TTB Başkanı Dr. Sinan Adıyaman'ın Büyük Hekim Yürüyüşü Konuşması

 

TTB Merkez Konsey Başkanı Dr. Sinan Adıyaman, “Yüz Yıllık Başlangıç/Mücadeleye Devam!” başlıklı Hekimlerin 100. Yıl Bildirgesi’ni okudu.

“Bundan yüz yıl önce, 14 Mart 1919’da İstanbul’da tıbbiyeliler Osmanlı’da modern tıp eğitiminin başlangıcını, Tıphane-i Amire’nin 92. kuruluş yıldönümünü kutlamak için bir toplantı düzenleyerek emperyalist işgale karşı tepkilerini dile getirmişlerdi.

Tıbbiyelilerin bu mücadelenin meşalesini ilk yakanlardan olmaları tesadüf değildi. İstibdat Rejimine karşı mücadelenin ilk tohumları da Tıbbiyede atılmış, nitekim bu nedenle II. Abdülhamit tarafından Sirkeci’deki Demirkapı Kışlası’ndan Asya yakasına ‘taşınmış’tı. Buna rağmen ‘Hürriyet, Müsavat, Adalet, Uhuvvet!’ (Özgürlük, Eşitlik, Adalet, Kardeşlik!) sloganlarıyla ilan edilen II. Meşrutiyet’in de en ön saflarında tıbbiyeliler yer almışlardı.” cümleleriyle başlayan bildirgede şu ifadelere yer verildi:

Hayata ve topluma adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak emeğimizle, bilgimizle, uzun yıllar süren eğitim ve mesleki deneyimlerimize dayalı birikimimizle insanlara hizmet veriyoruz.

Her şeyden ve herkesten çok; doğumdan ölüme insanın en çıplak hallerine şahitlik ediyor, en çaresiz anlarında yardımına koşuyor, güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmak, ölümle ve hastalıklarla mücadele etmek, sağlık ve şifa dağıtmak için çalışıyoruz.

Her şeyden ve herkesten çok; doğumdan ölüme insanın en çıplak hallerine şahitlik ediyor, en çaresiz anlarında yardımına koşuyor, güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmak, ölümle ve hastalıklarla mücadele etmek, sağlık ve şifa dağıtmak için çalışıyoruz. 

Yılda 720 milyon muayene, 14 milyon yatan hasta, 5 milyon ameliyat, 1,3 milyon doğum gerçekleştiriyoruz.

Bizi asıl yoranlar; mesleğimizin itibarsızlaştırılması, emeğimizin ucuzlatılması, kötü çalışma ortamları, ağır çalışma koşulları, parça başı işleme dayalı ücretlendirme, piyasanın vahşi koşullarına terk edilen, ticarileşmiş sağlık hizmetleri, kışkırtılmış talep, kışkırtılmış şiddet ve sevgisiz, hürmetsiz, değer bilmez sağlık yöneticileri.” 

Dr. Sinan Adıyaman okuduğu bildirgeyi şu sözlerle sonlandırdı:

“Mesleki itibarımızı korumanın, haklarımızı savunmanın, sorunlarımızın çözümünün ancak ve ancak meslek örgütümüzle ve örgütlü mücadelemizle olacağını biliyoruz. Asla ve kat’a yılmıyoruz, bıkmıyoruz, korkmuyoruz! Geçmişimizden aldığımız güçle ve geleceğe olan inancımızla mücadeleye devam!”