Kartal Lütfi Kırdar Asistan Hekimleri Toplandı

Asistan Hekimlerle Buluşma toplantılarının ikincisi, 14 Ekim 2014 tarihinde Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirildi.  Toplantıya Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Dahiliye, Nöroloji, Aile Hekimliği, Genel Cerrahi, Göğüs Cerrahisi ve Üroloji Bölümlerinden asistan hekimler ve bir klinik şefi meslektaşımız katıldı.  İstanbul Tabip Odası’nı Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Ozan Toraman ve Dr. Ümit Şen temsil ettiler.  Dr. Ozan Toraman tarafından bir sunum gerçekleştirildi, daha sonra karşılıklı soru ve yanıt şeklinde görüş alışverişinde bulunuldu.

Dr. Ozan Toraman konuşmasında şu görüşleri dile getirdi:

•    Sorunların tek tek, olaylar temelinde çözülmeye çalışılması yerine, ortak çözüm bulunmalı.  Bu nedenle beraberce tartışmalı, birlikte çözüm yolları bulmalı, bu amaçla iletişim ve haberleşme içerisinde olmalıyız.

•    Asistan hekimlerin görev tanımı bulunmamakta.  Acillerdeki hasta yükü çok fazla.  Asistan eğitimi yetersiz. 

•    Asistanlar eğitim hakkı, insanca geçinecek maaş hakkı için bir dizi eylemde bulundular.  Talepleri nitelikli eğitim, insanca mesai saati / nöbet ertesi izin hakkı, insanca yaşamayı sağlayacak maaş, performans baskısının kalkması, şiddetsiz çalışma ortamı olarak beş başlıkta özetlenebilir.

•    Geçtiğimiz günlerde Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Taksim Gaziosmanpaşa Eğitim Araştırma Hastanesi’nde asistanlar Tıpta Uzmanlık Kurulu’na başvurarak eğitim alamadıklarını belirttiler.  Bunun üzerine TUK tarafından denetime tabi tutuldular ve 6 ay süre ile eğitim verme hakkı ellerinden alındı.

•    Tıpta Uzmanlık Tüzüğü’ne göre 10’dan fazla nöbet tutulamaz; bunun talep edilmesi üzerine bu durum düzeltildi.  Nöbet ertesi izin de mutlaka talep edilmelidir. 

•    Asistan maaşlarında emekliliğe yansıyan sabit ödeme kısmının çok düşük olduğu yerler bulunmakta.  Aydın Adnan Menderes Tıp Fakültesi’nden bir arkadaşımız bu konudan haberimiz olmasını sağladı.  Onun girişimi ile şu anda asistanlar daha yüksek sabit ödeme alabilmekteler.

•    Son dönemde İstanbul’un hemen tüm büyük eğitim araştırma ve devlet hastanelerinde şiddet olaylarıyla karşılaşmaktayız.  6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre, şiddete uğrayan çalışanın çalışmaya devam etme yükümlülüğü yoktur.  Ayrıca çalışma güvenliğini sağlamak işverenin görevidir.

•    Haklarımızı savunabilmek için haklarımızı bilmek zorundayız.  İş güvencemiz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile güvence altındadır; bu kanuna göre bir asistanın görevden el çektirilmesi ve/veya işyerinin değiştirilmesi söz konusu olamaz.  Mesleki haklarımız, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun kapsamında belirlenmiştir.  Eğitim haklarımızın çerçevesi Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği tarafından çizilmiştir.  İş güveliğimiz 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile sağlanmak durumundadır.  Tıpta Uzmanlık Yönetmeliği 26. Maddesine göre, asistanlar uzmanlık eğitimi uygulamasından sayılmayan işlerde görevlendirilemez.

•    Mevcut durumda ise, eğitim performansa kurban ediliyor.  Eğitici ve yöneticilerde yetersizlik söz konusu.  Günlük çalışma ortamlarında baskı ve korku hakim.  Asistanlar arasında iletişimsizlik söz konusu.

•    Bu durumun değiştirilmesi için, özlük ve eğitim hakları tanımlı hale getirilmelidir.  Yönetime katılma kanalları açılmalıdır.  Asistanlar örgütlü hale gelmeli; birbirlerini tanımalı; izolasyonu kırmalı; kendi temsilcilerini seçmeli; asistanlarla tabip odaları ve sendikalar arasındaki mesafe kapanmalıdır.

•    Bu amaçla Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Üniversite Hastanelerinde toplantılar yapmaktayız.  Bunun dışında İstanbul Tabip Odası Asistan Hekim Komisyonu ve Türk Tabipleri Birliği Asistan Hekim Kolu’nun çalışma ve toplantıları olmakta.

Tartışma kısmında meslektaşlarımız, istek ve eleştirilerini dile getirdiler. Önümüzdeki  dönemde daha sık bir araya gelme dileği ile toplantı sona erdi.



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası