Mesai Kaydırma ve Vardiya Branş Polikliniği Genelgesi Sorunları Büyütecek

Sağlık Bakanlığı’nın acil servis hizmetlerine yönelik “Mesai Kaydırma ve Vardiya Branş Polikliniği" genelgesi ile ilgili değerlendirme toplantısı 18 Şubat 2018 günü 19.00’da Odamız Cağaloğlu binası toplantı salonunda yapıldı.

Yönetim Kurulu Üyelerimiz Dr. Melahat Cengiz ve Doç.Dr. Muzaffer Başak’ın yönetiminde gerçekleşen toplantıya Odamız Hukuk Danışmanı Av. Meriç Eyüboğlu ve Genel Sekreterimiz Dr. Samet Mengüç de katıldı.

Toplantı açılışında; acil servislerdeki aşırı yoğunluğun hafifletilmesi adına yapıldığı iddia edilen ve Şubat ayı başında yayınlanan genelgenin hekimler ve sağlık çalışanları açısından bir dizi soruyu ve sorunu gündeme getirdiği belirtildi ve Türkiye’de günlük acil hasta sayısı 1000’in üzerinde olan 63 ve İstanbul’da 16 kamu hastanesini kapsayan uygulamanın sahada çalışan hekim ve sağlık çalışanları ile tartışılarak değerlendirilmesi amacıyla toplantının düzenlendiği dile getirildi.

Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu; yeşil alan-2 olarak adlandırılan stabil hastaların bulunduğu alanın triyajının yine acilden geçebileceği, aksi halde yetkin olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilecek triyajın (ATT ve paramedik personel gibi) sorunlara yolaçacağına dikkat çekti. Dr. Karcıoğlu örneğin boğaz ağrısı ile gelen hastanın miyokart enfarktüsü geçiriyor olduğunun tespitinin kim tarafından yapılıp polikliniklere yönlendirileceği, bu sorumluluğun kime ait olacağı sorusuna açıklık getirmeyen, ciddi triyaj riski taşıyan genelge konusundaki kaygılarını dile getirdi. Acil servis hizmetlerin rahatlatılması adına yapılan bu girişimin acilin sorunlarını azaltmayacağını, birinci basamak hizmetlerinin desteklenmesi ile bu soruna çözüm üretilebileceğini ifade eden Dr. Karcıoğlu tek olumlu yanın acilde bekleyen konsültasyon hızının artması ihtimali olduğunu dile getirdi. 

Aile Sağlığı merkezlerinden toplantıya katılan hekimler ise Türkiye'de birinci basamak hekimliğin çökertildiğini, angaryaya dayalı hekimlik hizmetleri yüzünden hasta-hekim ilişkisinde sağlam temellerde gereken alanın zayıflatıldığını, sevk zinciri sisteminin yıllardır istemli bir şekilde hayata geçirilmediğini, hastane polikliniklerinin de yetersizlikleri sonucu acil sayısının Türkiye'de 120 milyona yaklaştığını, OECD ülkelerinde nüfusun yüzde otuzu oranında olması gereken acil hizmet sayısının Türkiye nüfusunun birbuçuk katı olduğunu ifade ettiler.

SES temsilcisi Fadime Kavak ise hastanelerde halen devam eden sağlık personeli sıkıntısının artacağını, kan alma, biyokimya ve radyolojik tetkiklerin yapılması için polikliniklerden acil laboratuvarlara yönlendirmelerin olduğu uzmanlık alanlarının saat 23.00’e uzayan mesai kaymasının sonuçlarının sağlık çalışanlarında tükenmeye yolaçacağını ve şiddete yönelen tavırlara neden olacağını, bu durumun sürdürülmesinin zor olacağını belirtti.

Esenyurt Devlet Hastanesi Başhekimi Dr.Atilla Yılmaz ise; genelgenin olumsuz yanlarından çok olumlu taraflara bakılması gerektiğini, ortaya çıkan sorunları hep birlikte çözmeye yönelik davranış göstermemiz gerektiğini belirtti. Dr. Yılmaz kendi hastanelerinde günlük acil sayısının 1700 olduğunu, bu sayı içerisindeki 400-500 hastanın prime time olduğunu, bu sisteme geçildikten sonra acil hastaların dağılımının doğru yapılarak malpraktis ve şiddet olaylarının azalacağını ifade etti.

Odamız Genel sekreteri Dr. Samet Mengüç; sözkonusu genelgenin oluşumu öncesinde, sağlık sistemindeki yanlış politikaların yarattığı kışkırtılmış hasta talebi ile bugünlere gelineceğinin defalarca dile getirildiğini, yanlış politikalar sonucunda hastaneler ve acillerde hasta yığılması olduğunu, acillerde şiddetin arttığını, yanlış politikaların sorumluluğunun sağlık çalışanlarına yıkıldığını belirtti ve söz konusu genelgeyle yine günü kurtarmak adına aynı sistemin devamı bir adım atıldığını belirtti.

Okmeydanı ve Şişli Etfal Hastanesi’nden gelen temsilciler de söz alarak; hastanelerinde başlayan bu sistemin şimdiden sorun yarattığını, sağlık çalışanlarının sosyal durumlarının gözetilmediğini (gece eve ulaşım, çocuk bakımı, mesai kaydırmada akşam yemeği düzenlemesi vb), nitelikli emeğin değersizleştirildiğini, bu hastanelerin büyük kısmının eğitim araştırma hastanesi olması dolayısıyla gündüz verilen sağlık eğitimi ve operasyonların önemsizleştirildiğini vurguladılar.

Odamız Hukuk Danışmanı Av. Meriç Eyüboğlu ise; OHAL nedeniyle özlük hakları ve sosyal-hukuki hak kayıplarına ilişkin davaların çok uzun sürede sonuçlanıyor olduğuna dikkat çekti ve hekimlerin sorunlarına sahip çıkmaları gerektiğini, bunun yolunun da hekimlerin meslek örgütleriyle birlikte çalışmasından, mücadele yürütmesinden geçtiğini dile getirdi.

Toplantı; diğer sağlık meslek kuruluşları ile birlikte ortak sorunlara çözüm üretmek konusunda çalışma yürütülmesi, sorunun ve çözüm önerilerinin daha geniş katılımlı toplantılarla  değerlendirilmeye devam edilmesi önerisiyle sona erdi.