MAYINSIZ BİR DÜNYAYA DOĞRU 2008 RAPORU AÇIKLANDI

 

Mayınsız Bir Dünyaya Doğru 2008 Raporu bugün Birleşmiş Milletler’de açıklanıyor. Konuyla ilgili olarak çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından Taksim Hill Otel’de düzenlenen bir basın toplantısıyla bilgi verildi. Rapor 121 ülke ve bölgede yasak politikası, mayından arındırma, ölüm ve yaralanma vakaları, risk eğitimi, kurban desteği ve mayın hareketine destek konularında, Mayın Yasaklama Anlaşması’nı imzalayan devletler ile sivil toplum kuruluşlarının ülkelerdeki son durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının zengin bilgilerini içeriyor.


Mayınsız Türkiye Girişimi, TTB-İstanbul Tabip Odası, SODEV, Türkiye Sakatlar Derneği, Uluslar arası Af Örgütü Türkiye Şubesi, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Mazlum Der ve Göç Der’in katıldı.
İmzalanan uluslar arası sözleşmelerin kağıt üzerinde bırakılmamasının ve acilen


- stoklardaki mayınların imha edilmesinin,


- toprağa döşeli mayınların temizliği ile ilgili programın açıklanmasının,

- mayın patlamasından sağ kurtulanların ihtiyaçlarının giderilmesi ve haklarının yasal güvenceye alınmasının


- acilen Mayın Eylem Merkezi kurulmasının


- Mayın / UXO patlamasından ölen ya da yaralananlara yönelik veri tabanı oluşturulmasının


Talep edildiği toplantıda odamızı Genel Sekreter Dr. Hüseyin Demirdizen temsil etti.

Demirdizen konuşmasında: Bazı olaylar var yüreğimiz burkularak izliyoruz,  bizlerin önünde vicdani ve insani olarak rahatsız edici şeyler yaşanıyor. Çeşitli organlarını değişik düzeylerde yitirmiş ciddi sağlık sorunları yaşamış insanların aramızda dolaşırken yaşadığımız ikincil travmalar var.

Bu travmaların hiç olmazsa azaltılması için iktidarlardan bir şeyler beklememiz lazım. Örneğin bu insanların yaşamlarının kolaylaştırılması için sosyal güvenlik sisteminde iyileştirmeler yapmanız lazım ama bugün çıkarılan Genel Sağlık Sigortası yasasıyla diyorlar ki; “ben sana ihtiyaç duyduğun yardımcı aletleri vermem, kalitelisini vermem, uzun süreli kullanacağın aleti vermem.

 Cebinde paran varsa al”. Tabii mayın patlamalarında ölen insanların kaydını bile tutmayanlar bu aletleri de vermiyor. Sağlık güvencesinin bile olmadığı bu ortamda meselenin sadece mayının patladığı anla sınırlı olmayan çok ciddi bir toplumsal soruna işaret ettiğini görüyoruz.

Hükümet bu konuda demeli ki; madem ki mayınları temizleyemedim sakatlanmaları engelleyemedim bari onlara daha kolay iş bulmalarını sağlayacak olanaklar tanıyayım ama tam tersine bir istihdam paketi çıkartıyor ve işverenlere senin sakat çalıştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırıyorum vicdanınla baş başa bırakıyorum diyor. 

 Bu meseleye mevcut hükümetin ve bundan önceki hükümetlerin bakışındaki sorunun en az mayını temizlemedeki patoloji kadar devam ettiğini görüyoruz. Bizler bugün tüm bu sorunlara karşı tepkilerimizin sürekliliğini sağlamak ve toplumsal bir muhalefet oluşturabilmek için daha çok çalışmalıyız.

Nasıl ki bu yasaları dış güçlerin etkisiyle çıkartıyorlarsa, iç güçlerin etkisiyle bu uygulanır hale getiremezsek iktidarlar bu meselelerin siyasi toplumsal sorumluluğundan sıyrılarak günü kurtarmaya devam edeceklerdir.

  Bu konudaki tepkileri sürekli hale getirerek örgütlemeli ve iktidarlar üzerinde bir baskı grubu oluşturmalıyız. O zaman mayınların toplanma hızı da yükselecektir dedi.

Basın Açıklaması Metni İçin Tıklayınız.



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası