Temsilciler Kurulu Mayıs Ayı Toplantı Notları

İstanbul Tabip Odası Temsilciler Kurulu (TK) Mayıs ayı toplantısı, "Sağlık Kurumlarında Yaşanan İş Kazalarına İlişkin Tutum Belirleme" ana gündemiyle; 7 Mayıs 2019 Salı günü, Yönetim Kurulu, Seçilmiş Kurul/Komisyon üyeleri, Temsilciler Kurulu Divanı ve üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Gündeme geçmeden önce İTO Nisan ayı faaliyetleri ile ilgili İTO Başkanı Dr. Pınar SAİP sunum yaptı. Katılımcılar söz alarak TTB’nin çağrısıyla tüm yurtta olduğu gibi İstanbul’da da “Sağlıkta Şiddet Sona Ersin, Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasası Çıkartılsın”, “17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü İlan Edilsin” talepleriyle yapılan anma törenleri ve basın açıklamaları ile görev yaptıkları kurumlardaki etkinliklerle ilgili bilgi verdiler.

Temsilciler Kurulu Divanı ana gündemi sunarak, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” başlıklı açıklama nedeniyle açılan davada Türk Tabipleri Birliği 2016-2018 dönemi Merkez Konseyi üyelerine hapis cezası verilmesini” ek gündem olarak önerdi. Dava süreci paylaşıldı. Söz alan temsilcilerimiz bu kararın siyasi olduğunu, adalet talebinin yükseltilmesi gerektiğini, hukuksuzluğa, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı sesimizi yükseltmemiz gerektiğini söylediler. 

Diğer bir gündem önerisi de Yedikule Hastanesinin Samatya EAH ile birleştirilmesi süreci oldu. 

Ardından “Sağlık Kurumlarında Yaşanan İş Kazalarına İlişkin Tutum Belirleme” başlıklı ana gündeme geçildi.

18 Nisan 2019 günü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde MR görüntüleme ünitesinde görevli anestezi asistanı bir meslektaşımızın yaşadığı iş kazası sonucu yaralanması ve kazayı protesto etmek için Odamızın SES ile birlikte 24 Nisan 2019 tarihinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde yaptığı basın açıklaması ile ilgili hastane temsilcimiz ayrıntılı bilgi verdi.

Katılımcılar iş sağlığı ve güvenliği alanına ilişkin olması gerekenlere ve uygulamalara ilişkin deneyimlerini paylaştılar:

Tüm sağlık kurumlarında çalışan sağlığı ve güvenliği bilincini yerleştirmek gerektiği,

Birinci basamakta da iş güvenliği eğitimlerinin yetersiz olduğu, Aile Sağlığı Merkezlerinde çok uygunsuz koşullarda, afet planları olmadan çalışıldığı,

Son dönemlerde online iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin yapıldığı, bazı yöneticiler tarafından iş saatlerinde hasta bakarken bilgisayarda fonda videoların izlenmesinin gündeme getirildiği,

Elektromanyetik alanların kanserojen sahalar kabul edilmesine rağmen hastanelerde elektromanyetik ölçümlerin yapılmadığı ifade edildi.

Birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarının hepsinde iş sağlığı ve güvenliği yasasının gerektirdiği koşulların sağlanması,

Özellikle hastanelerde iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin, risk analizlerinin, acil eylem planlarının yapılması, yönetimin tüm süreci şeffaf bir şekilde çalışanlar ile paylaşması,

Hem iş güvenliği uzmanları hem de iş yeri hekimleri ile görüşülerek, asıl sorumlu işveren olmakla birlikte, bu kişilere de sorumluluklarının ve görevlerinin hatırlatılması gerektiği söylendi.

Hastanelerde iş sağlığı ve güvenliği kanununun gereği  olan kurulların varlığının sorgulanıp, temsilcilerimizin buralarda görev alıp/ takip etmesi kararlaştırıldı.

Yedikule Hastanesinde yaşanan sürece ilişkin temsilci arkadaşımız bilgi verdi. Hastanenin Samatya EAH’ne bağlanarak göğüs hastalıkları kliniği çerçevesine daraltılacağı söylendi. Yedikule hastanesinin gerek İstanbul gerekse Türkiye’nin bir çok yerinden gelen hastalara hizmet veren köklü bir hastane olduğu, bu bağlanmanın bir çok açıdan kısıtlılıklar getireceği tartışıldı. Hastane çalışanları, hastalar, hasta yakınları ve bölge halkının dahil olduğu bir mücadelenin örülmesi gerektiği belirtildi. Yapılacak basın açıklamasına YK üyelerinin katılması kararlaştırıldı.  (NOT: Basın açıklamasının yapıldığı gün bu birleşmenin kabul edilmediğine ilişkin Bakanlık yazısı duyuruldu. )



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası