Uzmanlık Eğitimi Bir Saate Sığmaz! Uzmanlık Eğitimini Baltalayacak Olan Bu Karar Kabul Edilemez!
- Şubat 11, 2025
- 339
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden eğitim araştırma hastanelerine gönderilen yazıda eğitim faaliyetlerinin haftada 1 saatle sınırlandırılması istendi. Uzmanlık eğitiminin sürdürülmesini imkânsız hale getirecek, uzmanlık eğitim ilkelerine aykırı bu kararla ilgili 11 Şubat 2025 Salı günü, Odamızın Cağaloğlu binasında düzenlediğimiz basın toplantısına; Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey II. Başkanı Dr. Pınar Saip, İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu, İTO Genel Sekreteri Dr. Ertuğrul Oruç ve TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (UDEK) Yürütme Kurulu üyesi Dr. Ayşegül Bilen katıldı. Tıpta uzmanlık eğitiminin önemine vurgu yapılan toplantıda okunan basın metni şöyle:
Uzmanlık eğitimi bir saate sığmaz!
Uzmanlık eğitimini baltalayacak olan bu karar kabul edilemez!
Tıpta uzmanlık eğitimi yalnızca dersliklerde öğrenilen teorik bilgilerle alınmaz. Öğrenilen teorik bilgileri hastalara pratik olarak tatbik ederek eğitim alınır. Bu nedenle tıpta uzmanlık eğitimini, sağlık hizmet sunumundan ayırmak mümkün değildir. Ancak, amaç ile aracı karıştırmamak gerekir. Amaç, eğitim almaktır; eğitim alırken de hastalara tanı koymaktır, tedavi etmektir. Tedavi edici hizmetlerin, eğitim verilen yerin kapasitesine uygun şekilde planlanması gerekir ki eğitimin önünde engel teşkil etmesin. Ancak sağlık sisteminin “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile içine sokulduğu kriz nedeniyle eğitimin pabucu dama atılmak istenmektedir.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan 2023 Sağlık İstatistikleri Yıllığı’nda ülkemizde kişi başı hekime müracaat sayısı 11,4; toplam hekime müracaat sayısı ise 973 milyon olmuş. 2002 yılına göre yaklaşık 4 kat artış anlamına geliyor bu rakamlar. Hükümet her geçen gün artan hekime başvuru sayısını karşılayabilmek için çeşit çeşit çareler arıyor. Yerel seçimler sonrasında, önceki Sağlık Bakanı Fahrettin Koca çözüm olarak yeni randevu sistemini göstermiş, muayene sürelerini 2-3 dakikaya indirmeyi denemişti. Soruna çare olamamıştı. Olan koltuğuna olmuştu.
Bu sefer de İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, 28 Ocak 2025 tarihinde Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlıklarına “3. basamak sağlık tesislerinin eğitim kliniklerince düzenlenen haftalık eğitim toplantılarının, hizmeti aksatmayacak şekilde 1 saat olarak planlanması gerektiği” yönünde bir yazı göndermiş. Ayrıca Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlıklarınca 5 Şubat 2025 tarihinde “MHRS yoğunlukları kapsamında tüm eğitim ve araştırma hastanelerinin poliklinik hizmetlerinde, bazı branşlarda yarım gün, bazılarında 2 saat ve üzeri eğitim amacıyla polikliniklerin kapatıldığı tespit edilmiştir. Poliklinik odalarının tam kapasite ile kullanılarak hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesinin sağlanması adına eğitim kliniklerince eğitim faaliyetlerinin haftalık 1 (bir) saat poliklinik kapatmayı geçmeyecek şekilde planlanması” istenmiş.
Eğitim kliniklerinde poliklinik hizmetleri, ağırlıklı olarak asistanlar (tıpta uzmanlık öğrencileri) tarafından veriliyor. Bir eğitici gözetiminde olmak şartıyla zaten böyle olması gerekiyor. Bunda bir sorun yok. Sorun asistanların neredeyse tüm zamanlarını sağlık hizmet sunumunda, çoğunlukla da polikliniklerde geçirtilmeye çalışılması. Hükümet, kendi eliyle yarattığı krizi, bu sefer de asistanlar üzerinden çözmeye çalışıyor.
Oysa tıpta uzmanlık eğitimi, mevzuatlarla düzenlenmiştir. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un ek 14. maddesinde: “Uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesi Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenir.”deniyor. Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun (TUK) görevleri, Tıpta ve Dişhekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği ile düzenlenmiş olup; tıpta uzmanlık eğitiminin standartlarına, süresine, müfredatına ve niteliğine ilişkin her türlü kuralı TUK’un belirleyeceğini söylüyor. Sonuç olarak, İl Sağlık Müdürlüklerinin, tıpta uzmanlık eğitiminin esaslarını, süresini, müfredatını, rotasyonlarını vs. belirleme yetkisi bulunmamaktadır.
Aslında mesele mevzuatı bilmemek değildir. İktidar sağlıkta yaşanan krizden çıkış yolu bulmak için tabiri caizse tüm tuşlara basmaktadır. Şimdi, en zayıf halka gördüğü asistanlara ve asistan eğitimine saldırmakta çareyi görmüştür. Ancak zarar gören yalnızca asistanlar değil ülkenin sağlıktaki geleceğidir.
Bugün için tıpta uzmanlık eğitiminin, pek çok sorunu mevcut. Türk Tabipleri Birliği - Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu’nun (TTB-UDEK) Aralık 2024’te yaptığı Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı’nda mesele enikonu masaya yatırılmış ve sonuçları bülten şeklinde yayınlanmıştır. Ama Bakanlıkla bu başlıkları müzakere edip beraberce tıpta uzmanlık eğitimini iyileştirme yönünde adım atmayı beklerken, mevcut tıpta uzmanlık eğitimini dahi baltalayacak olan bu özensiz uygulamayla karşılaştık.
Sözün özü şudur: Bu ülkeden genç hekimlerin binleriyle göç etmemesi için, gelecekte de nitelikli hekimlere ulaşabilmemiz için tıpta uzmanlık eğitiminin üzerinde titremeliyiz. Eğitimin önünde ne engel varsa kaldırmalıyız. Eğiticileri, eğitim vermeye teşvik edecek uygulamaları hayata geçirmeliyiz.
Ama öncelikle İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner’e çağrımız; haftalık eğitim sürelerinin 1 saat olarak planlanmasına yönelik işlemi derhal geri almasıdır. Bu, mevzuata aykırı işlem geri alınmadığı takdirde kaybeden yalnızca asistan meslektaşlarımız olmayacak, ülkenin sağlıktaki geleceği olacaktır. İstanbul Tabip Odası ve TTB-UDEK olarak işlem geri alınıncaya kadar meselenin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz.
İSTANBUL TABİP ODASI
TTB – UDEK