Kim koruyor bu saldırganları? Ölmemizi mi bekliyorsunuz?

Dün akşam İstanbul’da gene bir meslektaşımız, Dr. Hasan Cabbar saldırıya uğradı ve ağır şekilde yaralandı. Halen beyin kanaması, kafatasında ve dirseğinde kırıklarla, yoğun bakımda yatmakta, hayati tehlikesi devam etmektedir.

Öncelikle değerli meslektaşımıza geçmiş olsun diyor ve bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyoruz.

Aynı zamanda zaten kimlikleri belli olan saldırganların bir an önce yakalanmalarını bekliyoruz.

Saldırı olayına ait ilk elden ulaştığımız bilgileri kamuoyunun dikkatine sunuyoruz:

1- Dün gece meslektaşımızı öldüresiye darp eden saldırganlar, meslektaşımızın çalıştığı hastanede iki ay kadar önce ameliyat ve sonrasında yatarak tedavisi ve takibi yapılan bir hastanın yakınlarıdır.

2- Bu saldırganlar ameliyat sonrasında meydana gelen (ve gene meslektaşlarımızın çabalarıyla tedavi edilen) bir komplikasyon nedeniyle ameliyatın yapıldığı hastaneyi ve doktorları suçlayıp 2 aydır tehdit etmektedirler.

3- Aynı saldırganlar geçen ay da hastaneyi basıp bir sağlık çalışanını darp etmişler ve olay adli makamlara yansıtılmasına rağmen serbest bırakılarak “icraatlarına” devam etmişlerdir.

4- Bu şehir eşkıyaları meslektaşımızı dün Çapa’da çalıştığı hastaneden çıkıştan itibaren takip etmişler ve Zeytinburnu’nda saldırıyı gerçekleştirmişlerdir.

Ve soruyoruz:

1- Nasıl oluyor da bu saldırganlar İstanbul’un göbeğinde, herkesin gözü önünde 2 aydır bir hastanenin çalışanlarını tehdit etmekte ve hiçbir şekilde engellen(e)memektedirler?

2- Nasıl oluyor da saldırganlar geçen ay da hastaneyi basıp bir sağlık çalışanını darp ettikleri halde ellerini kollarını sallayıp gezebilmekte ve saldırganlıklarına devam edebilmektedirler?

3- Nasıl oluyor da bu saldırganlar meslektaşımızı, dağ başında değil, İstanbul’un göbeğinde planlı bir şekilde takip edebilmekte ve saldırıyı gerçekleştirebilmekte ve de ellerini kollarını sallayarak kaçabilmektedirler?

4- Bu saldırganlar bu cüreti nereden, kimlerden almakta; kimlerden yardım ve destek görmektedirler?

5- Söz konusu grubun arasında bir özel harekatçının olduğu bilgisi doğru mudur ve bu olaylarla ilişkisi olup olmadığı araştırılmış mıdır?

6- Daha birkaç ay önce “bir kez daha” Meclis’ten geçirdiğiniz “Sözde Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasası”nın sağlıkta şiddeti önlemediğini anlamanız için daha kaç meslektaşımızın saldırıya uğraması gerekmektedir?

7- Hekimlerin ısrarlı taleplerine rağmen “TTB’nin Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasası”nı Meclis’ten geçirmemek için neden bu kadar direniyorsunuz?

Ölmemizi mi bekliyorsunuz?

Bir kez daha soruyoruz:

Ölmemizi mi bekliyorsunuz?

İstanbul Tabip Odası olarak peşini bırakmayacağız.

İSTANBUL TABİP ODASI