01.06.2026 Yaklaşırken: Mesleğini Muayenehanelerinde İcra Eden Hekimlerin Çalışma Hakları Nasıl Etkilenecek?
- Nisan 17, 2026
- 6717

24.07.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7557 sayılı Kanun ile 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’da, özel sağlık kuruluşlarında çalışan veya mesleklerini serbest olarak icra eden hekimler yönünden önemli değişiklikler yapılmıştır. Nitekim;
- Hekimlerin mesleklerini icra edebilecekleri sağlık kurum ve kuruluşlarının sayısı için daha önce“birden fazla” ibaresi yer alıyorken, bu ibare “en fazla iki” olarak değiştirilmiştir. Böylece, bu değişiklikten itibaren hekimler en fazla iki sağlık kuruluşunda çalışabilecektir.
- Hekimlerin, özel sağlık kuruluşlarında ve vakıf üniversitelerinde “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak” (eski tabirle SSK’lı olarak) çalışacakları hükme bağlanmıştır.
- Geçici madde ile bu değişikliklere uyum süresi getirilmiş; “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 12ncimadde hükümleri uyarınca verilen çalışma izinleri için 1/6/2026 tarihine kadar” yeni çalışma izni başvurusunda bulunmak zorunlu kılınmıştır. Bu tarihe kadar başvuruda bulunmayanların çalışma izinlerinin iptal edileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla özel sağlık kuruluşlarındaki mevcut çalışmaların, 01.06.2026 tarihine kadar yukarıdaki maddelere uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
01.06.2026 tarihi yaklaşırken İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 07.04.2026 tarihli “Tabip ve Diş Tabipleri Çalışma Şekli” başlıklı bir yazı dolaşıma girmiştir. Bu yazıda hem 1219 sayılı Kanun’da, hem de yönetmeliklerde yapılan değişiklikler sıralanmış ve uyum için öngörülen son tarih hatırlatılmıştır. Yanı sıra muayenehanesi bulunan hekimler için de 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinde değiştirilen “en fazla iki” ibaresinden hareketle, muayenehane dışında bir özel sağlık kurum veya kuruluşunda daha çalışma yapılabileceği belirtilmiştir. Uyum süresi sona ererken çalışma izin belgelerinin buna göre düzenleneceği de ifade edilmiştir. Bu nedenle muayenehanesi bulunan hekimlerden, Hukuk Büromuza sorular yöneltilmektedir. Mevzuattaki detaylara fazlaca girmeden, kısaca bu sorulara yanıt vermeye çalışacağız;
1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasında hekimlerin çalışabilecekleri sağlık kurum ve kuruluşları sayılmıştır.
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.
24.07.2025 tarihinde 7557 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve 3. fıkraya şu hüküm eklenmiştir:
“Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla en fazla iki sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir.”
Bu değişiklik sebebiyle özel sağlık kuruluşlarında, vakıf üniversitelerinde ve muayenehanelerde meslek icra eden hekimler artık en fazla iki sağlık kuruluşunda çalışabilecektir. Bu değişikliğe uyum için son tarih 01.06.2026 olarak belirlenmiştir.
1219 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki “en fazla iki sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir” ibaresi, hekimin belirli bir ücret karşılığında sigortalı olarak bir özel sağlık kuruluşunda çalışması halini düzenlemektedir.
Bu çalışmanın kadrolu veya kadro dışı olması, ücretin sabit ya da hakediş şeklinde olması durumu değiştirmemektedir. Hekim ile özel sağlık kuruluşu arasında iş hukuku kapsamında bir iş ilişkisi bulunmaktadır.
Buna karşılık, muayenehanesine başvuran hastaların teşhis ve tedavisinin yıllık sözleşme ile özel sağlık kuruluşlarında yapılması bu kapsamda değildir. Çünkü burada bağımlı/sigortalı iş ilişkisi değil, serbest çalışma söz konusudur.
Uygulamada “dış doktor” olarak anılan bu yıllık sözleşmeler için bir sayı sınırı yoktur. Önemli olan, özel sağlık kuruluşunun bu sözleşmeyi yapabilme koşullarının uygun olmasıdır.
“Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir.”
Sonuç olarak, sayı sınırı olmaksızın ikiden fazla özel sağlık kuruluşu ile sözleşme yapılabilir ve muayenehaneye başvuran hastalar bu kuruluşlarda tedavi edilebilir.
Her iki çalışmanın aynı anda yapılmasının önünde engel bulunmamaktadır. Birinde serbest çalışma, diğerinde ise bağımlı/sigortalı çalışma söz konusudur.
Örneğin bir hekim, hastalarının teşhis ve tedavisini iki farklı özel hastanede yapabilir; bunun yanında başka bir özel hastanede iş sözleşmesi ile sigortalı olarak da çalışabilir.
Burada önemli olan çalışma saatlerinin çakışmaması ve buna uygun planlama yapılmasıdır.
Ancak muayenehanesi bulunan bir hekim, bir özel sağlık kuruluşunda veya vakıf üniversitesinde bağımlı/sigortalı çalışacaksa, bu kuruluşun ilgili branşta SGK anlaşmasının olmaması gerekmektedir.
Kısacası, muayenehanesi bulunan hekimler aynı anda SGK anlaşması olmayan bir özel sağlık kuruluşunda çalışıp, ayrıca başka özel sağlık kuruluşlarında kendi hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilirler.
Mevcut yönetmeliklerde, hekimlerin istihdamı için ruhsata esas branşlarda boş kadro bulunması gerekmektedir. Buna kadrolu çalışma denilmektedir.
Kadro dışı geçici çalışma ise belirli istisnai durumlarda mümkündür. Örneğin:
- 60 yaşını dolduran tabipler,
- Engellilik oranı en az %60 olan tabipler,
- Belirli şartlarla yurtdışından dönen hekimler,
- Muayenehanesini kapatan bazı hekimler.
Bu istisnalar dışında, muayenehanesi bulunan hekimler için kadro gerekip gerekmediği yönetmeliklerde açık biçimde düzenlenmemiştir.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün 07.04.2026 tarihli yazısında, muayenehanenin de bir sağlık kurum ve kuruluşu olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle muayenehanesi bulunan hekimlere en fazla bir sağlık kuruluşu için daha personel çalışma belgesi düzenlenebileceği belirtilmiştir.
Bu yorum, muayenehanenin asıl çalışma yeri gibi kabul edildiğini göstermektedir.
Yan dal uzmanı hekimler açısından uzun süredir devam eden ana dalda çalışma kısıtlaması sürmektedir.
“Yan dal uzmanlığı bulunanlar, Bakanlıkça planlama amacıyla oluşturulan komisyonlardan uygun görüş alınarak ana dalda başlatılabilir.”
Sağlık Bakanlığı 2016 yılından bu yana yan dal uzmanlarına özel sağlık kuruluşlarının ana dal kadrolarında çalışma izni vermemektedir. Yan dal kadroları ise oldukça sınırlıdır.
Bu kısıtlama, özel sağlık kuruluşlarındaki bağımlı/sigortalı çalışma için geçerlidir. Dolayısıyla muayenehanesi bulunan yan dal uzmanı hekimler yalnızca yan dal kadrosu varsa iş sözleşmesi ile çalışabilirler; ana dal kadrosunda çalışamazlar.
Buna karşılık, muayenehaneye başvuran hastaların teşhis ve tedavisi için anlaşma yapılan özel sağlık kuruluşları bakımından mevzuatta böyle bir kısıtlama bulunmamaktadır.
Bu konuda açılan davada Ankara 2. İdare Mahkemesi tarafından 05.03.2026 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bilginize sunarız.
İstanbul Tabip Odası
Hukuk Bürosu