Dr. Melike Erdem Aramızdan Kopartılışının 6. Yılında Anıldı

Ağır, tüketen çalışma koşulları içindeyken uğradığı bir soruşturma sonrasında çalıştığı hastanede hayatına son veren sevgili meslektaşımız, Dr. Melike Erdem, aramızdan kopartılışının 6. yılında yapılan bir basın açıklamasıyla anıldı.

30 Kasım 2018, Cuma günü SES Aksaray Şubesi ile İstanbul Tabip Odası (İTO) tarafından gerçekleştirilen törene İTO Başkanı Dr. Pınar Saip, Dr. İncilay Erdoğan, SES Aksaray Şube Yöneticileri Emine Atar ve Aydın Erol’un yanısıra İstanbul EAH hekimleri, sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı.

14.00’ta İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi önünde bir araya gelen sağlık çalışanları “Dr. Melike Erdem’i Unutmayacağız, Unutturmayacağız” pankartı açarak, Dr. Melike Erdem’in hayatını kaybettiği  noktaya kadar yürüdüler.

Dr. İncilay Erdoğan burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:  “Melike Erdem elinde SABİM soruşturmasına karşı hazırlanmış bir savunma yazısıyla tam bu noktada hayatına son verdi. Melike Erdem bir acil asistanıydı, ağır çalışma koşulları altında hastalarına şifa vermeye çalışırken yoğun mesai saatleri ve nöbetler yüzünden kendisine ayıracak vakti olmayan bir sağlık emekçisiydi. Bütün bunlar yetmezmiş gibi SABİM hattına yapılan, ne olduğu belirsiz bir şikayet yüzünden yaşamını sonlandırdı. Şiddetin ve ağır çalışma koşullarının yarattığı tahribatın en net mesajını Melike çok ağır bir biçimde vermiş oldu. Bizler sağlık çalışanları olarak bu mesajı aldık ve her yıl her zaman olduğu gibi hem onu anıyoruz hem de şiddet ve çalışma koşullarımızla ilgili aynı zamanda hastalarımıza nasıl daha iyi hizmet verebilmek için mücadeleye devam ediyoruz.”

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip ise şunları söyledi: “Bizler hastalarımızla aynı taraftayız, onlara şifa dağıtmak için varız. Ama ne yazık ki hastalarımız yaşadıkları sorunlar sağlık sisteminden kaynaklanmasına rağmen öfkelerini sağlık çalışanlarına karşı bir şiddete dönüştürüyorlar. Yakın zamanda  meslektaşımız Dr. Fikret Hacıosman bir hastası tarafından öldürüldü. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için caydırıcı yasaların çıkmasını, toplumda barış dilinin hakim olmasını istiyoruz. 6 yıl önce burada, mesleğinin baharında bir meslektaşımız intihar etti. Toplumu itidala davet ediyoruz.  Bu durum böyle süremez. İhbar müessesi toplumu ayrıştırıyor, şikayet hatları kapatılmalı. Sağlıkta şiddet yasasının bir an önce çıkartılması, toplumda barış dilinin hakim olması, performans sisteminin son bulması için elimizden geleni yapacağız.”

SES Aksaray Şube Yönetim Kurulu Üyesi Emine Atar ise konuşmasında şunları söyledi: “Sevgili meslektaşlarım, hepimiz gibi ben de öfke ve acı duygularıyla buradayım. Melike Erdem kendisini hastanemizin altıncı katından buraya bıraktığında elindeki savunmasını kendi kanıyla imzalamış oldu. Bizler Melike Erdem’i unutmayacağımıza görevleri başında hayatını kaybeden tüm meslektaşlarımızı mücadelemizde yaşatacağımıza söz veriyoruz.” 

Konuşmaların ardından basın metnini Türk Tabipleri Birliği  Merkez Delegesi Dr. Aytekin Sağlam okudu. Basın açıklamasının tam metni şöyle:

DR. MELİKE ERDEM’İ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

Dr. Melike Erdem’i 6 yıl önce bugün, 30 Kasım 2012’de kaybettik; sevgili arkadaşımız Sabim 184 İhbar Hattı’na yapılan bir şikayet sonrası, yorgun bedeni baskı ve insanlık dışı çalışma koşullarına dayanamadığı için görev yaptığı hastanenin 6. katından atlayarak yaşamına son verdi.

Dr. Melike Erdem’i ölümü biz hekimlerin ve sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu zorlu çalışma koşullarının, tükenmişliğin, içine sıkıştırıldığımız sağlık sisteminin acı bir fotoğrafı oldu. Tüketen çalışma koşullarına, mobbinge, fiziki ve ruhsal yorgunluğa son olarak Sabim 184 hattına yapılan bir şikayet eklenince Melike Erdem gencecik yaşında hayatına son verdi, daha doğrusu hayattan kopartıldı.

Genç meslektaşımızın ölümü sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu ağır çalışma tablosunun, yorgunluğun, tükenmişliğin, düzelmeyen yoğun ve yorucu çalışma koşullarının, değersizleştirilen emeğimizin, mesleki kimliğimizin, yüklendiğimiz fiziki ve ruhsal yıpranmanın vahim tablosunu ortaya saçtı, konuşulur, görünür kıldı. Ama ne yazık ki Melike ne ilk ne de son oldu bizler için.

Sadece son 10 yılda 241 sağlık çalışanı iş cinayetleri, uğradıkları şiddet, yaşadıkları baskı ve mobbing, tüketen çalışma koşulları sebepleriyle yaşamdan kopartıldı.

Son 3 yılda 431 sağlık çalışanı intihar etti.

Son 5 yılda Beyaz Kod’a 46 bini aşan şiddet başvurusu yapıldı.

Son 10 yılda sağlık çalışanlarının iş yükü 5 kat arttı. 

Sağlık çalışanlarında tükenmişlik oranı % 24.

Yine sağlık çalışanlarının % 69’u mobbinge uğradığını ifade ediyor.

33 saati aşan nöbetler, 100 saati aşan haftalık çalışma saatleri, 5 dakikada bir hasta bakma zorunluluğu bizleri tüketiyor. 

Bu rakamlar sadece ulaşılabilen olaylar üzerinden çıkartıldı ve buzdağının sadece görünen kısmını ifade ediyor. 

Bu tablo tesadüf değil. Bizler sağlık çalışanları olarak bazen 36 saati bulan nöbetler tutuyoruz, bazen de sorumluluğumuz olmayan işleri yapmamız bekleniyor. Mobbinge ve baskılara maruz bırakılıyoruz, ticarileştirilen, niteliği boşaltılan bir sağlık sisteminin sonuçlarından sorumlu tutuluyor, hedef tahtası haline getiriliyoruz. Mecburi hizmet yaşamlarımızı alt üst eden bir sürece dönüştürülmüş durumda. Sorunlarımız var, ama çözülmüyor! Bakmamız gereken hasta sayısı dünya ortalamasının neredeyse 8 katı. İşimizin ağırlığı ve sağlık üretirken fiziki ve sağlıksız koşullar sağlığımızı da bozuyor. Tehlikeli ve ölümcül birçok hastalığa maruz kalıyoruz. İş güvencesiz, sözleşmeli, taşeron, esnek ve kuralsız bir çalışma hayatına mahkum edilmek isteniyoruz.

Bizler; hastanelerde, tıp merkezlerinde, polikliniklerde, aile sağlığı merkezlerinde, toplum sağlığı merkezlerinde, muayenehanelerde, eczanelerde mesleğimizi layıkınca yapmaya çalışıyor, emeğimizle, alınterimizle çalışıyoruz. Herkes için eşit, parasız, ulaşılabilir bir sağlık sistemini savunuyoruz. Meslek ilkelerimizin gözetilmesini, meslek onurumuzun korunmasını istiyoruz. İnsanca çalışma koşullarında, emeğimizin karşılığını alarak çalışabilmek istiyoruz. Güvenli ortamlarda, güvenceli çalışabilmek istiyoruz. 

Yeni Melike’ler ölmesin diyoruz ve sevgili arkadaşımızın anısı önünde söz veriyoruz: Bizler Doktor Melike Erdem’i gencecik yaşında hayatını sonlandırmaya iten bu koşulları yaratan sağlık yöneticilerinin de, hem vatandaşı hem çalışanları mutsuz eden, çaresiz bırakan sağlık politikalarının da peşini bırakmayacağız.

İSTANBUL TABİP ODASI 

SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET UZMANLARI (SES) AKSARAY ŞUBESİ

İSTANBUL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ÇALIŞANLARI



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası