ŞİDDET OLAYLARI DURMUYOR. BIÇAK KEMİĞE DAYANDI.

Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi 4. Klinik Şefi Doç. Dr. Turan Karagöz’ün hasta yakınlarının saldırısına uğraması hekim kamuoyunda büyük tepki, kaygı ve üzüntüyle karşılandı.

Söz konusu olay, Doç. Dr. Turan Karagöz’ün bir hastasının, izin almadan hastaneyi terk etmesi ve bir gün sonra hastaneye dönmesi ardından vefat etmesi üzerine, hasta yakınlarının kliniği basmasıyla yaşanmıştı. Hasta yakınları 2 saat boyunca kliniği adeta işgal etmiş, olay yerine çağrılan güvenlik elemanının silahına el koyup, Dr. Karagöz’ü ve çevredeki diğer hekimlere tehditler savurmuştu. Şiddet olayının ardından şehir eşkıyaları ellerini kollarını sallayarak ve tehditlere devam ederek hastaneyi terk etmişlerdi.

Hekimler ve sağlık çalışanları gerek Dr. Karagöz’e yapılan saldırıyı gerekse sağlıkta günden güne artan şiddet olaylarına tepkilerini, 5 Mart Çarşamba günü Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla gösterdiler.

Basın açıklamasına sağlık çalışanları büyük ilgi gösterdi. Sağlık çalışanları, “Sağlıkta Dönüşüm Şiddetine Son”, “Baskı ve Şiddete Hayır”, “Güvenli Ortamda Güvenceli Çalışmak İstiyoruz” yazılı dövizler taşıdılar.

Odamız Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen yaptığı konuşmada, son dönemde giderek artan ve ağırlaşan şiddet olaylarının tesadüf olmadığını, Hükümet ve Sağlık Bakanlığı tarafından ısrarla uygulamaya sokulan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın, şiddeti, ticarileşmeyi yarattığını dile getirdi. Dr. Demirdizen sağlık çalışanlarının can, iş, mesleki güvencelerinin kalmadığına değindi ve sorunlarına dikkat çekmek, talepleri dile getirmek amacıyla tüm sağlık çalışanlarının 12 Mart Perşembe günü ACİL EYLEM’de olacaklarını duyurdu.


SÜREYYAPAŞA BASIN AÇIKLAMASI METNİ

05.03.2009

BASINA VE KAMUOYUNA

Bizler sağlık çalışanları olarak sağlıkta dönüşüm adı altında 2003 senesinden bugüne kadar olan sağlıkta dönüşüm değil sağlıkta yıkıma kendi özverili çalışmalarımızla direniyoruz. Mevcut hükümet sağlıkta dönüşümle hak olan sağlığı piyasalaşan sağlığa, kamusal sağlık hizmetini özel sağlık hizmetine, ücretsiz sağlık hizmeti alan vatandaşı para karşılığı sağlık hizmeti alan vatandaşa, sosyal ve özlük hakkı korunmuş sağlık personelini iş güvencesiz çalıştırmaya, özetle sosyal devleti piyasacı devlete dönüştürmeye çalışmaktadır. Tüm bu sözde sağlık politikalarını uygularken de hiçbir zaman bunu kendi üstünden yapmamakta sürekli olarak sağlıkçılarla vatandaşı karşı karşıya getirmektedir.
Hastanelere hizmet kalitenizi yükseltin derken hiçbir şekilde maddi imkan sağlamazken kaliteli bir çalışma ortamı için gerekli personel de vermemektedir. Sağlıkta dönüşüm ve döner sermaye uygulamasının da ana temeli budur. Tüm bunların bilincinde olan sağlık personeli yine de en kaliteli hizmeti sunabilmek için gösterebilecekleri en üst düzey özveri ile işlerini en iyi şekilde yapmakta, yaşantısının çoğunu ailesiyle değil hastanede hasta başında geçirmektedir. Bu şartlarda dahi öncelikle hastalarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışırken bir çok da sorunla karşılaşmaktayız. Son zamanlarda bilinçsiz hasta ve hasta yakınlarından görmüş olduğumuz haksız davranışlar yerini artık hemşiremize, doktorumuza, klinik şefimize, personelimize darpa kadar vardırmıştır.
Bizler hastalarımıza kendi ailemizden bireyler gibi bakarken onlara en iyi ve kaliteli sağlık hizmetini vermeye çalışırken en ufak sorunlarda dahi hedef tahtası olmaktan üzüntü duyuyoruz. Hasta ve hasta yakınlarına en kaliteli hizmeti vermeye çalışırken hiçbir hakkımız olmamakla birlikte son yaşanan olaylarla çalışma ortamımızda can güvenliğimizin dahi bulunmadığı kanısına varmaktayız. Sağlık çalışanları olarak yaptığımız işimizde daha güvenli bir ortamda kendimizi değil hastalarımızı düşünerek çalışmak istiyoruz.
Buradan tüm sağlık çalışanları olarak Sağlık Bakanlığı’na, İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Başhekimliğimize sesleniyoruz ki; daha huzurlu ve güvenli ortamda kendimizin güvenliğini değil hastalarımızın sağlığını düşünmek istiyoruz. Hastanemizdeki sağlık çalışanlarına yapılan darpların önüne geçilmesi için gerekli tedbir ve önlemlerin acilen alınmasını, alınmadığı takdirde eylemlerimizin artarak devam edeceğini tüm basın ve kamuoyu önünde bildiriyoruz.

İSTANBUL TABİP ODASI
SES - İSTANBUL ŞUBELERİ



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası