DOKTOR ÖZTÜRK'ÜN YANINDAYDIK

Son günlerde giderek artan hekime yönelik saldırılara bir yenisine Vakıf Gureba hastanesinde tanık olmuştuk.14 Nisan 2009 günü  Başhekimlik önünde yapılan bir basın açıklamasıyla saldırılar protesto edildi.


İstanbul Tabip Odası ve SES tarafından düzenlenen  ve yaklaşık 100'e yakın sağlık çalışanının katıldığı basın açıklamasında hazırlanan ortak metni SES Aksaray Şube Başkanı  Songül Beydilli okudu.  İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen'de odamız adına bir konuşma yaptı.

 

 


VAKIF GUREBA HASTANESİ BASIN AÇIKLAMASI (14.03.2009)

Değerli Basın Emekçileri,

Bugün burada yeni bir hekime şiddet olayını kınamak için toplanmış bulunuyoruz. Geçtiğimiz Cuma günü hasta yakınları tarafından darp edilen Vakıf Gureba Hastanesi Ortopedi kliniği uzmanlarından Doç. Dr. Kahraman Öztürk, başından aldığı darbe sonucu Beyin Cerrahi Kliniği’nde tedavi altına alınmış ve Pazar günü taburcu olmuştur. Meslektaşımıza ve çalışma arkadaşlarına geçmiş olsun diyor, Dr. Öztürk’ün hayati tehlikeyi atlatmış olmasından dolayı memnuniyetimizi ifade ediyoruz.

Bu saldırı, 2009 başından bugüne İstanbul Tabip Odası’na intikal eden, hekimlere yönelik 8. şiddet olayıdır. Bildiğiniz gibi daha geçen hafta Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5. Cerrahi Kliniği asistanlarından olan bir meslektaşımız saldırıya uğramıştı. Artık hemen her hafta bir meslektaşımız saldırıya uğruyor ve yetkililer hala sessizliklerini sürdürmeye devam ediyorlar.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin giderek arttığı ve Hükümet, halkla hekimi karşı karşıya getiren “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nı uygulamakta ısrar ettiği sürece daha da artacağı görülmektedir. Biz burada hekimlere saldıran hasta yakınlarını ve bu ortamın oluşmasına yol açan politikaları bütün uyarılarımıza rağmen ısrarla sürdüren Hükümet’i ve Sağlık Bakanlığı’nı bir kez daha kınıyoruz. Yürürlüğe soktuğu Sağlıkta Dönüşüm Programı ile halkın sağlık hakkını, sağlık hizmetlerine erişebilme güvencesini ortadan kaldıran Hükümet, bir yandan halka daha iyi sağlık hizmeti verileceği umudunu yayarken, diğer yandan özelleştirme hazırlıkları yaptığı kamu hastanelerine kaynak ayırmayarak, yeterli personel vermeyerek halkın hizmet alacağı hastaneleri işlemez hale getirmektedir.

Yaşanan son olay üzerinden de görüldüğü gibi, tam bir işletme mantığı ve popülist yaklaşımlar sonucu haftalar, hatta aylarca devam eden tadilat çalışmaları sırasında yer yokluğu, gelir düşmemesi ve gelenin geri çevrilmemesi vb. gerekçelerle hastanelerde bir taraftan da hizmet sunulmaya devam edilmektedir. Bu durum zaten kötü olan çalışma koşullarını daha da zorlaştırırken, hasta güvenliği-mahremiyeti sorunları doğurmakta ve sağlık çalışanlarını da mağdur etmektedir.

Hizmet sunum koşullarından kaynaklanan bir dizi sorun nedeniyle hekimler, sağlık çalışanları hastalara güven veren, konforlu bir hizmet sunma ortamına, olanaklarına sahip olamadıkları gibi kendilerinin en temel gereksinimlerinin karşılanması konusunda bile sorunlar yaşamaktadır.

Sağlık çalışanları sağlıklı dinlenme ve çalışma koşullarına sahip değildir. Yaklaşık 20 aydır devam eden tadilat süresince 15 asistan, 10 hemşire ve 3 hizmetli 30 civarındaki yatan hastaya hizmet vermeye çalışırken pek çok sorunla karşılaşmaktadır. Sağlık çalışanlarını yoran-motivasyonsuz bırakan bu ortam, hasta ve hasta yakınlarınca tıbbi hizmetin aksaması, ilgisizlik ve özensizlik olarak algılanmakta, hasta ve hasta yakınlarında ihmal edilme duygusu içinde, korku, endişe, öfke durumuyla saldırganlık eğilim ve davranışlarının artmasına yol açmaktadır.

Başbakan ve sağlık yöneticilerinin nutuklarına inanarak hastanelere gelen hastalar, hasta yakınları burada ekranlarda çizilen pembe tabloları görememekte, karşılaştığı her türlü yetersizliğin, eksikliğin, olumsuzluğun hırsını bu hastanelerde görevli sağlık emekçilerinden almaktadır. İşte hekimlere ve sağlık personeline yönelik şiddetin asıl nedeni budur. Hastanelerde yeterli sayıda hekim ve sağlık çalışanı bulamayan, pek çok hizmeti kendi olanaklarıyla yerine getirmeye çalışan çaresiz hasta yakınları, yöneticilerin yalan söylediğini düşünmeden sorumlu olarak hekimlere ve çalışanları görmektedir.

Değerli Basın Emekçileri,

Sizlere bu konuda halkı aydınlatmakta önemli görevler düşmektedir. Sizler halka ve hasta yakınlarına kamu hastanelerinin AKP Hükümeti tarafından nasıl çökertildiğini, hizmet sunarken karşılaştığı sorunları göstermelisiniz. Yıllardır genel bütçeden kaynak alamayan, boş kadrolarına hekim ve sağlık personeli tayin edilmeyen hastanelerin durumunun hiç de Başbakan’ın göstermeye çalıştığı gibi olmadığını insanlara anlatmak ve halkı aydınlatmak sizlerin sorumluluğudur. Bizler sağlık meslek örgütleri ve sendikalar olarak bu konuda size her türlü yardımı yapmaya hazırız.

Önümüzdeki günlerde hekimlere ve sağlık personeline yönelik şiddetin acil servislerde yoğunlaşacağını kestirebilmek için kahin olmaya gerek yoktur. Bu tamamen Hükümet’in çıkarttığı Sosyal Güvenlik Yasası’nın bir sonucudur. Bu yasa ile Hükümet sosyal güvencesi olmayanlara sağlık hizmeti alabilecekleri tek adres olarak acil servisleri göstermektedir. İşte bu nedenle, derinleşen ekonomik ve sosyal  krizin de etkisiyle işsiz, dolayısıyla sosyal güvencesiz kalan insanlar acil servis kapılarına yığılmaktadırlar.

Yasa çıktığından beri acil servislere başvuran hasta sayısı iki-üç kat artmış olmasına rağmen, Hükümet bu servislere yeterli kaynak ve personel ayırmamıştır. Bu nedenle hastalar ile sağlık personeli acil servislerde karşı karşıya kalmaktadırlar. Sosyal güvencesi olmayan insanlar acil servislere hücum etmekte, burada da yeterli personel bulamayınca hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar artmaktadır.

Değerli Basın Emekçileri,

Hasta ile başta hekimler olmak üzere sağlık emekçilerini karşı karşıya getiren, halkın sağlık hizmetine ulaşmasını engelleyen, ihtiyacın değil, paran kadar sağlık anlayışını egemen kılan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hemen durdurulmasını, “Herkese Eşit, Ücretsiz, Ulaşılabilir Sağlık” anlayışının sağlık ortamına egemen kılınmasını buradan bir kez daha talep ediyoruz.

İSTANBUL TABİP ODASI / İSTANBUL ECZACI ODASI / İSTANBUL DİŞHEKİMLERİ ODASI / İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI / SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI (SES)



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası