KAMU HASTANE BİRLİKLERİ YASA TASARISI'NA DAİR...


  • Ağustos 25, 2010
  • 1815

*Dr. Osman Öztürk'ün Birgün Gazetesi'ndeki yazılarından alınmıştır.


KAMU HASTANESİ HOLDİNGLERİ GELİYOR

09 Mart 2010

SSK hastaneleri tasfiye edildi… Genel Sağlık(sızlık) Sigortası yürürlüğe girdi… Sağlık ocakları kapatılıyor… Sağlıkta taşeronlaştırma çığ gibi büyüyor.
İlave ücret yüzde yetmişe çıktı… Kamudan besleme özel sağlık sektörü şaha kalktı.
En son Tam Gün Yasası’yla hekimlerin pazarlık gücü de kırıldı.
Sağlık “Reformu” bütün hızıyla devam ediyor.
Sıra kamu hastanelerine geldi.
•••
Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı…  Mart 2007‘de Meclis Başkanlığı’na… Oradan tali olarak Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal işler Komisyonu’na… Esas olarak da Plan ve Bütçe Komisyonu’na gönderilmiş…
Birincisi raporunu hazırlamış… İkincisi de Tasarıyı bir Alt Komisyon’a havale etmişti.
İşte o Alt Komisyon çalışmalarını geçtiğimiz hafta bitirdi… Ve yeni ismiyle “Kamu Hastane Birlikleri Kanunu Tasarısı” Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı.
Oradan çıkınca da Meclis Genel Kurulu’na gelecek.
•••
Yasalaştığında…
Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler… Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu’nun kararıyla birleştirilip… Kamu Hastane Birliği’ne (KHB) dönüştürülecek.
Bir ilde kaç tane KHB olacağına ilin büyüklüğüne göre karar verilecek… Gerektiğinde birkaç birlik bir araya getirilip birlikler koordinatörlüğü kurulacak.
KHB’lerinin en tepesine yedi kişilik bir Yönetim Kurulu kurulacak...
Üç üyeyi Sağlık Bakanlığı… İki üyeyi il genel meclisi… Bir üyeyi vali bey seçecek.
Sivil toplum kuruluşları da unutulmayacak...
Yedinci üye “ticaret ve sanayi odası veya bunların ayrı kurulmuş olması halinde ticaret odası” tarafından belirlenecek.
Üniversiteler, meslek kuruluşları, sendikalar, meslek dernekleri filan… Olur da “Biz de sivil toplumuz… Söz, yetki, karar hakkı isteriz” filan derlerse… “Oy hakkı olmaksızın” toplantılara davet edilip gönülleri alınacak.
•••
Adında her ne kadar “kamu” ve “hastane” olsa da… Maksat ticaret olduğundan… KHB yönetiminde yer almak için doktor ya da sağlıkçı olmak gerekmeyecek.
Hukukçular… Mali müşavirler… Muhasebeciler…
İşin asıl güzelliği burada…
Yatırım ve işletme konusunda deneyimli bir üye ile… Finans ve bankacılık sektöründen gelen bir üye de hastane yönetecek.
Onkoloji servisinin, mesela… Kârlı… Pardon verimli… Yok, o da olmadı; gerekli olup olmadığına karar verecek.
Kapatılması için Bakanlığa teklifte bulunacak.
•••
Yönetim Kurulu‘ndan sonra gelen Genel Sekreterlik birliğin yürütme organı… Tercihen işletmeci bir Genel Sekreter birliğin temsilcisi… Sonra da ona bağlı tıbbi hizmetler, idari hizmetler ve mali hizmetler başkanları olacak.
Üst yönetim böylece tamamlandıktan sonra hastanelere şekil şemal verilecek.
Bazı aklı evveller, yıllardır… “Başhekim dediğin neticede bir doktor... Ne anlar patates, soğan ihalesinden ki koca hastaneyi yönetiyor?” diye şikâyet edip dururlar, ya...
O mesele de artık çözülecek.
Başhekimler şimdiki yerlerinden bir alt sıraya itilip… İdari ve mali işler müdürleri ile sağlık bakım müdürlerinin hizasına getirilecek.
Hastanenin tepesinde de…
Doktor, eczacı, işletmeci,  maliyeci, muhasebeci fark etmez… Afyon patatesiyle Adapazarı soğanı piyasasından anlayan… Paranın kokusunu beş kilometre öteden alan… Pazarlamacı bir “hastane yöneticisi”, CEO yani, yer alacak.
Bütün bu yöneticiler sözleşmeli olacak.
Üçüncü yılın sonunda Yönetim Kurulu’nun görev süresi dolunca onların görevleri de bitecek.
Peki bu KHB’ler… KHH (Kamu Hastanesi Holdingi) demek daha doğru galiba…
Ne yapacak, ne üretecek, ne pazarlayacak… Vatandaşa ne tür güzellikler düşünecek diye merak ederseniz…
Cuma günü devam edelim.


KAMU HASTANESİ ARPALIKLARI

12 Mart 2010

Kamu Hastane Birlikleri’nden, KHB’lerden yani bahsediyorduk.
Yönetim yapısını tanımlamış… Ne yapacak, ne üretecek, ne pazarlayacaklar diye merak ederseniz… Cuma günü devam edelim, demiştik.
Yalnız şu yeni yönetim modeli bir hayli ilginç ve önemli… Bugün gene oradan devam edelim.
•••
“Ticaret ve sanayi odası veya bunların ayrı kurulmuş olması halinde ticaret odası”nın bir… İl genel meclisi tarafından belirlenecek iki…
Sağlık Bakanlığı’nın belirleyeceği üç… Ve vali beyin seçeceği bir…
Toplam yedi üye.
İlk iki kalemdeki üç üyeyi bir kenara koysak bile…
KHB’lerin Yönetim Kurulu’nun dört üyesi, çoğunluğu yani, siyasi iktidar tarafından atanacak demektir.
“Atanırsa atansın… Şimdilerde de ne zaman iktidar değişse başhekimlerden personel müdürlerine kadar bütün yöneticiler de değişiyor, zaten” diyebilirsiniz de…
Pek öyle değil.
•••
KHB’ler kurulunca, çünkü… Halen Sağlık Bakanlığı’nın kullandığı yetkilerin hemen tamamı KHB Yönetim Kurulu’na devredilecek.
Birlik bütçesi, bilançosu, yıllık mali tabloları ve faaliyet raporu ile yatırım tekliflerini karara bağlamak…
Yeni yatırım ihtiyaçlarını belirlemek, onarım, tadilat ve bakım konularında karar almak…
Harcama limitlerini ve ihale mevzuatına göre görev ve yetki dağılımını belirlemek…
Kullanılabilir nakit kıymetlerin bankalarda değerlendirilmesine karar vermek…
Taşınmaz satın almak…
Birliğin her türlü araç gereç, malzeme, taşınırları ile tapuda birlik adına kayıtlı taşınmazları üzerindeki yapı ve tesisleriyle birlikte satmak, kiraya vermek, devir ve takas işlemlerini yürütmek…
Hazineye ait ve birliğe tahsisli taşınmazları üzerindeki yapı ve tesisleriyle birlikte tahsis amacı doğrultusunda işletmek, tıbbi hizmet alanları dışındaki kısımları işletmek, işlettirmek ve kiraya vermek…
Sağlık, avukatlık ve danışmanlık hizmeti satın alınmasına karar vermek…
Personel planlamasını yapmak ve birlik bünyesinde personel hareketleri için ilke kararları almak…
Kadroların ihdas, iptal ve değiştirilmesine karar vermek…
Bunlar ve çok daha fazlası KHB Yönetim Kurulu’nun görev, yetki ve sorumluluk alanında olacak…
•••
Kamu İktisadi Teşekkülleri, KİT’ler yani, özelleştirmeye başlanırken… Sık kullanılan bir klişe vardı… “KİT’ler siyasi iktidarların arpalıklarına döndü” denirdi.
Şimdi…
Kırk tane KHB, onlara bağlı dört yüz hastane…
Genel sekreteri, hizmet başkanları, uzmanları… Hastane yöneticileri, başhekimleri, başhekim yardımcıları, müdürleri, müdür yardımcıları ile… Altı bin altı yüz altmış yöneticiyi…
Ve çoğunluğu sözleşmeli yüz binlerce çalışanı tayin edecek… Çalışma koşullarını belirleyecek… Aylık, ücret ve her türlü ödemelerini yapacak… Sevk ve idare edecek…
Almak, satmak, işletmek, işlettirmek, kiraya vermek, devir ve takas etmek yetkisine sahip olacak…
Yüz milyarlarca liralık alım satım ihalelerini yönetecek, yönlendirecek…
Devasa bütçeler, bilançolar, yatırımlar, ihaleler, hizmet satın alımları… Katrilyonlarca liralık mali kaynağı çekip çevirecek…
KHB Yönetim Kurulu’nda karar çoğunluğu… Daha baştan ve kayıtsız şartsız iktidar partisinde olacak.
Demokrasinin “bütün kurumları ve kurallarıyla” yerleşik olduğu İngiltere’de bile… Bu model uygulandığında… Hastane mütevelli heyetlerinin üçte ikisi Muhafazakâr Parti’nin eline geçmişti.
Türkiye’de nasıl işleyeceğini tahmin etmek için bir bilen olmaya gerek yok.
Arpalığın daniskası geliyor.

DOKTORDAN TEMİZ İKİNCİ EL HASTANE

16 Mart 2010

Çok değil, daha beş yıl önce, 2005’in Şubat ayında…
Başta SSK’lar olmak üzere Bakanlıklara ait bütün hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devretmişlerdi.
“Sağlıkta çok başlılık olmaz” demişlerdi…
“Kaos yaratıyor, verimliliği düşürüyor” demişlerdi…
“Bütün sağlık kurumlarını tek çatı altında topluyoruz” demişlerdi.
Şimdi…
O tek çatıda topladıklarını kırk parçaya bölüyorlar.
•••
Her biri kendinden menkul… Her biri kendi başına buyruk…
Kendi bütçesini kendisi yapacak…
Ürettiği sağlık hizmetlerini piyasa koşullarında pazarlayacak…
Kendi müşterisini kendisi bulacak…
Şimdi olduğu gibi sadece yemek, temizlik, güvenlik benzeri “destek hizmetleri”yle sınırlı değil… “İhtiyaç duyduğunda” her türlü sağlık hizmetini kendi üretmek yerine taşerona devredebilecek…
Kendi personelini kendisi seçecek… Personel giderleri dahil bütün harcamalarını kendi gelirleriyle karşılayacak…
Devletten ancak “gerektiğinde”, o da “yardım” kaleminden para alabilecek…
Ayakta kalabilmek için özel hastanelerle kıyasıya yarışacak…
Aynen özel hastaneler gibi A, B, C, D, E sınıflarına ayrılacak… Yakında belli ki, aynen özel hastaneler gibi, hastalardan katılım payının yanında “ilave ücret” de alacak…
Kendi yağında kavrulacak… Kârını, zararını bilecek… Kâr ettiğinde havuç, zarar ettiğinde sopa uzatılacak…
Sağlık Bakanlığı’yla (ve dahi kamuyla) olan ilişkisi asgariye indirilmiş… Fiilen kesilmiş…
Kamu Hastane Birlikleri (KHB)… Kamu Hastane Beylikleri… Kamu Hastane Holdingleri…
Ne derseniz deyin, sonuç aynı kapıya çıkıyor.
•••
Sonra ne olacak peki?
Bu modelle mi devam edilecek?
Bir sonraki aşamaya mı geçilecek yoksa?
Dünya ve Türkiye bin dokuz yüz altmışların, yetmişlerin dünyası, Türkiye’si olsaydı… Devletin kamu girişimciliği devam etseydi, yani… O zaman, belki, hastanelerde de KİT’lerin modeli uygulanacak diye düşünebilirdik.
Oysa yirmi beş yıl önce başlayan özelleştirme artık sonuna gelmiş… Kamu mallarının hemen tamamı talan edilmiş…
Araç muayene istasyonları bile satılmış… Geriye bir tek okullarla hastaneler kalmışken…
KHB’lerin, Kanun Tasarısı’nda tarif edildiği biçimiyle bile olsa, tüzel kişiliklerini devlet mülkiyeti olarak sürdürmelerini… Varlıklarını uzun süre devam ettirmelerini beklemek gerçekten safdillik olur.
•••
Başta SSK’lar olmak üzere Bakanlıklara ait bütün hastaneler tek çatı altında toplanırken de...
Tek çatı altında toplananlar şimdilerde kırk parçaya bölünüp piyasaya itilirken de aynı plan yürüyor, aslında.
Tıpkı KHB Kanun Tasarısı’nın Genel Gerekçesi’nde söylendiği gibi… Sağlık Bakanlığı’nı hizmet sunumu “yükü”nden kurtarmak için…
Tıpkı 31 Aralık 2008’de Resmi Gazete’de yayınlanan Avrupa Birliği Üçüncü Ulusal Programı’nda yazıldığı gibi… İşleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı için “özelleştirme vizyonu çerçevesinde” devletin sağlık işletmeciliğindeki payını azaltmak hedefiyle…
Geçmişte…
Sümerbank’ın, EBK’nın (Et Balık Kurumu demek oluyordu, o zamanlar), SEK’in (Süt Endüstrisi Kurumu demek oluyordu, bir zamanlar)… Petrol Ofisi’nin, Telekom’un, Tekel’in başına ne geldiyse…
Şimdi de devlet hastanelerinin başına o gelecek.
KHB’lere dönüştürülüp özelleştirmeye hazırlandıktan sonra geriye bir tek o gazete ilanı kalacak… “Doktordan temiz ikinci el hastane. Kelepir fiyatına. Müracaat Sağlık Bakanlığı’na.”


Bu HABERİ Paylaş!