Sağlık Meslek Odalarından Ortak Çağrı: Aşı Olmak Toplum Sağlığı İçin Gerekli ve Vazgeçilemez Bir Uygulamadır


  • Ağustos 03, 2021
  • 791

COVID-19 pandemisinde aşı çalışmalarının hızlı, yaygın gerçekleştirilememesi, Sağlık Bakanlığı’nın sürece dair şeffaf ve yeterli bilgilendirme yapmamasına karşı İstanbul Sağlık Meslek Odaları Koordinasyonu (SMOK) ortak bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

3 Ağustos 2021, Salı günü İstanbul Tabip Odası (İTO) Cağaloğlu binasında yapılan basın toplantısına imzacı kurumlar adına İstanbul Dişhekimleri Odası (İDO) Başkan Vekili Dt. Ali Gürlek, İstanbul Eczacı Odası (İEO) Başkanı Ecz. Zafer Cenap Sarıalioğlu, İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Genel Sekreteri Vet. Hekim Necati Bozkurt, İTO Başkanı Dr. Pınar Saip ve İTO Genel Sekreteri Dr. Osman Küçükosmanoğlu katıldı.

Toplantıda açılış konuşmasını yapan Dr. Osman Küçükosmanoğlu pandemiye karşı en etkili mücadele aracı olan aşı konusunda hızlı ve etkili adımlar atılamadığını, aşılamanın yaygın şekilde yapılamadığını belirtti. Pandeminin 4. pikinin “aşısızlar pandemisi” olarak yaşandığına dikkat çekti ve Sağlık Bakanlığı’nın süreçle ilgili şeffaf davranması gerektiğini dile getirdi. Ardından kurum temsilcileri konuşmalar yaptılar. Kurum temsilcileri aşı çalışmaları konusunda yaptıkları konuşmaların öncesinde ülke gündeminde önemli yer tutan orman yangınları ve kadın cinayetlerine de dikkat çektiler.

Dt. Ali Gürlek: “Pandeminin başlangıcından bugüne 17 ay geçti, hepimiz kaygı ve korkuyla geçirdik bu süreci. Maske, mesafe, temizlik kurallarına uymak gerektiğini biliyor ve uyguluyoruz, ancak şimdi zaman pandemiyi yenme zamanıdır. Bunun için de aşı var. İDO olarak aşı olmanın tercihe bırakılamayacağına inanıyoruz, halkımızı aşılarımızı olmaya çağırıyoruz.”

Vet. Hekim Necati Bozkurt: “Aşı olmak bir tercih konusu değildir; çevre, halk sağlığı, hayvan sağlığı için zorunluluktur. Koruyucu hekimliğin temel uygulaması aşı yapmak, yaptırmaktır. Hastalığa yakalanmadan, ağır geçirmemek için aşı olunmalıdır. Tıp ve veteriner hekimlik alanında koruyucu hekimlik ve tedavi edici hekimlik birlikte yürür. Koruyucu hekimlikte anti parazit uygulamaları, aşı uygulamaları sayesinde biz veteriner hekimler evcil hayvanlarımızı korurken oluşabilecek hastalıkların hayvandan hayvana, hayvandan insana bulaşmasını engellemeye çalışırız. Koruyucu hekimlik salgın ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelenin en etkin yoludur.”

Ecz. Zafer Cenap Sarıalioğlu: “Biz sağlık çalışanları 1,5 yıldır en ön safta pandemiyle mücadele ediyoruz. Canlar verdik, bedeller ödedik. Artık pandeminin sona ermesini istiyoruz. Aşı karşıtlarının geliştirdiği gıda takviyesi yönündeki söylemler son derece yanlış bilgilendirmelerdir. Aşı tercihe bırakılmamalı, zorunlu tutulmalıdır. Biz sağlık meslek odaları olarak halkımızı doğru bilgilendirmek konusunda sorumluyuz.”

Yapılan konuşmaların ardından ortak basın metnini İTO Başkanı Dr. Pınar Saip kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada şu görüşler dile getirildi:

“…Biz İstanbul’daki sağlık meslek odaları, toplum sağlığı için başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, sivil toplum örgütlerini, medyayı, tüm yurttaşlarımızı bilimsel gerçekler ışığında aşağıdaki önlemlerin alınması için harekete geçmeye davet ediyoruz.

ÖNERİ VE TALEPLERİMİZ

  • Ülkemizde bugüne kadar yapılan aşılara dair gerçek saha verileri (yan etki, koruyuculuk oranı, süresi, aşı türleri arasında farklılık olup olmadığı) şeffaf olarak açıklanmalıdır.
  • Aşı çekincesini gidermek amacıyla Sağlık Bakanlığı, uzmanlık dernekleri, üniversiteler, meslek örgütlerinin gerekirse siyasi partiler ve yerel yönetimlerin de katılımı ve işbirliğiyle etkin bir bilgilendirme kampanyası başlatılmalıdır.
  • Başta sağlık ve eğitim çalışanları başta olmak üzere kamusal hizmet sunucularının aşılanması zorunlu olmalı, aşı olmayı reddedenlerin bu hizmetleri sunmasına izin verilmemelidir. Okulların eylül ayında açılacağı planlanmışken, 2 doz aşının tamamlanması için uygulamalar derhal başlamalıdır. 12 yaş üstündeki tüm yurttaşların aşılanması hedeflenmelidir.
  • Toplu olarak bulunulan kamusal alanlara (okul, yurt, kışla, toplu taşıma, AVM, maç, konser vb) giriş için aşılı olma şartı getirilmelidir.
  • Aşı takvimi net olarak açıklanmalı, randevu sistemi yerine aşı günü/sırası gelen kişilere ulaşılarak aşı yapılmalı, mevcut sağlık kurumlarına ek olarak merkezi yerlerde aşı istasyonları kurulmalı, ulaşılması zor köy, mezralarda ve tarım işçileri, sığınmacılar gibi çalışan grupları için gezici ekipler oluşturulmalıdır.
  • Gerçek saha verileri değerlendirilerek, toplum için koruyuculuğu en yüksek aşı türü belirlenmeli, yurttaşlarda kafa karışıklığına ve aşı tereddütüne yol açan “istediğiniz aşıyı tercih edin” tutumundan vazgeçilmelidir.
  • Pandeminin başından beri hastalıktan korunmada etkinliği gösterilmiş olan önlemler (maske, mesafe, hijyen, havalandırma, kapalı ve kalabalıklardan uzak durma vb) devam etmeli, okullarda sınıf mevcutları azaltılmalı, personel sayısı artırılmalı, kademeli mesai saatleri uygulaması gibi ek önlemler alınmalıdır.”

Basın metni için tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

 

69344b52-bff1-4134-8aef-7e9d99b61ba4

 

 

 


Bu HABERİ Paylaş!