İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip'in Büyük Hekim Yürüyüşü Konuşması

 

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip  1919 yılında Türkiye’nin işgal altında olduğunu anımsatarak “Bugün de yine, yüz yıl sonra, köklerimizi buradan alan hekimler olarak, memleketimizdeki sağlık ortamının, uluslararası ticaret kuruluşlarının önerileriyle hareket eder hale gelmesini protesto etmek istiyoruz” dedi.

“Sağlıklı olma hali ancak bir ülkede demokrasi varsa, laiklik varsa, özgürlük varsa, çevre korunuyorsa, insan hakları mümkünse olabilir, barış varsa olabilir” diyen Saip sözlerine şöyle devam etti:

“Bütün bu koşulların sağlandığı ortamların gerekliliğini sağlığın bir hak olduğunu, hastalarımıza duyurabilmek, kamuoyuna duyurabilmek için buradayız. Maalesef sağlık ortamı, hastaneler işletmeye çevrilmiş durumda. Hastalar birer müşteriye çevrilmiş durumda. Eğitim derseniz üniversite kurumları hem tıp eğitiminde, hem uzmanlık eğitiminde geleneksel, kurumsal önemli sağlık kurumları ne yazık ki parçalanıyor, bölünüyor, yok ediliyor ve ekonomik olarak çökertilmekte. Bu gelecekte tıp eğitiminin, gelecekte hastalarımızın ciddi mağduriyetler yaratacağını göstermekte. Hastaneler maalesef işletmeye dönüşmüş. Kışkırtılmış bir sağlık talebi karşısında yoğun iş yükü için hekim arkadaşlarımız tükenmiş ve artık meslekten tükenmeye, korkmaya ve terk etmeye yönelmekteler. Genç hekimlerimizin bu mağduriyetlerinin bir an önce göz önüne alınması gerekmekte, bunları dile getirmek için buradayız. Oysa biliyoruz ki herkes için sağlık, herkes için eşit, emeklerimizin hakkını alabileceğimiz bir sağlık sistemi kurulabilir. Vergilerimizden alınan paralarla çok iyi bir sağlık sistemi kurulabilir. Hastaları müşteriye çevirmeye gerek yok. Üniversitelerimize destek sağlanabilir vergilerden, destek sağlanması mümkündür. Şuanda bilim dışı tedaviler ön plana çıkmaya başlamıştır. Sülükçüler, hacamatlar takdir görmeye başlamıştır. Bilimsel özerkliğin korunduğu, liyakatin, akademinin korunduğu bir sağlık sistemi kurulabilir. Böyle bir sistemine ülkemizin ihtiyacı var. Gerçek bir sağlık sisteminin kurulmasını talep ediyoruz. Üniversitelerde bilimsel özerklik, liyakatın harekete geçmesini istiyoruz. Herke eşit ücretsiz sağlık hizmeti verilmesini istiyoruz. Meslektaşlarımızın emeklerine uygun bir şekilde emekliliklerine yansıyacak bir ücret talebimiz var. Bütün bunları haykırmak için buradayız. Bilim dışılığa karşı olmak için buradayız. Laiklikten, özgürlükten, bilimsellikten hekimler olarak söz verdik, vazgeçmeyeceğiz. Bu topraklarda vardık. Mücadelemize her zaman devam edeceğiz.”