Bir kez daha, asla!

Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 15 Kasım 2018 tarihinde TBMM’de kabul edilerek Cumhurbaşkanı’nın onayına sunuldu. 

30 Ekim’de “Sağlıkta Şiddet Yasa Tasarısı” şeklinde lanse edilerek TBMM gündemine alındığında bilgi sahibi olduğumuz Kanun Teklifi Komisyonda ve Genel Kurul’da alışılmadık ölçüde hızlı bir şekilde görüşülerek kabul edildi. Kanun Teklifinin özellikle 5. maddesi TTB, tabip odaları ve hekim kamuoyunda büyük infiale neden oldu. Teklif gündeme gelmeden önceki bir kaç hafta süresince Dr. Fikret Hacıosman’ın katledilmesi üzerine “sağlıkta şiddet” konusunu gündemde tutan, nöbet eylemleri ile sokağa çıkan ve demokratik kamuoyunun dikkatlerini toplayan TTB ve tabip odaları Kanun Teklifine hızla ve güçlü bir şekilde karşı çıktı. 

Meclis sağlık komisyonundaki görüşmelerde tarihe geçecek konuşmalar ve görüntüler izledik. (Bu vesileyle Kanun Teklifinin görüşülmesi sürecinde yanımızda yer alan CHP, HDP, İYİ Parti ve TİP milletvekillerine teşekkür ediyoruz.)  Gerek parlamentodaki muhalefet, gerekse de özellikle TTB, tabip odaları ve hekimlerin gösterdikleri güçlü tepki sonucunda Meclis Genel Kurulu’nda 5. maddedeki kamu görevinden uzaklaştırılan hekimlerin SGK anlaşmalı sağlık kuruluşlarında çalışma yasağı Kanundan çıkarıldı. Ancak güvenlik soruştuması olumsuz gerekçesi ile mecburi hizmete başlatılmayan veya mecburi hizmet yapmaktayken kamu görevinden ihraç edilen hekimlerin mecburi hizmet süresi kadar (450 gün) hekimlik yapma yasağında ısrar edildi. 

TBMM’de kabul edilen yasaya göre; herhangi bir yargı kararı olmadan idare tarafından terör örgütleriyle ilişkilendirilerek kamu görevinden çıkartılan veya güvenlik soruşturması sebebiyle kamu görevine alınmayan hekimlerden mecburi hizmete tabi olanların; çıkarılma veya kamu görevine alınmama tarihinden itibaren 450 gün süreyle mesleklerini yapmaları tamamen engellenmekte adeta diplomaları rehin alınmaktadır. 

12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat dönemlerinde dahi görülmeyen bu hukuksuz düzenleme aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının aşağıdaki maddelerine de açıkça aykırıdır:

Madde 42 - Kimse, eğitim ve öğretim haklarından yoksun bırakılamaz.  

Madde 48 - Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. 

Madde 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. 

Neticede; KHK ile kamu görevinden ihraç edilen meslektaşlarımıza getirilmeye çalışılan SGK anlaşmalı özel sağlık kurumlarında çalışma yasağı hep birlikte verdiğimiz mücadele ile engellenmiş olsa da “ölümü görüp sıtmaya razı olmuş” değiliz.

Güvenlik soruşturması bahanesiyle 450 gün mesleklerini yapmaları yasaklanan meslektaşlarımıza yapılan haksızlığa şiddetle karşı çıkıyoruz ve bu yasak kalkana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz!

Öte yandan, hal böyle iken bu hafta başından bu yana iktidar yanlısı bazı yayın organlarında Cumhurbaşkanı’nın Meclis’ten geçen Kanunu veto etmesi, KHK ile kamu görevinden ihraç edilen hekimlere SGK anlaşmalı özel hastanelerde çalışma yasağının tekrar getirilmesi için kışkırtıcı yayınlar yapıldığını, gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan yazılar yazıldığını izliyoruz.

Akıl ve izandan yoksun bu yayınları yapanlara ve muhataplarına sesleniyoruz:

Böyle bir hukuksuzluğu sakın ola ki, bir kez daha asla aklınızdan bile geçirmeyin!

İSTANBUL TABİP ODASI



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası