İstanbul Tabip Odası Temsilciler Kurulu (TK) Mayıs Ayı Toplantı Notları

İstanbul Tabip Odası Temsilciler Kurulu (TK) Mayıs ayı toplantısı, 2 Mayıs 2017 Salı günü, 19.00-21.00 saatleri arasında, Yönetim Kurulu Üyeleri, Temsilciler Kurulu Divanı ve üyeleri, İstanbul Tabip Odası aktivistlerinin katılımıyla, İstanbul Tabip Odası Sevinç Özgüner Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Toplantı gündemi ve yapılan değerlendirmeler aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

1- Dr. Güray Kılıç Türkiye’deki şehir hastaneleri süreci özetledi:

•Şehir hastaneleri hekimlik yapma tarzımızda belirleyici olan bir süreç. Nerede ve nasıl hekimlik yapacağımızı etkilenecek. Yeni bir sağlık sisteminin tüm özelliklerini içinde barındıran; 1. basamaktan 3. basamağa, tıp eğitiminden uzmanlık eğitimine birçok süreci etkileyecek bir konu. Bununla beraber sağlık hizmeti sunumundan, çalışanların konumundan, birbiriyle ilişkilerinden, sözleşmeli çalışma düzeninden, hastalara sağlık hizmetinin nasıl verileceğine kadar pek çok ayrıntıya da sahip bir yapılanma. 14 yıldır uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın somutlanması gibi düşünülebilir. 

•33 ilde 40 bin yatağa denk gelen hastaneler (yaklaşık 38 tane) kurulacak. Üçüncü basamak hizmet verecek ancak, birinci basamağı da etkileyecek. Şehir hastaneleri uluslararası sağlık sermayesinin özel bir projesi, hastane işletme modeli olarak uluslararası sağlık zincirlerinin iştahını kabartıyor. Hastaneleri güzelleştirme, yenileme projesi gibi gösterilerek kamuoyunda olumlu algı yaratılmaya çalışılıyor. 

•Mersin ve Adana’da açılan şehir hastaneleri nedeniyle, henüz yeni olan hastaneler bile kapatılıyor. 

•Şehir hastaneleri ile birlikte hastanelerin kendi gelirlerinden kira ödemek zorunda olması nedeniyle iş yükü artmasına rağmen hekimlerin ve sağlık çalışanlarının gelirleri azalacak. 

•Sözleşmelerde %70 doluluk garantisi gibi maddeler geçiyor. Doluluk oranının altında kalınırsa özel firmaların nasıl bir yaptırımı olacağını bilmiyoruz. 

•Şirketlere tıbbi faaliyetleri ( görüntüleme, laboratuvar, fizik tedavi) sağlamak için imkan verileceği gibi, hastaneye gelen vatandaşa sağlık hizmeti dışı hizmet sağlayabilecek mekanlar da ( otel, AVM, park, sosyal alan) bu firmalara verilecek, vergiden de muaf olacaklar. 

•Devletin planlı bir finansmanla hastaneleri yenilemesi (Okmeydanı, Göztepe, Kartal EAH örnekleri) TTB tarafından destekleniyor. Ancak 30-40 yıllığına ipotek koyan bir görüş eleştirilmelidir. TTB olarak, kamu-özel ortaklığı ile yapılan, hastaneyi Sağlık Bakanlığı yönetiyor gibi gözükse de hizmetlerin taşeron firmalara dağıtılmasının planlandığı şehir hastanelerine, hekimliğin icrasına müdahale edeceği için ve yaratılan işletmeci mantığı nedeniyle karşı çıkıyoruz. 

•TTB olarak hastanelerin nasıl finanse edileceği (hazine katkısı, vatandaş ek ödemeleri) , hekimlerin ve sağlık çalışanlarının özlük hakları, ekonomik koşullar, değişen çalışma ortamı ve mekanlar gibi konuları ele alarak kamuoyunda daha görünür çalışmalar yapmak, halkın sağlık hizmeti hakkına sahip çıkarak halka yönelik bilgilendirmeler yapmak önemli. Kapatılması düşünülen hastanelere sahip çıkan “Hastaneme Sahip Çıkıyorum” eylemleri planlanabilir. 

•Mersin Şehir Hastanesi ve diğer açılan şehir hastanelerinden sonra süreci değerlendirmek amacıyla TTB tarafından Şehir Hastaneleri İzlem Komisyonu oluşturuldu. 12 Mayıs’ta ilk toplantı yapılacak. 

•TTB, şehir hastaneleri ile ilgili olarak illere yönelik çalışma programı oluşturacak. İstanbul’da farklı meslek kolları ile birlikte çalıştay planlanıyor. 

2- Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeniden inşa sürecine dair bilgilendirme Dr. Vahap Karabulut tarafından yapıldı.

•21 Nisan 2017’de yayınlanan imar planı değişikliği mevcut. İmar planının gerekçesi sağlık hizmeti niteliğinin arttırılması ve hastanenin ihtiyacı olan ilave mekanların eklenmesi şeklinde belirtilmiş. 

•İmar planı 103 hektarlık bir alanı kapsıyor.1,14,17,28,33 no’lu parseller imar planına dahil. 1,14,17 no’lu parsellerde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi birimleri bulunuyor. 33 no’lu parselde Sinan Erdem Spor Salonu bulunuyor. Yeni plana göre üzerinde yapılaşma bulunmayan 28 no’lu parselin hastane- sağlık alanından çıkartılıp yeniden yapılandırılarak kültürel-sosyal tesis yapılması planlanıyor. 

•Planlamaya konu olan bölgede Osmanlı dönemine ait tescilli duvarlar, anıtsal ağaçlar gibi dokunulmaması gereken alanlar var.  

•Kompleks içindeki Lepra Hastanesi’nin ve cezaevinin de taşınma riski var. 

•Rönesans firması şu an bölgede aktif olarak çalışıyor, imar planı değişikliği onaylandıktan sonra bir yapılaşma süreci planlanıyor. 

•Şu ana kadar Bakırköy Kent Savunması ile birlikte ortak çalışmalar yapıldı. CHP ve HDP milletvekillerinin de katılımı ile 1000 kişiye ulaşan yürüyüşler düzenlendi. Hastaneye ve üzerinde bulunduğu alana sahip çıkmanın ve yapılandırma sürecinin duyurulmasının önemi vurgulandı.

•Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi temsilcileri, İstanbul Tabip Odası’ndan beklentilerini, İstanbul Tabip Odası’nın TMMOB Mimarlar Odası ile birlikte süreci takip etmesi ve imar planına itiraz etmesi, diğer demokratik kitle örgütleri ile temasa geçmesi,  milletvekilleri ile bağlantı kurulması olarak belirtti. 

3) Kadıköy Sağlık Şenliği ile ilgili bilgilendirme Dr. Haydar Durak tarafından yapıldı

•İstanbul Tabip Odası’nın da bileşeni olduğu Kadıköy Kent Konseyi tarafından 9 Nisan 2017 Pazar günü Özgürlük Parkı'nda 11:00 -17:00 saatleri arasında "Sağlık Şenliği" düzenlendi. Sağlık Şenliği’nde İstanbul Tabip Odası stand açtı. 

•Halk sağlığı broşürleri dağıtıldı, dijital alandaki verilerin güvenilirliğinin olmaması ile ilgili bilgilendirme yapıldı. Elektromanyetik alan ve cep telefonu ile ilgili bilgilendirme broşürleri dağıtıldı. Hastalık derneklerinden İstanbul Tabip Odası ile birlikte toplantı yapma önerisi geldi. 

•Sağlık Şenliği’nin bundan sonra her sene düzenleneceği belirtildi. 

4) Cezaevlerindeki açlık grevi süreci ile ilgili bilgilendirme yapıldı 

•Cezaevlerinde açlık grevi sona erdi.  Bu süreçte cezaevlerinde çalışan hekimlere, açlık grevinde hekimler nasıl müdahil olmalı, nasıl yardım etmeli gibi başlıklarla bilgilendirme yapıldı.

•OHAL kararnameleriyle ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın Ankara'da Yüksel Caddesi’nde başladıkları açlık grevinde kritik sürece gelindiği belirtildi, bu süreci duyurmanın önemi vurgulandı. 

Ek gündemler

•6 Mayıs 2017’ de gerçekleştirilecek İstanbul Tabip Odası (seçimsiz) Ara Genel Kurulu’na katılım çağrısı yapıldı.

•9 Mayıs 2017 tarihinde Çağlayan Adliyesi’nde görülecek İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Onur Kurulu’nun görevden alınması talebi ile açılan davaya ve aynı gün 09.30’daki basın açıklamasına katılım için çağrı yapıldı. Davaya katılımın önemi vurgulandı, diğer sendika ve meslek odalarına duyuru yapılması planlandı. 

•İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde geçtiğimiz günlerde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Acil Servisi’nde yaşanan şiddet olayı sonrası Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde görevli asistan hekimlerin İstanbul Tabip Odası yönetimini ziyareti hakkında bilgi verildi.

•Temsilciler Kurulu Divanı, hastane ziyaretlerinin ve hastane temsilcileri ile toplantılarının devam ettiğini belirtti. Bu amaçla şimdiye kadar İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde temsilcilerle bir araya gelerek toplantı yaptıklarını ifade ederek, bir araya gelmek ve gündem oluşturmak açısından toplantıların önemli olduğu vurgulandı. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan otopark sorunu ile ilgili İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu’nun, Başhekimliğe yazı yazacağı ve gerekirse görüşme yapacağı ifade edildi. 

•Sağlık Bilimleri Üniversiteleri ile Eğitim ve Araştırma Hastaneleri’nde çalışan hekimlerin bir kısmına kadro verileceği, kadrolar tercih edilirken daha önceden belirlenmiş objektif ve nesnel ölçütlerin bulunmadığı belirtildi. Bu durumun beraber çalışan insanlar arasında ayrım yaratacağı, iş barışını etkileyeceği belirtildi, bu konuda çalışma yürütmenin ve kadro verilmeyen kişilerin hukuksal alanda hakkını aramasının önemi vurgulandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi projesinin tıp eğitimi ve tıpta uzmanlık eğitimini yeniden şekillendirme ve kadrolaşma projesi olduğu vurgulandı. Sağlık Bilimleri Üniversiteleri ile ilgili bir çalıştay yapma önerisi konuşuldu. TTB –UDEK öncülüğünde Sağlık Bakanlığı ve uzmanlık dernekleri ile birlikte bir çalıştay yapılması önerildi. 



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası