“Toplum Sağlığı Merkezleri Kurulması Ve Çalıştırılmasına Dair Yönerge” Yürürlüğe Girdi

Aile Hekimliğinin Pilot Uygulandığı İllerde Toplum Sağlığı Merkezleri Kurulması ve Çalıştırılmasına Dair 26.01.2010 tarihli Yönerge yürürlükten kaldırılarak, 03.08.2011 tarihinde “Toplum Sağlığı Merkezleri Kurulması ve Çalıştırılmasına Dair Yönerge” yürürlüğe girdi.

Hatırlanacağı üzere, 26.01.2010 tarihli Yönerge’nin kimi maddelerinin iptali için açılan dava sonucunda Danıştay 10.  Dairesi; Yönergenin 25. maddesinin 2. fıkrasının, 34. maddenin 2. fıkrasının (ğ) bendinin ve geçici 1. maddesinin yürütmenin durdurulmasına karar vermişti. Bu karar ve yargı kararına ilişkin ayrıntılı yazı, güncel hukuk sayfalarında yer almaktadır.

Bu kararlar sonrasında Yönerge’de değişiklik yapılmış ve TSM sayıları sınırlandırılmıştı. Türk Tabipleri Birliği tarafından bu değişiklikler de yargıya taşındı ve Danıştay 10. Dairesi; TSM sayılarını sınırlayan Yönerge’nin 5. maddesinin 1. fıkrası ile Geçici 2. Maddesi hakkında da yürütmenin durdurulması kararı verdi. Bu karar ile ilgili ayrıntılı bilgiye de, güncel hukuk sayfalarından ulaşılabilir.

03.08.2011 tarihinden itibaren ise “Toplum Sağlığı Merkezleri Kurulması ve Çalıştırılmasına Dair Yönerge” ile karşı karşıyayız.

D E Ğ E R L E N D İ R M E

1- Yönerge’de yapılan tek değişiklik; “Hukuki Dayanak” maddesinde karşımıza çıkmaktadır.  4. maddede sıralanan hukuki dayanaklara, “Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği” de eklenmiştir.

Bakanlık Olur’unda değişikliğin nedeni, Danıştay 10. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararında yer verdiği;

“…5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen hususların, aynı madde uyarınca Yönetmelikle düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında, dava konusu Yönergenin dayanağının doğrudan sözü edilen Yasa maddesi olmasına ve bu maddede belirtilen hususların dava konusu Yönerge ile düzenlenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.”

gerekçesi olarak izah edilmektedir.

2- Hukuki dayanaklar konusunda, Danıştay 10. Dairesi’nin kararını önemseyen/bu karar gereğince değişiklik yapan Bakanlık, Danıştay’ın diğer maddeler için yaptığı yorumları dikkate almamış, yargı kararını yok saymıştır. Örneğin, toplum sağlığı merkezlerinin sayısını sınırlayan, 5. maddenin 1. fıkrası ile Geçici 2. Madde, Danıştay 10. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararına rağmen aynen korunmuştur.

3- Danıştay 10. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararı verdiği, bir diğer madde de
Geçici 1. Maddedir. Bu madde de yürütmeyi durdurma kararına rağmen, yeniden düzenlenmemiş, aynen korunmuştur.

Madde;

“Geçici Madde 1- Aile hekimliği uygulamasına geçen illerdeki sağlık evi, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri, dispanserler ve diğer benzer birinci basamak sağlık kurum ve kuruluşları ile birimleriyle halk sağlığı laboratuarları personeliyle birlikte toplum sağlığı merkezlerine bağlı birer birim olarak çalışırlar. Kapatılan sağlık birimlerinin kadroları, faaliyet alanındaki toplum sağlığı merkezinin kadrosuna aktarılır. Bu kadroların ilave edilmesiyle toplum sağlığı merkezlerinin standart kadrolarının aşılması halinde standart fazlası personel Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği hükümlerine göre diğer sağlık kurum ve kuruluşlarına atanır.”

düzenlemesine yer vermekte olup, Danıştay 10. Dairesi, maddenin yürütmesini;

“…26.10.1994 tarih ve 22093 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yatak ve Kadro Standartları Yönetmeliğinde,15.5.2008 tarih ve 26877 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile yapılan değişiklikle Toplum Sağlığı Merkezi tanımlanmış, ancak Yönetmeliğe aykırı olarak dava konusu Yönerge ile Toplum Sağlığı Merkezlerinin tanımı genişletilmiştir.”

gerekçesiyle durdurmuştu.

Ancak bilindiği gibi, 26.01.2010 tarihli Yönerge’den sonra, 25.05.2010 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği ile toplum sağlığı merkezi için oldukça geniş(!) bir tanım yapılmış ve anılan Yönetmelik de, Yönerge’nin dayanakları arasına eklenmiştir. Böylece Sağlık bakanlığı içerikte herhangi bir değişiklik yapmaksızın, sadece dayanak düzenlemeleri değiştirerek, durumu “hukuka uygun”(!) hale getirmiştir.

4- Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı verdiği, 25. maddenin 2. Fıkrası (İlgili mevzuata uygun olarak ortak sağlık ve güvenlik birimi kurabilir ve/veya ihtiyacı olan personeli hizmet satın alma yoluyla temin edebilir) ile “Hekimin Görevleri” başlıklı 34. maddenin 2. fıkrasının (ğ) bendi de (Gereken hallerde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütür.) aynen korunmuştur.

Yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi,

“Yönergenin çıkarıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve 15.8.2009 tarih ve 27320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan işyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelikte, Toplum Sağlığı Merkezlerinin işyeri ortak sağlık ve güvenlik birimi kurabilmelerine olanak veren bir kural yer almaması”dır.

Ancak bilindiği gibi, Danıştay kararına gerekçe olan “İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik” hali hazırda yürürlükte olmayıp, daha sonra yürürlüğe giren, “İşyeri Hekimlerinin Görev, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik”te ise, toplum sağlığı merkezlerinin işyeri hekimliği hizmetleri için yetkilendirilebileceğine ilişkin hüküm bulunmaktadır.

5- Sonuç olarak, Danıştay 10. Dairesi yürütmeyi durdurma kararlarında,
Yönetmelik ile düzenleme yapılması gereken konulara, ısrarla işaret etmekte; ancak Bakanlık yargı kararlarını yok saymakta/Yönerge ile düzenlemeler yapmaya devam etmektedir.

Pek çok yönüyle hukuka aykırı olan bu Yönerge, Türk Tabipleri Birliği Hukuk Bürosu tarafından yargıya taşınmıştır.

23.09.2011


İstanbul Tabip Odası
Hukuk Bürosu



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası