Hrant Dink'in Ölümünün 100.Günü Nedeniyle yapılan Anma Etkinliğine İTO Destek Verdi

HRANT DİNK�İN ÖLÜMÜNÜN 100. GÜNÜ NEDENİYLE AGOS GAZETESİ ÖNÜNDE YAPILAN ANMA ETKİNLİĞİNE İSTANBUL TABİP ODASI DESTEK VERDİ.

HRANT DİNK CİNAYETİNİ İZLEME KOORDİNASYONU�NUN YAPMIŞ OLDUĞU 29 NİSAN 2007 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI EKTEDİR.


*************
BASIN AÇIKLAMASI: 29 Nisan 2007

Değerli Basın Mensupları,

Cinayetin 100�üncü gününde, aramızdan koparıldığı bu yerde, ardından yürümüş yüzbinlerin temsil ettiği milyonların sesi olarak soruyoruz:

100 günde ne oldu?

Bu cinayetin soruşturmasını ve bugün, hazırlanarak mahkemeye gönderildiği kamuoyuna açıklanan iddianamesini, Pelitli�de birbirleriyle ev arkadaşı 8 � 10 genç ile sınırlı tutabilir misiniz ?

Hayır tutamazsınız.

24 Şubat 2004�den başlamalısınız. Hrant Dink�in İstanbul Vali Yardımcısı�nın makamına çağrılıp usulünce tehdit edildiği günden. O odada vali yardımcısının yanında bulunan iki kişiden başlamalısınız. İfadelerini almalısınız, niyetlerini sormalısınız, kimin talimatıyla bu işi yaptıklarını sormalısınız. Bunları, bu kişileri mahkemeye çıkartarak yapmalısınız, avukatların sorularına muhatap kılmalısınız.

19 Ocak tarihine adım adım ilerlemelisiniz. 24 Şubat�tan sonra ilk adımınız, ertesi gün Agos�un önünde yapılan ve Hrant Dink�in ölümle tehdit edildiği gösterinin faillerini soruşturmak, arkalarındaki bağlantılara ulaşmak, ifadelerini almak ve mahkemeye çıkartmak olmalıdır.

Basın açıklamamızı bu detay ile sürdürmeyeceğiz elbette.

Ama halkın vicdanının sesi olarak yineleyelim: Hukuki süreçten ne beklediğimizi biliyoruz. Ne olması gerektiğini biliyoruz. Yukarıda belirttiğimiz, beklediğimizin başlangıç adımıdır.

Türkiye�nin geleceğini karartmak için işlendiği çok açık olan bu siyasi cinayeti gerçekleştiren organizasyonun bütünüyle sorgulandığı, sergilendiği bir iddianame bekliyoruz. Ülkemizin siyasi tarihinde milat olan bu olayın hakkı budur. Bu ülkenin geleceğinin aydınlığı, bu emek, özen ve sorgulayıcılığa sahip bir hukuki sürecin yaşanmasına bağlıdır.

Adalet istiyoruz.

Ulkede adalet kurumunun çalışması için vergi veriyoruz.

Karşılığını istiyoruz; bu hakkımız.

Bugüne dek süren soruşturmadan, yapılan hazırlıktan, bilgimize yansıyanları hiç anlamlı bulmuyoruz. Durmadan alınıp bırakılan ev arkadaşlarından ibaret bir iddianame ile karşımıza çıkmayınız.

O zaman vicdanımız rencide olur, yaralanır.

Eğer failler, meşhur yayın yönetmeninin yazdığı gibi �psikolojilerini bozan etkenlerin anlaşılması ve islah edilmeleri gereken gençler� ise, islah etmemiz gereken bir çocuğun, cep telefonu sim kartları, ile Samsun�da, hem asker kişiler, hem emniyetten kişiler niye oynarlar? Bu kartları, bir bulurlar, bir kaybederler sonra yine bulurlar..

Bu süreçte, bu vahamette, akıllarımızı durduracak daha nice vak�a oldu. Hepsini biliyoruz.

Susurluk sürecinde sorgulanamamış Veli Küçük ve avanesi, iddianamede yer almalı, Hrant Dink�in yargılandığı davaya müdahil olmasından, 19 Ocak gününe kadar kurduğu bütün bağlantılar incelenmelidir.

İstanbul Emniyet Müdürü�nün aylar öncesinden Hrant Dİnk�in vurulacağını � kimlerin vuracağına kadar � bildiği sabittir. Yargılanmalıdır.

Cinayet anında Dink�in en az 4 kişilik bir infaz ekibi tarafından izlendiği, ablukaya alındığı, tanık anlatımlarından ve ortaya çıkarılabildiği kadarıyla görüntü kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bunlar kimlerdir? Açıklanmalıdır.

Anka Ajansı, zanlılardan Erhan Tuncel�in hem emniyetin, hem askeri istihbaratın memuru olduğunu açıkladığı gün, Emniyet Genel Müdürlüğü açıklamasıyla tehdit edildi ve haberini geri çekmesi istendi. Kaynağına güvendiğini açıklayarak haberini geri çekmeyen Anka Ajansı�na, 2 gün sonra gece, gizlice girilip, sadece bilgisayar belleklerinin alınıp götürülmesini, adi hırsızlık sayacak ve buna gözünü kapatabilecek bir iddianame düşünülebilir mi?

İddianamede ve yargılamada bu hadiselerin hepsinin birbirleriyle bağlantıları ve aralarındaki neden � sonuç ilişkileri ile sorgulanmasını istiyoruz.

Bunun aksi, hukuki bir skandal olacaktır.

Kimse bizim aklımızla, vicdanımızla alay etmeye kalkmasın. Halkın vicdanı ile alay etmeye kalkanlar, vicdanını rencide edenler, tarihen mahkum olurlar, mahvolurlar.

Değerli Basın Mensupları,

Bekliyoruz!

Neyin ne olduğunu bilerek, bütün süreci, şaşmaz sağduyumuzla okuyarak, anlayarak bekliyoruz.

100 gün değil, 100 yıl geçse unutmayacağız.

200�üncü gün de, 7 Ağustos günü de burada olacağız. İzleyeceğiz, soracağız..

Hrant Dink Cinayetini İzleme Koordinasyonu



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası