Özel Hastanelerde “Kısmi Branş” Uygulamasının Kaldırılması


  • Haziran 16, 2022
  • 1386

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Sözleşme ve Uygulama Daire Başkanlığı tarafından 27 Mayıs 2022 tarihinde yayımlanan "Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi" duyurusu ile bazı özel hastanelerin hastalara hizmet vermede sınır getiren uygulamasına son verdiği söylendi.

“2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi” 01 Haziran 2022 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulmuş olup, önceki sözleşmenin 18.3. maddesinde “Kurumca yeni bir sözleşme duyurulmasına rağmen SHS (Sağlık Hizmet Sunucusu) yeni sözleşmeyi verilen sürenin sonunda imzalamaz ise sözleşmesi feshedilir…” denilerek yapılan düzenlenme ile kısmi branş anlaşmalı 24 hastanenin 7 haziran 2022 tarihine kadar ya tüm branşlarda SGK anlaşmalı hasta bakması ya da tamamen SGK sistemi dışına çıkması planlanmıştır.

Kısmi anlaşmayı hatırlatırsak; kardiyoloji, kardiyovasküler cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, doku organ nakli, acil ve hiperbarik oksijen tedavisi branşlarında sunulan tedavileri kapsamakta olup, özel sağlık kuruluşunun ödenen SUT bedelinin %200 kadarını fark ücreti olarak alması hakkı saklı olmak kaydıyla bedelleri SGK tarafından karşılanıyordu. Hastanenin diğer branşlarından hizmet almak için SGK güvencesi kullanılamıyordu.

SGK ise uygulamayı, “Yapılan düzenleme ile vatandaşlarımızın başvurduğu sağlık hizmeti sunucusunda ihtiyacı olan tüm branşlarda tetkik, tahlil ve tedavilerini almaları sağlanmış olup sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Kısmi branş anlaşmalarının kaldırılmasıyla özellikle kemoterapi hastalarının mağdur olacağı şeklinde basında çıkan haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Kısmi branş anlaşmalarının kaldırılmasında hedef bu hastanelerle olan sözleşmelerin feshi değil, tüm vatandaşlarımızın tüm sözleşmeli hastanelerden tüm branşlarda eşit bir şekilde hizmet almasını sağlamaktır" şeklinde açıkladı.

Özel hastaneler, gelişim süreçleri ve sağlık sisteminin içindeki yerleri itibariyle son 20 yılda farklı evreler geçirmiştir. Kamu kaynaklarıyla oluşturulan özel hastane sermayesi giderek ekonomik otonomisini sağlamış, hastalardan alınan fark ücretlerindeki sınırsız özgürlüğü temel finans kaynağı haline getirmiştir. Şehir hastaneleri gerekçe gösterilerek şehir içindeki kamu hastanelerinin kapatılması, hastaların daha ulaşılabilir durumdaki özel hastanelere yönelmesine neden olmuştur. Sevk zincirinin olmadığı, tedavi edici sağlık hizmetlerine yönelimin kışkırtıldığı bu ortamda Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinde randevuların aylar sonrasına verildiği kamu hastanelerinde hizmet çökme noktasına getirilmiştir. Sağlık çalışanlarının aldığı ücretler, sağlık çalışanlarına şiddet, hekimlerin yurtdışına göçü gibi faktörlerde eklenince “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın nasıl da “Sağlıkta Çöküş Programı” halini aldığını görmekteyiz.

SGK düzenlenmesine ilişkin tespitlerimiz;

1- 1419 özel sağlık hizmet sunucusundan sadece 24’ünde olan kısmi anlaşma sözleşmesi varken SGK’nın 27 Mayıs düzenlenmesi ile bu rakam sadece 18’e düşmüştür. Yani bu düzenleme, 6 özel hastaneyi sistemin içine katabilmiştir. Bu hastanelerde ise her branş için kadronun %60’ının SGK’da tanımlı olması yeterlidir. Yani %40 SGK kapsamı dışında kalabilmektedir. Aslında kısmi hali devam etmiştir.

2- SGK, hastaların mağduriyetlerini kaldıracağını iddia etmiştir. Ancak sistem içine girmeyen hastanelerde (18 adet) takipli hastaların “kardiyoloji, onkoloji, organ nakli” gibi bölümlerdeki takiplerinin bir süre sonra ne olacağı belirsizleşmiştir. Hastaların izlemleri sadece bulunduğumuz zamanı, birkaç günü kapsamamaktadır. Aylarca, yıllarca takip gerektiren hastaların ceplerinden daha fazla para çıkmasının yolu açılmıştır.

3- SGK’nın gerekçeleri bazı medya kanallarında (ATV vb) “özel hastaneler artık ücretsiz” şeklinde servis edilmiş, kamu sağlık sistemindeki çöküşü gizlemenin ve hedef şaşırtmanın aracına çevrilmiştir. SGK’nın özel sağlık hizmeti sunucusuyla yaptığı sözleşmedeki %200 fark ücreti alınması bir yana bu sınırda kalmadığının herkes tarafından bilindiği gerçeği gizlenmeye çalışılmıştır.
SGK sistemi dışına çıkan hastanelerin çoğu İstanbul’da bulunmaktadır. Binlerce meslektaşımız bu hastanelerde sağlık hizmeti vermekte olup çalıştıkları özel hastaneler tarafından türlü gerekçelerle hak kaybına uğratılmaktadır. Bu düzenlemenin halkın sağlığı derdiyle yapıldığını düşünmüyoruz. AKP iktidarının sağlık sisteminde yarattığı “bozuk düzen” içinde dikkat dağıtma çabası olarak değerlendiriyoruz. Gerek bu hastanelerde çalışan hekim meslektaşlarımızın gerekse de hastaların yaşayacağı mağduriyetin takipçisiyiz.

Çarpıtma haberlerle “özel hastaneler artık ücretsiz” diyen ATV haber kanalı ile ilgili RTÜK’e başvuruda bulunulmuş olup gelişmeler kamuoyuyla paylaşılacaktır.


Bu HABERİ Paylaş!