Üniversitelerde Tam Güne Geçiş Süreci Açıklama Ve Bilgilendirme

“Üniversitelerde Görev Yapan Hekimlerin Tam Güne Geçiş Sürecinde Dikkat Etmesi Gereken Hususlar” başlıklı yazının web sitesinde yayınlanmasının ardından çok sayıda başvuru ve soru ile karşı karşıya kaldık.

Hukuk Büromuza ulaşan soruları (ve cevaplarını) aktarıyoruz.

Soru: Kısmi statüde çalışan tüm hekimlerin, “tam gün statüsüne geçme” dilekçesi vermesi gerekir mi?

Cevap: Önceki yazıda ayrıntılı olarak açıkladığımız gibi Anayasa Mahkemesi tarafından geçici 57. Maddede yer alan “Bu süre içerisinde talepte bulunmayanlar istifa etmiş sayılır.” ibaresi hukuka aykırı bulunmuş ve iptal edilmiştir.   

Dolayısıyla dilekçe vermeyenlerin istifa etmiş sayılacağından söz etmek mümkün olmadığından; kısmi statüde çalışan hekimlerin ayrıca bir talepte bulunmalarına ve/veya “tam güne geçiş” dilekçesi vermelerine gerek yoktur. 

Soru: Hazırladığınız dilekçeyi hangi statüdeki/konumdaki hekimlerin vermesini öneriyorsunuz?

Cevap: Üniversite Dekanlıkları tarafından Anabilim Dallarına gönderilen yazıda kısmi statüde çalışan ve çalışma süresi (sözleşme süresi) biten hekimlere çağrı yapılıyor ve bu konumdaki hekimlerin 30.01.2011 sonrasında da üniversitede çalışmaya devam edebilmeleri için tam gün statüsüne geçme dilekçesi vermeleri gerekip gerekmediği konusunda hukukçuların farklı yorumlar yaptığı belirtilerek, “olası üzücü durumları önlemek amacıyla”, önceden dilekçe verilmesi  öneriliyordu.
 
Hukuk Büromuz tarafından oluşturulan dilekçe de, bu konumda yani kısmi statüde çalışma sözleşmesinin süresi biten öğretim üyelerine yönelik hazırlandı.

Bu konumdaki hekimlerin, herhangi bir tereddüte neden olmamak için dilekçe verebileceğini, ancak dilekçelerin içeriğinin dikkatli oluşturulması gerektiğini belirtmiştik. Hak kaybına yol açmayacak yani ilgili hekimin; (bu içerikte dilekçe verdiği gerekçesiyle) mesai saati sonrasında mesleğini icra etmesine engel olmayacak şekilde kaleme alınan dilekçe örneğini daha önce paylaşmıştık. Ekte yeniden sunuyoruz. 

Soru: Kısmi statüde çalışan ve sözleşme süresi henüz dolmayan hekimler, 30.01.2011 tarihinden itibaren hangi statüde çalışacaklar?

Cevap: Anayasa Mahkemesi’nin 4 Aralık tarihinde yayımlanan gerekçeli kararında   2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen geçici 57. maddesinin son tümcesinin hukuka aykırılık gerekçesi/iptal nedeni olarak;

5947 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 2547 sayılı Yasaya eklenen Geçici Madde 57, Yasa’nın yayımlandığı tarihte üniversitelerde kısmi statüde çalışan doçent ve profesörlerin hukuksal durumlarını belirleyen bir kuraldır. 2547 sayılı YÖK Kanunu’nun 36. maddesinde yapılan değişiklik sonucu, profesör ve doçentlerin kısmi statüde çalışmalarına son verilerek, yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının tamamının üniversitelerde devamlı statüde çalışmaları öngörülmüştür. Bu nedenle geçici madde 57’de, kuralın yayımlandığı tarihte kısmi statüde görev yapmakta olan öğretim üyelerinden kanunun yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunanların devamlı statüye geçirileceği, bu süre içinde talepte bulunmayanların ise istifa etmiş sayılacağı belirtilmiştir.

Değişiklikten önceki düzenlemede, kısmi statüde çalışan öğretim üyelerinin kendi talepleri hariç, öngörülen iki yıllık süre dolmadan bu statünün sona erdirilemeyeceği konusunda yasal bir güvenceye sahip oldukları anlaşılmaktadır. Dava konusu tümce ile üniversitelerde öğretim üyesi olarak kısmi statüde görev yapan profesör ve doçentlere devamlı statüye geçmemesi halinde kanunla tanınan süreli çalışmanın, kanunla tanınan süre dolmadan istifa etmiş sayılmaları hukuk devletinin gereği olan belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri ile bağdaşmaz.

Diğer taraftan kısmi statüde çalışanların, bu durumlarının en az iki yıllık bir dönemi kapsadığı düşüncesiyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladıkları, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşuları öngörmek suretiyle belirledikleri açıktır. Yasayla elde edilen bu statünün çalışanlar için kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi olanaklı olmasa da yasada öngörülen süre yönünden meşru bir beklentiye sahip oldukları, bu beklentinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri gereğince korunmasının kabulü gerekir.

Açıklanan nedenlerle dava konusu tümce Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.” sonucuna ulaşmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin işaret ettiği hukuki çerçeve ışığında; kısmi statüde çalışan hekimlerden henüz süresi dolmamış olanlar, (sözleşme süreleri doluncaya kadar) kısmi statüde çalışmaya devam edebilecektir. 
 
Soru: Kısmi statüde veya tam gün çalışna hekimlerin mesai saatleri sonrasında özel bir sağlık kuruluşunda veya muayenehanede çalışması mümkün müdür?

Cevap: Hatırlatalım ki; Anayasa Mahkemesi kararının ardından, kamuda çalışan hekimlerin mesai sonrası mesleklerini serbest olarak icra etmelerinin veya özel bir sağlık kuruluşunda çalışmalarının önünde herhangi bir YASAL engel kalmadı. Sağlık Bakanlığı’nın aksi yöndeki açıklamaları nedeniyle, konu TTB tarafından Danıştay’a da taşındı. Danıştay tarafından da (Sağlık Bakanlığı’nın bu açıklaması) hukuka aykırı bulundu.
 
Bu çerçevede Üniversitelerde görev yapan hekimler de; mesai saatleri sonrasında, mesleğini serbest olarak icra etme hakkına sahiptir. Aksi yöndeki bir düzenleme/yasaklama yargı kararlarının ihlali anlamına gelir.


Bilgilerinize sunulur.29.12.2010

İstanbul Tabip Odası
Hukuk Bürosu

◊ Dilekçe örneği için tıklayınız



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası