Sevinç Özgüner İnsan Hakları, Barış ve Demokrasi Ödülü Gazeteci Ahmet Şık’a Verildi

İstanbul Tabip Odası’nca düzenlenen Sevinç Özgüner İnsan Hakları, Barış ve Demokrasi Ödülü tutuklu gazeteciler adına Ahmet Şık’a verildi. İstanbul Tabip Odası, İstanbul Dişhekimleri Odası, İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, KESK, DİSK ve TMMOB temsilcilerinden oluşan jüri bu yılki ödülün tutuklu gazeteciler adına Ahmet Şık’a verilmesini kararlaştırdı. 

2018 yılı Şubat ayı itibariyle Türkiye’de 149 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde. Türkiye ne yazık ki tutuklu gazeteci sayısıyla dünyada birinci sırada.

Türkiye’de gazetecilik ilkelerinin delik deşik edildiği, hakikatin perdelendiği, sansürün olağanlaştırıldığı, gerçeğin takipçisi olmanın cesaret istediği bu dönemde tutuklu bulunan Ahmet Şık sembol bir isim oldu.

Ahmet Şık önce 2011 Mart ayında tutuklandı ve 1 yıllık tutukluluğun ardından tahliye oldu. İlk tutuklanışı sürecinde gözaltına alınırken “Dokunan Yanar” diye haykırmıştı ama hiçbir zaman yanmaktan korkup elini gerçeklerin üzerinden çekmedi.  O dönem düzenlenen destek eylemlerinde insanlar “Ahmet Çıkacak Yine Yazacak” diyordu. Ahmet Şık tahliye oldu; insanların söylediği gibi gazetecilik yapmaya,  hakikatin takipçisi olmaya, soru sormaya, sorgulamaya, cevap aramaya devam etti. Ve 2016 yılı Aralık ayında yine tutuklandı. Ahmet Şık bugün itibariyle 433 gündür tutuklu. Biz biliyoruz ki Ahmet çıkacak yine yazacak, yine gerçekleri kovalayacak. İstanbul Tabip Odası olarak bu ödülü Ahmet Şık’a veriyor olmanın mutluluğu ve onurunu taşıyoruz ve ödül töreninin gerçekleşeceği 23 Mayıs 2018, Çarşamba günü Ahmet Şık’ın özgürlüğüne kavuşup aramızda olacağına, ödülünü kendi elleriyle alacağına inanıyoruz.

Ödül gerekçesi niyetine ise Ahmet Şık’ın kendi sözlerini bir kez daha paylaşmak istiyoruz:

“Ne yaparsanız yapın ne hakikati aramaya devam etmekte, ne de hakikati bulduğumuzda sahibi olan halka teslim etmekte bir an bile tereddüt etmeyeceğiz. Çünkü biz gazeteciyiz. 

Devletin, güç odaklarının karanlık yüzünü ortaya koymaktan hiçbir zaman korkmayan Uğur Mumcu’nun yolumuzu aydınlattığı gazetecileriz. 

Savaşın değil, barışın dilini bu ülkede hâkim kılmaya çalışan Musa Anter’in takipçileriyiz. 

Güvercin tedirginliğinde yaşarken bile halklar arasında kardeşlik köprüsü kurmaya çalışan Hrant Dink’in kardeşleriyiz. 

Adalet, eşitlik ve özgürlük için atılan tohumların bu topraklarda boy verip filizlenmesi için mücadele eden Metin Göktepe’nin yoldaşlarıyız. 

Çünkü hem tavrıyla, hem karakteriyle eğilip bükülmeden, dimdik, doğrunun ve hakikatin çizgisinden vazgeçmeden mesleğimizin hakkının verilerek yapılması gerektiğine inanan gazetecileriz. 

Bu yüzden geçmişte olduğu gibi katletseniz de, şimdi olduğu gibi hapsetseniz de hakikati söylemeye devam edeceğiz. 

Çünkü totaliter rejimlerin sahiplerinin, yargısının ve işbirlikçilerinin söylediğinin aksine gazetecilik suç değildir.”

İSTANBUL TABİP ODASI



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası