TTB Merkez Konseyi Sağlık Bakanı ile görüştü

 

TTB Merkez Konseyi Sağlık Bakanı ile görüştü (*)


     Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, 12 Temmuz 2006 Çarşamba günü, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile yeni dönemin ilk görüşmesini yaptı.
     Karşılıklı görüş alışverişinin sürdürülmesi ve ortak çalışmaların yoğunlaştırılması genel kabulüyle sonlandırılan ziyarette, TTB Merkez Konseyi sağlık ortamının acil sorunları hakkında talep ve görüşlerini Sağlık Bakanı�na iletti.


     SAYIN PROF. DR. RECEP AKDAĞ
     SAĞLIK BAKANI
     ANKARA 12 Temmuz 2006
     1170/2006

     Sayın Bakan;
     Türk Tabipleri Birliği 6023 sayılı yasanın kendisine yüklediği sorumluluklar ve yarım yüzyılı aşkın birikimi çerçevesinde aşağıda sıraladığı Türkiye sağlık ortamının güncel sorunlarını çözüme kavuşturmak için Sağlık Bakanlığı�nın adım atmasını beklemektedir. Ayrıntılı çözüm önerilerimizi uygun ortamlarda paylaşmak ve işbirliği olanaklarımızı arttırmak öncelikli beklentimizdir.

     

  • Hekim özlük hakları ve çalışma koşullarının düzeltilmesi:
         * Hekim ücretlerinin yetersizliği bilinen bir durumdur. Performansa dayalı ücretlendirmenin ciddi bazı sakıncaları ortaya çıkmıştır. Hekim ücretlerine bazı meslek gruplarına yapılan iyileştirme benzeri kalıcı (özlük haklarına yansıyacak, emeklilik, hastalık, izin vb. durumdan etkilenmeyecek) iyileştirmelerin yapılması, hekim kamuoyunun öncelikli beklentisidir.
         * Nöbetlerin 80 saati aşan bölümünün de ücretlendirilmesi, ödemelerin aksama yaşanmadan sağlanması.
         * Bazı özellikli yerlerde ve alanlarda görev yapan meslektaşlarımıza ek tazminat ödenmesi.
         * Etik kurallara dayalı güvenli çalışma ortamlarının sağlanması,
         * Kamu sağlık kuruluşlarında yaşanan personel sıkıntısının kadrolu istihdam yoluyla giderilmesi.
         * Haftalık çalışma süresinin 40 saate düşürülmesi.
  • 01.07.2006 tarihli Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği:
         * Tebliğ hekimlik uygulamalarına bir müdahale olarak algılanmaktadır,
         * Toplum sağlığını olumsuz etkileyeceği düşünülmektedir. Bu uygulamadan en çok hastalar etkilenecektir. Tebliğ hastalara ek mali külfet yüklemeye yol açacak, sağlık hizmetine ulaşımı engelleyebilecek ve vatandaşlık haklarının ihlaline yol açabilecektir.
         * Tanı yetersizliğine neden olabilecektir,
         * Bu uygulamanın tasarruf sağlamayacağı kesindir,
         * Hekim �hasta karşı karşıya kalacaktır,
         * Başta Tıp Fakülteleri olmak üzere, tüm sağlık kuruluşları olumsuz etkilenecektir,
         * Sağlık kuruluşları arasında ayırım yapılmaktadır,
         * Birinci basamakta sağlık hizmetini olumsuz etkileyerek sevk oranını arttırıp ikinci ve üçüncü basamakta yığılmalara neden olacaktır,
         * Acil giriş ve gereksiz yatış artacaktır.
  • Kaynak:
         * Sağlığa ayrılan kısıtlı kaynağın daha etkin ve verimli kullanılabilmesi için ayrıntılı görüş ve önerilerimizi paylaşmaya hazırız.
         * Genel bütçeden Sağlık Bakanlığı�na ayrılan kaynak oldukça kısıtlı olup bu ödeneğinde önemli bölümünün personel ve hizmet alımına ayrıldığı, yatırıma ve birinci basamağa ayrılan kaynağın oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. TTB sağlığa daha fazla bütçe kaynağı ayrılması konusunda yürütülecek çabalara tüm olanakları ile katkı sunmaya hazırdır.
  • Hekim istihdamı:
         a. Sözleşmeli hekim uygulaması hekim açığını kapatma amacına ulaşamamıştır. Ayrıca bu uygulamanın hekimlik mesleğinin bağımsızlığına gölge düşüreceği görülmüştür.
         b. Zorunlu hizmet sorunu çözmemektedir.
         c. Rotasyon ve geçici görevlendirmeler ile kalıcı çözüm sağlanamamaktadır.
         d. Hizmet satın alınımı hekim istihdamı açısından sorun yaratmakta olup, hekim emeğinin saygınlığını azaltmaktadır.
         e. İstihdam konusunda ilgili tüm tarafların katılımı ile oluşturulacak çalışmalara ihtiyaç vardır.
  • Zorunlu hizmet adı altında hekimlik ve uzmanlık diplomalarına el konulması insan haklarına aykırıdır. Bu uygulamanın düzeltilmesi gerekir.
  • Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun ile Tababet ve Şua�batı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun�da Değişiklik yapılmasına dair Kanun Tasarısının durdurulması, ilgili taraflarla başlatılan çalışma tamamlanmadan TBMM gündemine sunulmaması, alınan kararlara toplumsal katılımın ve mutabakatın sağlanması açısından önemlidir. Bu tasarı ile özetle;
         a. Herhangi bir zorunluluk olmadığı halde ve karşılıklılık gözetilmeksizin yabancı hekimlere Türkiye�de çalışma olanağı sağlanmakta,
         b. Tıpta Uzmanlık Tüzüğü yerine Tıpta Uzmanlık Yönetmeliği konulmaya çalışılmakta,
         c. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gerek kaynakların israfına yol açması gerekse çalışma koşullarından kaynaklı olumsuzlukların sorumluluğunu hekimlere yüklemekte olup, bu haliyle tasarının kanunlaşması uygun değildir.
  • Sağlıkta Dönüşüm Programının önemli bileşenleri arasında yer alan �Genel Sağlık Sigortası�, �Birinci Basamakta Aile Hekimliği� ve �hastanelerin işletmeleştirilmesi� uygulamalarının sağlık sisteminin sorunlarına önerdiği çözümlerin ülke gerçekleri ile bağdaşmadığı ve sağlık hizmetlerinin daha fazla ticarileşmesine yol açtığı görülmektedir. Sağlıkta Dönüşüm Programının toplum sağlığını ve hekim özlük haklarını iyileştirme yönünde pozitif bir etkisi görülmemiştir. Bu durumda Aile Hekimliği Düzce Pilot İl uygulamasının objektif, bilimsel değerlendirilmesi ve sonuçları alınmadan yeni illerde uygulamaya geçilmesi uygun değildir. 10 il�de daha başlatılması düşünülen pilot uygulama durdurulmalıdır. Sağlık ocakları alt yapı ve personel açısından desteklenerek güçlendirilmelidir.
  • Tıp Eğitimi:
         a. Mezuniyet Öncesi Eğitim: Yeni tıp fakültesi açılmaması ve mevcutların güçlendirilmesi uygundur. Öğrenci sayılarının tıp fakültelerinin olanakları doğrultusunda belirlenmesi gerekir.
         b. Genel Pratisyenliğin ayrı bir tıp disiplini olarak kabul edilmesi ve buna yönelik mesleki eğitimin meslek içinden (Genel Pratisyenlik Enstitüsü) sağlanması gerekir.
         c. Uzmanlık Eğitimi: Tıpta Uzmanlık Tüzüğü�nün tarafların katılımı ile ortaklaştırılarak çıkartılması, Şef, Şef Yardımcısı atamalarının bilimsel ve nesnel ölçütlerle yapılması, hukuk devleti olmanın gereği olarak da bu konuda geçmişte alınan yargı kararlarının uygulanması gerekmektedir.
         d. Sürekli Tıp Eğitimine kaynak ayrılması ve kurumsal desteğin sağlanması uygun olacaktır. TTB-STE/SMG Kredilendirme sisteminin özlük haklarına dönüştürülmesi ile ilgili çalışmanın yapılması hekimler açısından yararlı olacaktır.
  • İlaç: İlaç reçetelendirilmesinde yapılan düzenlemeler hekimlik uygulamalarında ve hastalarımızın ilaca ulaşımında önemli sorunlar yaratmaktadır. Bazı ilaçların (özellikle kemoterapötiklerin) temininde yaşanan güçlükler, ilaca ulaşımdaki eşitsizlikler, bazı ilaçların reçete kapsamı dışı bırakılması toplum sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bilimsel, akılcı bir temel ilaç listesi hazırlanmalı ve bu ilaçların ücretsiz olarak dağıtımı sağlanmalıdır. Sağlığa ayrılan kaynakların önemli bir bölümünün harcandığı ilaç konusunda ayrıntılı bir çalışmanın taraflarca ortaklaştırmasında büyük yarar vardır.
  • 26.06.2006 tarihli Atama Nakil Yönetmeliği�nde yapılan değişiklikler, başta TTB olmak üzere kurumsal görüş alınmaksızın yapılmış olup, geçmişte alınan yargı kararlarının gereğini tam yansıtmamaktadır. Bu haliyle yönetmelik ile,
         a. Valilikler kanalıyla İl Sağlık Müdürlüğü�ne tanınan bazı yetkiler uygulamada sorunlar yaratabilir.
         b. Birinci basamakta görev yapan hekimler için sıkıntılı maddeler vardır.
         c. Bu Yönetmelik konusunda taraflarca bir araya gelerek daha geniş bir çalışmanın yapılması gerekir. Aksi halde yönetmelik hekimlik ortamında kadrolaşma ve sürgün endişesi yaratacaktır.
  • Adli Tıp Uygulamaları:
         a. Adli Tıp Kurumu dışında yürütülen adli hizmetlerin ücretlendirilmesine yönelik 1219 sayılı kanunun gereği ilgili yönetmeliğin çıkartılması gerekir.
         b. Adli tıp hekimlik uygulamalarıyla ilgili yaşanan hekimlik mesleğinin bağımsızlığına gölge düşürebilecek sıkıntıların giderilmesi önemlidir.
  • Sağlık çalışanlarının sağlığı konusunda, başta eğitim hastaneleri olmak üzere tüm kurumlarda ilgili ünitelerin oluşturulması yararlı olacaktır.
  • Başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri olmak üzere bölgelerarası ve toplum kesimleri arasında sağlıkta varolan eşitsizliklerin giderilmesi yönünde çalışma yapılması öncelenmelidir.
  • 6023 sayılı TTB yasasında son yapılan değişiklik ile birlikte asgari ücreti belirleme konusu belirsizliğe yol açabilecek biçimde �rehber� olarak tariflenmiş ve bu duruma TTB tarafından itiraz edilmiş olmasına rağmen henüz bir düzenleme yapılmamıştır.
  • Emekli hekimlerin sağlık kurumlarına başvurmaları halinde hak ettikleri özenin gösterilmesi konusunda gerekli çalışmaların yapılmalıdır.
  • Kadına yönelik şiddet bir sağlık sorunu olarak algılanmalı ve buna yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

         Her alanda karşılıklı işbirliği, bilgi ve deneyim paylaşımı konusunda TTB Merkez Konseyi istekli olup tüm önerilere açıktır. Türkiye sağlık ortamının bütününe dair daha ayrıntılı tespit ve önerilerimizi paylaşmak için ortak çalışmaların geliştirilerek sürdürülmesi beklentimizdir.

         Toplum sağlığı ve tıp ortamı açısından önemli olduğuna inandığımız görüşlerimizin değerlendirilerek gereğinin yapılmasını bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

         Saygılarımızla;

         TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
         MERKEZ KONSEYİ



    (*) TTB Web Sitesinden aktarılmıştır.


  • Ara

    Twitter'da İstanbul Tabip Odası