İstanbul Tabip Odası Uyarıyor: Koruyucu Sağlık Hizmetleri Alarm Veriyor!


  • Ocak 18, 2023
  • 276

İstanbul Tabip Odası (İTO) koruyucu sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle 17 Ocak 2023, Salı günü Cağaloğlu merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Saffet Ercan’ın moderatörlüğünü yaptığı toplantı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nergis Erdoğan’ın koruyucu sağlık hizmetlerinin ülke sağlık politikalarındaki önemini vurguladığı konuşmasıyla açıldı.
Basın toplantısında, aile sağlığı merkezlerinde Covid 19 pandemisinin başından beri doğum kontrolü malzemelerinin verilmediği, kanser tarama kitlerinde ve aşılarda yaşanan tedarik sorunu dile getirilerek, koruyucu sağlık hizmetlerinin ciddi biçimde aksadığı vurgulandı.

Basın açıklamasının İTO Aile Hekimleri Komisyonunu Eş Başkanı Dr. Olcay Bengi Bozkurt tarafından okunduğu; İTO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Esin Tuncay ve İTO Aile Hekimleri Komisyonu Eş Başkanı Dr. Turan Karakaş’ın da söz aldığı toplantıda antibiyotikler başta olmak üzere birçok ilaç temininde yaşanan problemler ve İstanbul’un bazı ilçelerinde görülen kızamık vakaları dile getirildi.

Basın mensuplarının sorularıyla katkı sunduğu son bölümde sorunların çözümünün aciliyeti vurgulanarak kızamıkla ilgili Sağlık Müdürlüğü’nün kamuoyunu aydınlatma sorumluluğu hatırlatıldı ve bu konuda şeffaflığın önemi vurgulandı.

İstanbul Tabip Odası Aile Hekimleri Komisyonu üyesi Dr. Olcay Bengi Bozkurt tarafından okunan Basın Açıklaması şöyle:

KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ ALARM VERİYOR

Bir sağlık sistemi, hastanelere başvuru sayısının artışıyla övünemez! Öncelikli olan hasta etmemektir!
Kanser tarama kitleri ve aşılarda yaşanan aksaklıklar, üreme sağlığı desteğinin kesilmesi, temel ilaçların yokluğu halk sağlığını tehdit ediyor!

Bir sağlık sisteminde yıllık muayene ve tedavi edilen hasta sayısının çokluğu o toplumun sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, sistemin hasta olduğunu, insanları koruyamadığını gösterir. Sağlık bakanı, sağlık kuruluşlarına başvuran hasta sayısından övgüyle söz ediyor. Sayın Bakan acaba koruyucu sağlık hizmetlerinin durumundan ne ölçüde haberdardır?

KANSER TARAMA KİTLERİ YOK

Hastalıkları, örneğin kanser hastalığını tedavi etmek elbette önemlidir. Ancak daha önemlisi insanlar kanser olmadan veya kanser ileri evrelere ulaşmadan yakalamaktır ve bu birinci basamak sağlık hizmetlerinin görev ve sorumluluğu altındadır. Bu hem o hastaların sağlığı hem de sağlığın ekonomi-politiği açısından çok daha doğru ve çağdaş bir sağlık politikası yaklaşımıdır.
Ancak bugün en yaygın olan ve taramalarla en erken evrede yakalanabilen barsak kanseri ve rahim kanseri kitleri birinci basamakta bulunmamaktadır.

DOĞUM KONTROLÜ MALZEMELERİ YOK

Hacettepe Üniversitesi Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması verilerine göre vatandaşlar, kullanılan doğum kontrolü malzemelerinin yarıdan çoğunu kamu sağlık kuruluşlarından ve özellikle de aile sağlığı merkezlerinden temin ediyorlar. Oysa pandemiden bu yana geçen üç yılda aile sağlığı merkezlerine bu malzemeler verilmemektedir. Bu durum, insanların alım gücünün bunca düştüğü bir dönemde her zaman olduğundan daha yakıcı bir sağlık sorununa yol açmaktadır.

AŞILAR YOK

Koruyucu sağlık hizmetinin en önemli yanlarından birisi olan bağışıklama hizmetlerinde, yani aşılamada da ciddi aksamalar yaşanmaktadır. Ulusal aşı takvimine HPV ve Rota virüs aşılarının eklenmesi gerekirken, halen verem, çocuk felci, hepatit B, tetanos gibi temel bebek ve çocuk aşılamaları dahi aksamaktadır. Geçen yılın sonunda başlayan bu soruna ne yazık ki henüz çözüm üretilememiştir.

ANTİBİYOTİKLER VE ONLARCA KALEM İLAÇ YOK

Koruyucu sağlık hizmeti bir yana, hastaların tedavisinin önünde de engeller bulunmaktadır.
Enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde yaygın kullanılan antibiyotikler, özellikle amoksisilin içeren şuruplar başta olmak üzere onlarca kalem ilaca erişilememektedir.

Bunun dışında, ilaç fiyatlarına yapılan son zamlarla ateş düşürücü şurupların fiyatının bile seksen beş lirayı bulması, halkın eczanelerde mevcut ilaçlara da ulaşımını engellemektedir.

Yüz yıl önce kuduz aşısı da dâhil birçok aşıyı kendisi üreten Türkiye bugün bunları yaşamaya mahkûm değildir.

Sosyal Sigortalar Kurumunun ilaç fabrikalarını kapatanlar, bugün halkımızın amoksisilin içeren şuruplar gibi en temel ilaçlara bile erişimde yaşadığı sıkıntı karşısında en hafif ifadeyle, mahcubiyet duymuyorlar mı?

ŞEFFAFLIK YOK

Son bir haftadır İstanbul'da bazı ilçelerde kızamık vakaları görülmeye başladığına dair sahadan bize bilgiler gelmektedir, bu konuda Sağlık Bakanlığı'ndan bir an önce kamuoyunu aydınlatıcı bir açıklama bekliyoruz.

Yaşanan sorunlar, bu sorunları kamusal sorumluluk gereği kamuoyuna duyuran ve çözüm için yetkilileri uyaran sivil toplum örgütü yöneticilerine soruşturma açarak, sorunu görünmez kılarak çözülmez.

Sağlık Bakanlığı'nı, “Health Türkiye" reklam sloganlarıyla özel sağlık sermayesi için sağlık turizmi peşinde koşmak yerine daha gerçekçi olmaya ve mevcut tablonun iyileştirilmesi konusunda sorumlu davranmaya davet ediyoruz.


Bu HABERİ Paylaş!