"Sağlık piyasa kurallarına teslim edilemez"

"Sağlık piyasa kurallarına teslim edilemez" .

      İstanbul Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (SES) 16 Nisan Çarşamba günü Kadıköy İskelesi'nde kitlesel basın açıklaması düzenledi. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu tarafından okunan basın açıklamasının ardından hükümetin sağlık politikalarını temsil eden uçan balonlar havaya bırakılarak
21 Nisan G(ö)rev eylemi ile ilgili bildiriler Kadıköy İskelesi'nde halka dağıtıldı. 

     Dr. Ali Çerkezoğlunun "sağlığın piyasa kurallarına teslim edilemeyeceğini" ifade ettiği basın açıklamasında şöyle denildi:

     "AKP Hükümeti gene "Reform" adı altında sosyal haklarımıza el atıyor!. "Sosyal Güvenlikte Tek Çatı" diyerek emekli olmayı daha da zorlaştırıyorlar. Artık emekli olabilmek için 68 yaşına kadar çalışmamız ve 9.000 gün prim ödememiz gerekecek. Emekli maaşlarımız ise, tam tersine, düşecek. Memur emeklileri % 33, SSK ve Bağ-Kur emeklileri % 23 daha az maaş alacak. Çalışanlar için emekli olmak; emekliler için yaşamak hayal oluyor!

     "Genel Sağlık Sigortası" ile herkesin sağlık sigortası olacak deniyor. Oysa Her yurttaş zorunlu olarak aylık 61 milyonla 396 milyon TL arasında prim ödeyecek. Primini ödeyemeyenler ise sağlık hizmeti alamayacak.

     Hükümet yetkilileri "yoksulların primini devlet ödeyecek" diyorlar. Peki kimler yoksul kabul edilecek? Hükümete göre ancak aylık geliri 117 milyon TL'den az olanlar yoksuldur. Daha fazla kazanan herkes ise prim ödemek zorundadır.

     Sağlık hizmetine ulaşmak için bir de "katılım payı" adı altında para ödememiz gerekecek. Doktora her gittiğimizde 2 milyon TL ödenecek. Şimdiye kadar laboratuar, röntgen gibi tetkikler için para ödemiyorduk. Bundan sonra bu hizmetler için de para ödeyeceğiz. Hiçbir düzenli geliri olmayan Yeşil Kartlılar da, sokaklarda yaşayan vatandaşlar da bu parayı ödemezlerse muayene olamayacaklar. 

     Üstelik hastaneye yattığımız zaman da yatak ücreti vermek zorunda kalacağız. Peki bu "katılım payları"nı niçin ödeyeceğiz? Hükümete göre "sağlık hizmeti nasılsa bedava" diye sürekli hastaneye gidip gereksiz yere kuyruklara giriyormuşuz. Devletin bize tanıdığı imkânları "istismar" ediyormuşuz. Sık sık kalp, böbrek, kanser hastası olup devleti zarara uğratıyormuşuz. İşte bu yüzden yararlandığımız bütün hizmetlerden para alacaklar.

     Sonra da bu paraları özel sektöre aktaracaklar. Sağlığımız piyasanın vahşi koşullarına terk edilecek. "Genel Sağlık Sigortası"nın külfetini bütün hastalar çekecek. Nimetinden ise özel hastane patronları faydalanacak.

     Biz sağlık çalışanları, işte bütün bu kötü uygulamalara karşı; İş güvencemiz, insanca yaşayacak ücret, sağlık hakkı için 21 Nisan Perşembe günü bütün  sağlık kuruluşlarında
g(ö)revdeyiz".