Kamuda çalışan hekimlerin emekli olmadan kurumlarından ayrılmaları halinde emekli ikramiyesi almalarına ilişkin bilgi

 

1. 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile, kimi hükümler hariç olmak üzere Sosyal Sigortalar, Bağ-Kur, Emekli Sandığı Kanunu ve sosyal güvenlikle ilgili diğer Kanunlar yürürlükten kaldırılmış ve geçiş dönemine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.  Geçiş döneminde yürürlükten kaldırılan kanunların hangi hallerde hangi maddelerinin uygulanmaya devam edeceği de düzenlenmiştir.

Kamu sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanuna tabi iken 5510 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin c bendi kapsamında; diğerleri ise 4/a ve b bendi kapsamında sigortalı sayılmıştır.

 

2. 5510 sayılı Yasa’dan önce farklı sosyal güvenlik kurumlarına bağlı hizmet süresi olan kişiler emekli olmak istediklerinde 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun uyarınca işlem yapılmaktaydı.

 

Aylığı Bağlayacak Kurum; 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesinde düzenlenmişti:

"Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır."

Emekli İkramiyesi; 2829 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde düzenlenmişti:
“Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.
Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır.”
12. maddenin 1. fıkrasında yer alan  “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 05.06.2009 tarih ve 27249 sayılı R.G.'de yayımlanan, 05.02.2009 T., 2005/40 E. ve 2009/17 K. sayılı Kararı ile yayımından bir yıl sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edilmiştir.
İptal kararının yürürlüğe girme tarihi 05.06.2010’dur.

3- Ancak 19.06.2010 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Yasa’nın 14. maddesi ile 5510 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin 1. fıkrası değiştirilmiştir.

MADDE 14- 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişikliği önemli kılan durum ise yürürlülük maddesidir.

MADDE 19 - 8 inci, 10 uncu ve 11 inci maddeler 1/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, 12 nci madde ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 27 nci madde 1/4/2002 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, 14 üncü madde 1/6/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

düzenlemesi yer almaktadır. Yani 5997 sayılı Yasa’nın 14. maddesi ile 5510 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin 1. fıkrasında yapılan değişiklik, 01.06. 2010 tarihinden itibaren yani Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı henüz yürürlüğe girmeden önce geçerlilik kazanmıştır.

“Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” düzenlemesi sorunu daha da ağırlaştırmaktadır.

Bu düzenlemenin geçerli olduğu tarihte henüz Anayasa Mahkemesi kararı yürürlüğe girmediğinden, iptale konu olan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ...” ibaresi de yürürlüktedir. Ancak bu maddeye (5997 sayılı Yasa’nın 14. maddesi ile 5510 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin 1. fıkrasına) aykırı hükümler uygulanmayacaktır. Bu halde yine kişinin son defa nerede çalıştığına bakılacaktır.

Hali hazırda yasama organı Anayasa Mahkemesi kararının etrafından dolaşmıştır ve düzenlemenin yeniden yargıya taşınması gerekecektir.
19.08.2010
Hukuk Bürosu
Anayasa Mahkemesi İptal Gerekçesi;

…farklı sosyal güvenlik kurumlarındaki hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesi gereğince son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olması nedeniyle Sosyal Sigortalar Kurumunca aylık bağlanması halinde, aynı veya farklı kamu kuruluşlarında, gerek Emekli Sandığına, gerekse Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak geçmiş olsun, anılan kamu kuruluşlarında geçen toplam hizmet süreleri üzerinden son kamu kuruluşu işveren tarafından ilgiliye kıdem tazminatı ödendiği; son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Emekli Sandığınca aylık bağlanması halinde ise son defa Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılmayan ilgiliye, emekli ikramiyesi ödenmediği, yalnızca kamuda işçi olarak geçen süreye karşılık kıdem tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, bir yıldan fazla 5434 sayılı Yasa kapsamında görev yaptıktan sonra kamu dışında bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olarak çalışmalarını tamamlayıp 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlananlara da, son defa Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılma koşulunu taşımadıklarından Emekli Sandığına tabi olarak yaptıkları çalışma süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemektedir.

Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa’nın 10. maddesindeki “kanun önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. 2829 sayılı Yasa’da benimsenen sistemle, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emekli olanlara yaşlılık aylığı bağlandığı halde, itiraz konusu ibareyle son defa bağlı olunan sosyal güvenlik kurumuna göre ayırım yapılarak Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılmayanlara, 5434 sayılı Yasa’ya tabi çalışma süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemesi, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, adil sonuçlar doğurmadığından 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine de aykırıdır. Bu nedenle itiraz konusu ibare, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.”



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası