Timsahlar Gidecek, Biz Kalacağız!

KHK ihraçlarına, yaşanan hukuksuzluklara, ülkenin OHAL kararnameleriyle yönetilir oluşuna dikkat çekmek, “ötekilerin” çığlığına ve direnişine ses vermek adına hazırlanan “Timsah” tiyatrosu bu kez 19 Haziran 2017, Pazartesi günü 20.00’da İstanbul Anadolu Yakası’nda, Caddebostan Kültür Merkezi’nde sahnelendi.

Ülkede yaşanan hukuksuzluğa, haksızlıklara, aklı ve vicdanı zorlayan iktidar uygulamalarına karşı bir araya gelen yüzlerce kişi salonu büyük bir coşkuyla, hınca hınç doldurdu.

Haldun Taner’in bundan tam 57 yıl önce, üniversitelerinden uzaklaştırılan 147’lerle dayanışma için Dostoyevski’nin öyküsünden oyunlaştırdığı, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez’in de arşivden çıkartarak kitap haline getirdiği “Timsah” oyununun sahnesinde yine barış imzacısı olduğu için, demokrasiyi, özgürlükleri savunduğu için kurumlarından uzaklaştırılanlar vardı.

Tiyatro sanatçısı Orhan Alkaya’nın yönettiği, sahne tasarımını M. Nurullah Tuncer’in, efektleri Sercan Gidişoğlu’nun, müziği ise Ercan Usta’nın gerçekleştirdiği oyunun kadrosu ise aşağıdaki isimler oldu:

Hikaye Anlatıcı: Dr. Mustafa Sülkü

Aleksey Semyolof (Ivan’ın arkadaşı): Dr. Samet Mengüç

Ivan Ivanoviç: Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu

Elena Ivanova (Ivan’ın karısı): Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı

Dureşka (Ivan’ın kızı): Doç. Dr. Özlem Özkan

Abulof (Ivan’ın müstakbel damadı): Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu

Bay Şmit (Timsahçı): Dr. Mehmet Uhri

Bn. Şmit (Timsahçı’nın karısı): Dr. Melahat Cengiz

Maliçki Popoviç (Ivan’ın amiri): Prof. Dr. Cengiz Erçin

Sergey Semyonov (Ivan’ın iş arkadaşı): Dr. Ali Özyurt

Falcı: Prof. Dr. Zelal Ekinci

Prof. Zbignief (Dönemin ünlü doktoru): Prof. Dr. Taner Gören

General Konserdof: Prof. Dr. Özdemir Aktan

Baytar: Dr. Hüseyin Keskin

Nöbetçi Asker: As. Dr. Ersin Baltacı

Subay: Dr. Ali Şeker

Polis Komiseri: Doç. Dr. Haydar Durak

Bir Kadın: Dr. Arzu Kellecioğlu 

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez, oyunun sonunda yaptığı konuşmada “Bu coğrafyada zaman zaman insanın düşünmesi istenmez. Düşünenin düşündüğünü söylemesi istenmez. Eğer düşünen düşündüğünü yüksek sesle söylerse başına çok şeyler gelir. Dostoyevski bunları anlatmayı amaçlamıştı. Dostoyevski’den ilham alan Haldun Taner 1960’da bu oyunun ilk halini bu sebeple yazmıştı. O yıl, askeri hükümet döneminde 147 öğretim üyesi üniversitelerinden uzaklaştırılmıştı. Aradan yıllar geçti; 1980 askeri darbesi döneminde bu kez, 1402’likler olarak andığımız çok sayıda düşünen, barış ve demokrasi isteyen insanlar kurumlarından uzaklaştırıldı. 1402’likler arasında, bugün bu oyunu sahnelememizi sağlayan, değerli sanatçı Orhan Alkaya da vardı” diyerek Timsah oyununu yöneten Alkaya’yı alkışlarla sahneye davet etti.

Ardından TTB Yüksek Onur Kurulu Üyesi Dr. Ali Çerkezoğlu bir konuşma yaptı ve “Gördüğünüz gibi barış isteyen akademisyenler hiç de timsahın midesinde oturmaya niyetli değiller. Ve hiç kimsenin bu timsah tarafından yutulmasına izin vermeyecekler. Sadece akademisyenleri değil, gazetecileri tutuklayanlara, milletvekillerini tutuklayanlara, doğamızı katledenlere karşı, referandumda oylarımızı çalan timsahlara karşı hep birlikte, yan yana durmak istiyoruz” sözleriyle seyircileri sahneye davet etti.

Sahnede “Akademi her yerde, Sanat her yerde, Barış her yerde” pankartı açıldı ve hep bir ağızdan “Karanlığa Teslim Olmayacağız”, “Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam”, “Hayır Bitmedi, Daha Yeni Başlıyor” sloganları atıldı.



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası