Özel sektördeki sağlık çalışanlarının en çok ihtiyaç duyuldukları bu dönemde ücretsiz izne zorlanması evrensel hukuka, Anayasa’ya ve Sağlık Bakanlığı’nın pandemiyle ilgili düzenlemelerine aykırıdır


  • Nisan 20, 2020
  • 1087

Sağlık çalışanlarının kendilerinin ve ailelerinin hastalanması riskini üstlenerek, toplumu salgın hastalık tehlikesinden korumak için canla başla mücadele ettikleri bir dönem yaşıyoruz.

Bu dönemin yaşamsal gereksinimleri arasında en ön sırada yer alan sağlık hizmetlerinde en küçük bir aksamanın yaşanmaması amacıyla; Sağlık Bakanlığı Kapasite Değerlendirme Komisyonu’nun 27.03.2020 tarihli kararıyla, kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli sağlık çalışanlarının üç ay süreyle görevlerinden ayrılmaları yasaklanmıştır.

Bu yasak sebebiyle hiçbir sağlık personeli, çalışmasına engel olan bir sağlık tehlikesi bulunmadığı sürece izin alamamakta, görev yeri değiştirilmemekte, istifa edememekte veya emekliye ayrılamamaktadır. Ayrıca, yine aynı sebeple, sağlık çalışanlarının işten çıkartılması da bu üç ay boyunca kısıtlanmıştır.

17.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı torba Yasa ile getirilen geçici bir maddeyle, işçi çıkartmak üç ay süreyle (17.07.2020’ye kadar) yasaklanmış, buna karşın işçilerin işveren tarafından bu üç aylık süreyi aşmayacak şekilde ücretsiz izne ayrılabilecekleri belirtilmiştir. İşçinin ücretsiz izne çıkartılmasında muvafakati aranmadığı gibi bu sebeple sözleşmeyi feshetmesi de yasaklanmıştır.

7244 sayılı Yasa, asıl olarak, salgın hastalık sebebiyle kapanan ya da faaliyeti önemli ölçüde azalan işyerlerinin işçi çıkartmalarını önlemeyi amaçlamış; ücretsiz izin düzenlemesiyle de işçilerin işveren üzerindeki ücret yükünü kaldırıp bu durumdaki işçilere işsizlik sigortasından aylık yaklaşık 1200 lira ödeme yapılacağı belirtilmiştir. Çalışanlar, kısa çalışma ödeneği veya sözleşmenin feshi halinde işsizlik sigortasından alabilecekleri çok daha yüksek tutarlar yerine asgari ücretin yarısından da az olan bu paraya mahkûm edilmişlerdir.

Ücretsiz izin uygulaması, gelir bakımından çalışan aleyhine yarattığı adaletsizliğinin yanı sıra, sağlık çalışanlarının sağlık hizmetlerinin dışına itilmesine de neden olmaktadır. Sağlık hizmetlerini yürütecek insan gücünün sistemden çıkması, hatta görev yerini değiştirmesi dahi Sağlık Bakanlığı tarafından engellenirken, özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin, 7244 sayılı Yasa’ya dayanılarak ücretsiz izne çıkartılmaya başlandığına yönelik çok sayıda şikayet alıyoruz.

Salgın hastalıkla mücadele edilen ve her an karşılaşılabilecek çok ağır tablolara karşı sağlık sistemini bir bütün olarak ayakta tutabilmek için pek çok önlem alınmaya çalışılan şu günlerde sağlık çalışanlarının istekleri dışında sağlık hizmetlerinin dışına çıkarılması kabul edilemez.

Bu durumdaki hekimlerin, özgürce edindikleri bir işle yaşamlarını sağlama hakkını etkili bir biçimde kullanma hakları ihlal edilmektedir. Hekimlerin, kendileri ve ailelerinin geçimlerini sağlayacak bir işte çalışma hakları, işverenlerin çıkarları doğrultusunda, kamu sağlığına da aykırı olarak adaletsiz bir biçimde sınırlanmaktadır. Böylesi bir uygulama İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 23. maddesi, Avrupa Sosyal Şartının 1. ve 18. maddeleri ile Anayasanın 13, 48 ve 49. maddelerine aykırıdır.

Ayrıca salt özel sağlık kuruluşlarının bu dönemde “kâr etmediği” gerekçesiyle,  sıkıntıya katlanma külfetinin bütünüyle sağlık çalışanlarına yüklenmesi de fırsatçı ve haksız bir tutumdur.

Bu nedenle, özel sağlık kurum ve kuruluşları, sağlık çalışanlarının talebi olmaksızın ücretsiz izne ayırma işlemlerini derhal geri almalı, Sağlık Bakanlığı da kamu sağlığının korunması için aldığı kararlara sahip çıkarak sağlık çalışanlarının ücretsiz izne çıkartılması uygulamalarını önleyecek tedbirleri biran önce uygulamaya koymalıdır. Bu derhal sağlanamadığında, isteği olmaksızın ücretsiz izne ayrılan hekimlerin, talepleri halinde, kamu sağlık kuruluşlarına atanmalarına hızla olanak sağlanmalıdır.

Konu Sağlık Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile de paylaşılmış ve gerekli kararları almaları ilgili bakanlıklardan talep edilmiştir.

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi


Sağlık  Bakanlığı'na gönderilen yazı için tıklayınız.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na gönderilen yazı için tıklayınız. 


Bu HABERİ Paylaş!