Temsilciler Kurulu (TK) Nisan 2017 Toplantı Notları

İstanbul Tabip Odası Temsilciler Kurulu (TK)  Nisan ayı toplantısı, 4 Nisan 2017 Salı günü 19.00-21.00 saatleri arasında İstanbul Tabip Odası Sevinç Özgüner Toplantı Salonu’nda; Yönetim Kurulu üyeleri, Temsilciler Kurulu Divanı üyeleri, hastane ve birim temsilcileri ve Oda aktivistlerinin katılımı ile gerçekleştirildi.

Temsilciler Kurulu; 

• Ülkemizde Sağlık Ortamının değerlendirilmesi,

• İşyeri Hekimliğinde Tabip Odalarının Konumu ve Son Gelişmeler,

• Acil Servislere Başvurulardaki Artışın değerlendirilmesi,

• İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Tabip Odası temsilcilerinin deneyimlerinin aktarılması

gündemi ile bir araya geldi.

Temsilciler Kurulu Divanı Başkanı Prof. Dr. Tülay Erkan’ın gündemi sunmasının ardından toplantıya geçildi.

Toplantı TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel’in sağlık ortamına ilişkin sunumu ile başladı. 

Toplantı gündemine ilişkin notlar: 

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel’in Türkiye’deki sağlık ortamına ilişkin sunumunun başlıkları: 

- Hastane ve yatak artışı ağırlıklı olarak özel hastaneler üzerinden gerçekleşiyor.

- Başvuru ve görüntüleme sayıları artarken muayene ve yatış süreleri kısalıyor.

- Bütün dünyanın aksine sağlık harcamalarıyla uyumlu olmayan bir memnuniyetten bahsedili-yor.

- Tekrar eden aflara/düzenlemelere rağmen GSS'ye dahil olan kişi oranı %10'u geçmiyor ve prim borçları hızla büyüyor.

- Muayene ücreti, katkı payı vb. isimler altında çok çeşitli araçlar üretilerek vatandaşların ce-binden önemli miktarda ücret çıkması sağlanıyor.

- Sağlık Bakanlığı yürütücülükten çekilerek koordinatör rolüne geçiyor. Sağlık ekonomisi, müş-teri memnuniyeti gibi kavramların kullanımı hızla artıyor.

- Sayıştay raporu: döner sermaye sistemi yürümemekte ve yürümesi mümkün gözükmemektedir, merkezi bütçe sistemine dönülmelidir.

- Şehir hastanelerinde devlet 3 yıllık kirayla maliyeti kurtarılan bir hastane için 25 yıl kira ve iş-letme parası ödüyor, ayrıca yükleniciye kredi garantörlüğü yapıyor.

- Hastane içinde laboratuvar, görüntüleme, otopark, kantin gibi birçok hizmet yükleniciye bırakılıyor, bu durum hastaların yüksek ücretler ödemesi, hem de taşeronlaşmanın artışı potansiyelini beraberinde getiriyor.

- Yüksek maliyetli, işlevsiz, standartların çok üstünde genişlikte alanlar kullanılırken sağlık çalı-şanının biraraya gelebileceği anlar bulunmuyor.

- Otelcilik ve müşteri memnuniyeti odaklı bu kurgu, kamu kaynaklarının özele aktarılmasının en vahşi yolu olarak karşımıza çıkıyor.

- Hem birçok yeni tıp fakültesi açarak, hem de mevcut fakültelerin kontenjanları artırılarak doktor sayısı artırılmaya çalışılıyor, fakat yeterli altyapı sağlanmadan 3 katına çıkarılan kon-tenjanlar tıp eğitiminde büyük aksaklıklara yol açıyor.

- Birlikte kullanım modelinde de aynı altyapı eksikliği ortaya çıkıyor. Sonuçta ismi değişen işlevi değişmeyen hastaneler olarak kalıyor.

- Sağlık bilimleri üniversitesi yoluyla çok açık bir kadrolaşma yaratılıyor. Ayrıca kadro sözleri yo-luyla hekimlerin olası itirazları engelleniyor.

- Aile hekimliğinde birim başına nüfus hedefine ulaşılamazken sıfır nüfuslu birimler yoluyla hekimleri hak kaybına uğratarak başarmaya çalışıyorlar.

- Acil başvuruları çok büyük sayılara ulaşmış durumda.

- OHAL sonrası işçi ölümleri önemli ölçüde artmış durumda.

- Sağlıkta dinselleştirme yaşanıyor. Doğum kontrolünü engellemeye çalışma, kürtajı yasaklama tartışmaları ve birçok yerde fiili olarak yaptırılmıyor olması, hastanelerde imam bulundurulmasına yönelik hazırlanan protokol ve aşı konusundaki gelişmeler bunun en tipik örneklerinden.

- OHAL sonrası adli muayene ve raporlama konusunda birçok sıkıntı yaşanıyor. İstanbul proto-kolü uygulanmıyor ve etik dışı uygulamalar dayatılıyor.

- Birçok sağlık kurumunun kapatılması ve sağlık çalışanlarının ihraçları sağlık hizmetlerinde ak-samalara yol açtı.

- İhraç edilenlerin özelde iş bulabilmeleri zorlaştı ve iş bulabilenlerin de çalışma koşulları diğer çalışanları göre çok daha kötü durumda. Ayrıca seyahat özgürlükleri de ellerinden alındı.

- 14 Mart ve referandum çalışmasına dair kısaca bilgilendirme yapıldı.

- Birçok cefa infaz kurumunda açlık grevleri sürüyor. Buna rağmen taleplere cevap verilmiyor. Ayrıca eylemini sürdürmekte olanların hiçbir sağlık olanağına erişmesine izin verilmiyor. TTB'nin de grev yapanlara ulaşma talepleri geri çevriliyor. Her şeye rağmen yaşama hakkını savunuyoruz ve bunun gerekleri için çabalarımız sürecek.

İşyeri hekimliğinde son gelişmeler ve tabip odalarının konumu İşçi Sağlığı ve İşyeri Komisyonu Başkanı Dr. Nazmi Algan tarafından aktarıldı:

İşyeri hekimliği yapmakta olan bir çok meslektaşımızın tabip odasına üye olmadan işyeri hekimliği faaliyeti yürüttüğü gözlenmektedir. Ancak 6023 sayılı TTB Kanunu gereği   bir tabip odası sınırları içinde sanatını serbest olarak icra eden tabipler bir ay içinde o il veya bölge tabip odasına üye olmak ve üyelik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler. İşyeri hekimliği yapan hekimler de mesleklerini serbest icra eden hekimler olduğu için özel hekimlik kategorisine giriyor, dolayısıyla işyeri hekimliği yapan hekimlerin tabip odasına üye olması gerekiyor. Ancak hem sertifikaların özel kuruluşlar aracılığıyla verilmesi, hem de çalışma izinlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) tarafından verilmesi sebebiyle tabip odaları hekimlerin çalışma bilgisine ulaşmakta güçlük çekiyor. Sonuç olarak da hekimler odalara üye olmuyor ve tabip odaları alandan haberdar olamıyor. İzmir Tabip Odası bu konuda yaptığı bilgi edinme başvurularından olumsuz yanıt alınınca konu yargıya taşındı ve dava lehte sonuçlandı. Süreç henüz tamamlanmış değil ama diğer tabip odalarının da aynı yola başvurması konusunda çalışma yürütülüyor. TTB tarafından ÇSGB'ye bir yazı gönderilerek işyeri hekimlerinin güncel bilgileri talep edildi. Ayrıca ÇSGB'den randevu alındı ve bir görüşme yapılması planlanıyor. Odamızca İşyeri hekimliğinde ileri eğitim modülleri hazırlanıyor, yakında başlaması planlanıyor.

Dr. Hüseyin Ağır’ı anma etkinlikleri hakkında Dr. Samet Mengüç tarafından bilgi verildi:

TTB Merkez Konseyi, 29 Mart 2017 günü görevi başında katledilen Dr. Hüseyin Ağır’ı, aramızdan ayrı-lışının birinci haftası nedeniyle, 5 Nisan 2017 Çarşamba günü, tüm Türkiye çapında sağlık kuruluşla-rında düzenlenecek etkinliklerle anacak.  “Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete ve ölümlere alışmaya-cağız, susmayacağız” başlığıyla düzenlenen etkinlikler tabip odalarının organizasyonlarıyla gerçekleştirilecek.  Bu amaçla, İstanbul Tabip Odası olarak Hüseyin Ağır’ın öldürüldüğü saat olan 10:30’da bütün sağlık birimlerinde anma yapılması ve hazırlanan ortak basın metninin okunması için tüm üyeye e-posta ve sms ile bilgilendirme yapıldığı; aynı gün 12:30'da Odamız Cağaloğlu binası önünde merkezi basın açıklaması yapılacağı ifade edildi. Vakit kısıtlı olduğu için temsilcilerin kendi yerellerinde organizasyonu üstlenmesinin önemi vurgulandı. Yaşanan olayın gündemde tutulmasının gerektiği ve kokartları çalıştığımız alanlara dağıtmanın bile önemli olduğu belirtilerek, toplantıya gelen temsilcilere hazırlanan kokartlar ve okunacak basın metni verildi. 

 

Acil başvurularındaki artış tartışıldı:

• Hastane acillerine yapılan başvuru sayısı hızla artıyor. Acil olmayan olguların da yo-ğun olarak başvurduğu, çalışanın ve altyapının mevcut başvuru sayısını kaldırmadığı, sağlık çalışanlarının yıprandığı ve nitelikli sağlık hizmeti verilemediği dile getirildi. Ay-rıca sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin en yoğun yaşandığı yer olduğu yinelendi.

• Bu konuda yapılacak bir çalışma hem Temsilciler Kurulu’nun kendi iç örgütlenmesi, hem de sahada diğer hekimlerle temas için önemli bir fırsat olacaktır. Çeşitli çözüm önerileri geliştirilip yerelde ve Sağlık Bakanlığı nezdinde sunulabilir.

• TSM’lere atanan yeni mezun hekimler de uzun süreli acil görevlendirmelerine gidiyor, onlarla da biraraya gelme şansı yaratılabilinir.

• Gönüllü hekimler tarafından bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verildi. Yedikule Göğüs Hastalıkları EAH’ta görevli As. Dr. Ali Çetinkaya grubun oluşturulması sorumluluğunu aldı. Özellikle acil yoğunluğunun fazla olduğu Kanuni Sultan Süleyman EAH, Okmeydanı EAH, İstanbul EAH ve Şişli Etfal EAH’deki doktor arkadaşların katılımının sağlanmasının gerekliliği vurgulandı

• Kısa vadeli ve gözleme dayalı bir çalışmayla çıktı alıp kamuoyunun gündemine taşınabilir. Medyaya iletilebilecek çarpıcı örnekler çıkarmak faydalı olur.

• 5-6 hastane seçilerek ve ölçütler belirlenerek orta-uzun vadeli bir veri toplama çalış-ması yapılabilir. Somut verilerle hareket etmek verimli olur.

İstanbul Tıp Fakültesi temsilciler toplantısının çalışmaları iletildi:

Aralarında paylaşım yaparak, herkes belli bölümler için sorumluluk almış, böylece birebir ilişki sağla-narak üye sayısının artırılması da hedeflenmiş. Bu konuda Dekanlık ile de görüşme yapılacak.

Ek gündem

Sağlık Şenliği duyurusu

İstanbul Tabip Odası’nın da bileşeni olduğu Kadıköy Kent Konseyi 9 Nisan 2017 Pazar günü Özgürlük Parkı'nda 11:00-17:00 arasında bir "Sağlık Şenliği" düzenleyecek. İstanbul Tabip Odası olarak da bir stand açılacak. Broşür ve sohbet yoluyla Odamızın ürettiği sözleri aktarmaya çalışacağız. Toplumla Oda olarak alanda buluşmak açısından önemli olabilecek bir fırsat. Katılımın artması etkinliğini de artıracaktır.



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası