İ.Ü. Rektörü YÖK Düzeninde İcraatlarına Devam Ediyor

BASIN AÇIKLAMASI 16.06.2004
     
İ.Ü. Rektörü YÖK düzeninde icraatlarına devam ediyor :
     Prof.Fincancı ve Prof.Koç idari görevlerinden alındılar


     İstanbul Ünüversitesi öğretim üyelerinden Sayın Prof.Dr.Şebnem Korur Fincancı ve Sayın Prof.Dr.Sermet Koç İ.Ü.Rektörlüğünün �hizmet içinde taşıdığı resmi sıfatın gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunma� suçlaması sonucu Anabilim Dalı Başkanlığı görevlerinden alınmışlardır.
     Her iki profesörün de İstanbul Üniversitesi Rektörünü �intihal�den (bilimsel hırsızlıktan) suçlu bularak meslekten men cezası alma sürecini başlatan Tabip Odası Onur Kurulu üyeleri olmalarını kamuoyunun dikkatine sunmak istiyoruz. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği 28 Kasım 2003� te yaptığı basın açıklaması ile hem intihalden suçlu bulunan İ.Ü.Rektörünün, hem de bildiği ve görevi olduğu halde bu duruma müdahale etmeyen dönemin YÖK Başkanının görevlerinden ayrılmalarını talep etmiştir.
     Ancak İ.Ü.Rektörü görevinden istifa etmemiştir. Kendisini atayan makamlar tarafından görevden alınmayınca da bilinen icraatlarına devam etmiş ve etmektedir. Bu durumda Fincancı ve Koç�un haklarında soruşturma açılarak idari görevlerinden alınmaları zaten beklenen bir sonuçtu. Böylece söz konusu öğretim üyelerinin özellikle uzmanlık alanları ile toplumu uyarma görevleride akademik etiğe aykırı olarak engellenmiştir. Bu bağlamda üniversitelerimizde �akademik özerklik�in neyi ifade ettiği sorusu gündeme gelmektedir.
     Yıllardır birbirini izleyen soruşturma, aylıktan kesme, olumsuz sicil, idari görevden alma, mahkeme kararlarını uygulamama olayları üniversitelerimizin YÖK düzeninde ne hale düştüğünün en açık örneklerini oluşturmaktadır.
     Eşitler arasında birinci konumda olmaları gereken rektörlerin uygulamalarına bakıldığında Cumhurbaşkanı tarafından atanmış olmalarını �dokunulmazlık zırhı� olarak algıladıkları görülmektedir. Rektörlerin keyfi davranışlarına yıllardır sessiz kalan YÖK� ün de denetim görevini yerine getirmediği ortadadır. Bu durumda antidemokratik uygulamaların yoğunlaştığı üniversitelerimizin bu olumsuzlukları geride bırakıp çağdaş, demokratik, özerk ve üretken bir yükseköğretim sistemine ulaşması ülkemizin en öncelikli sorunlarından biri olarak kabul edilmelidir.
     Konu siyasi bir konu değil, ülkemizin temel sorunlarından biridir. İktidarı ve muhalefeti ile Meclisimizin konuyu ele alıp olağanüstü dönemin ürünü olan YÖK düzenine bir son vermesini bekliyoruz.
     Sadece ve sadece gerçeği söyledikleri için cezalandırılan meslektaşlarımızın derhal görevlerine iade edilmelerini talep ediyoruz.
     Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

     ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİ DERNEĞİ,
     İSTANBUL MESLEK ODALARI KOORDİNASYON KURULU
     SAĞLIK EMEKÇİLERİ SENDİKASI İSTANBUL ŞUBELERİ,
     ADLİ TIP UZMANLARI DERNEĞİ



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası