmetini ulaşmasını engelleyen Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın derhal durdurulması gerektiği vurgulandı.

 

 


MESLEKTAŞIMIZA YAPILAN SALDIRIYI KINIYORUZ! ( 24.09.2009)

 

Değerli Basın Emekçileri,

Çok değil bir ay önce yine bu hastanede yaşanan ve bir meslektaşımızın yaralanmasıyla sonuçlanan şiddet olayı sonrasında bir basın açıklaması gerçekleştirmiştik. Yaptığımız açıklamada, sağlık alanında yaşanan ve her geçen gün derinleşerek artan şiddet olaylarının tesadüf olmadığını, olayların hastaları ve sağlık çalışanlarını karşı karşıya getiren uygulama ve yasal düzenlemelerin sonucu olduğuna dikkat çekmiştik.

Ne yazık ki bugün yine aynı sebeple buradayız. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli bir hekim arkadaşımız, karantina nöbeti sırasında hasta yakınlarının saldırısına uğramış ve yaralanmış bulunmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik her bir şiddet olayı kaygımızı, tepkimizi büyütmektedir. Kaygılıyız çünkü biliyoruz ki, Hükümet ve Sağlık Bakanlığı hem vatandaşı hem sağlık çalışanlarını mağdur eden Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı uygulamakta ısrar ettikçe şiddet olayları durulmayacak, hatta artarak devam edecektir. Sağlıkta Dönüşüm adı altında gündeme getirilen uygulama ve politikalar sağlık alanında yaşanan olumsuzlukları daha da derinleştirmekten başka sonuç yaratmamakta, bu olumsuzlukların faturasıysa sağlık çalışanlarının omuzlarına yüklenmekte, sağlık çalışanları açık hedef tahtaları olarak, deyim yerindeyse kelle koltukta çalışmaya devam etmektedir.

Hükümet ve yetkililerse bu ürkütücü tabloyu daha da ağırlaştıran düzenlemelere imza atmayı sürdürmektedir. Bunun son örneği 1 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girecek olan Tedavi Katılım Paylarının artırılmasına yönelik tebliğ olmuştur. Bu tebliğ ile vatandaşın ödediği tedavi katılım payları artırılmış, daha önce katkı payı alınmayan 1. basamak sağlık hizmetleri de tebliğ kapsamına alınmıştır. Yani vatandaşın sağlık hakkına erişimi önüne bir parasal engel daha konmuştur, bu tebliğ ile acil servislerin yükü daha da artacaktır ve ağırlaşan yükün altındaki acil servislerde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının artacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yoktur.

Biz burada hekimlere saldıran hasta yakınlarını ve bu ortamın oluşmasına yol açan politikaları bütün uyarılarımıza rağmen ısrarla sürdüren Hükümet’i ve Sağlık Bakanlığı’nı bir kez daha kınıyoruz, uyarıyoruz. Yürürlüğe sokulan Sağlıkta Dönüşüm Programı ve bu program kapsamında gündeme getirilen irili ufaklı düzenlemeler ile halkın sağlık hakkını, sağlık hizmetlerine erişebilme güvencesini ortadan kaldıran Hükümet, bir yandan halka daha iyi sağlık hizmeti verileceği umudunu yayarken, diğer yandan özelleştirme hazırlıkları yaptığı kamu hastanelerine kaynak ayırmayarak, yeterli personel vermeyerek halkın hizmet alacağı hastaneleri işlemez hale getirmektedir.

Hükümet’in çizdiği pembe tabloya kanarak hastanelere, acil servislere gelen hastalar, burada bambaşka bir atmosferle karşılaşınca öfkelerini, çaresizliklerini bu hastanelerde görevli sağlık emekçilerinden almaktadır. İşte hekimlere ve sağlık personeline yönelik şiddetin asıl nedeni budur. Hastanede yeterli sayıda hekim bulamayan çaresiz hasta yakınları, Başbakan’ın yalan söylediğini düşünmediğinden, sanki hastanede hekim var da hastaları ile ilgilenmiyor yanılgısıyla hekime saldırmaktadır.

Önümüzdeki günlerde hekimlere ve sağlık personeline yönelik şiddetin acil servislerde yoğunlaşacağı gün gibi ortadadır. 1 yıl önce yasalaştırılan Sosyal Güvenlik Yasası ve son Tedavi Katılım Payları hakkında tebliğ ile Hükümet sosyal güvencesi olmayanlara sağlık hizmeti alabilecekleri tek adres olarak acil servisleri göstermektedir. İşte bu nedenle, derinleşen ekonomik ve sosyal  krizin de etkisiyle işsiz, dolayısıyla sosyal güvencesiz kalan insanlar acil servis kapılarına yığılmaktadırlar.

Yasa çıktığından beri acil servislere başvuran hasta sayısı iki-üç kat artmış olmasına rağmen, Hükümet bu servislere yeterli kaynak ve personel ayırmamıştır. Bu nedenle hastalar ile sağlık personeli acil servislerde karşı karşıya kalmaktadırlar.

Değerli Basın Emekçileri,
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz; kamu hastaneleri AKP Hükümeti tarafından çökertilmekte, yıllardır genel bütçeden kaynak alamayan, boş kadrolarına hekim ve sağlık personeli tayin edilmeyen hastaneler, derinleşen sorunlar sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin de kaynağı olmaktadır. Bizler, hasta ile hekimi karşı karşıya getiren, halkın sağlık hizmetine ulaşmasını engelleyen, ihtiyacın değil, paran kadar sağlık anlayışını egemen kılan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hemen durdurulmasını, “Herkese Eşit, Ücretsiz, Ulaşılabilir Sağlık” anlayışının sağlık ortamına egemen kılınmasını buradan bir kez daha talep ediyoruz.


İSTANBUL TABİP ODASI – SES ŞİŞLİ ŞUBESİ



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası