Anadal-Yandal Uzmanlık Eğitimi Yapmak İsteyen Hekimlerden İstenen Yüklenme ve Kefalet Senedi Hakkında Hukuki Değerlendirme [09.2006]

181 sayılı "Sağlık Bakanlığı�nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"ye, 20.10.2005 tarih ve 5413 sayılı Kanun�la Ek 4. madde eklenmiş ve kadrosu Sağlık Bakanlığı�nda kalmak koşuluyla, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında (Adli Tıp Kurumu ve Üniversite Hastaneleri gibi) uzmanlık eğitimi veya yan dal uzmanlık eğitimi görmek isteyen hekimlere, eğitim bitiminde Sağlık Bakanlığı�na hizmet yapma yükümlülüğü, bir başka ifadeyle bir zorunlu hizmet daha getirilmiştir.
Madde düzenlemesine göre;
1- Bu yaptırım kadroları Sağlık Bakanlığı�nda olup, Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hükümlerince diğer kamu kurum ve kuruluşlarında uzmanlık eğitimi veya yan dal uzmanlık eğitimi yapmak isteyen hekimlerle sınırlıdır.
2- Bu şekilde görevlendirilenler, eğitimlerinin bitiminde görevlendirme süresi kadar Bakanlığa hizmet yapmakla yükümlü olacaklardır.
3- Bu kişilerden, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış "Yüklenme Senedi ile Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedi" alınacaktır.
4- Kadrosu Sağlık Bakanlığında bulunan, ancak diğer kurumlarda uzmanlık ve/veya yan dal uzmanlık eğitimi alan hekimler; hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden veya tamamlamadan görevinden ayrılır, müstafi sayılır, görevine son verilir veya devlet memurluğundan çıkarılırsa, kendileri için Bakanlıkça yapılmış olan her türlü ödemeler toplamından, hizmetin tamamlanan kısmı için hesaplanan miktar indirildikten sonra bakiye miktar kendilerinden tahsil edilecektir.
5- Tahsilat, borç miktarı ve ilgilinin durumu dikkate alınarak azami beş yıla kadar taksitlendirilerek yapılacaktır.
6- İlgili hekimin, uzmanlık eğitiminde başarısız olması veya kendi isteği ile uzmanlık eğitimini bırakması durumunda da, Bakanlığa hizmet yapma zorunluluğu değilse tazminat ödeme yükümlülüğü devam edecektir. Bu halde de, zorunlu hizmet süresi, eğitim görülen süreye göre değil, görevlendirme süresine (eğitim süresinin toplamına göre) belirlenecektir.
Görüldüğü üzere, bu düzenleme sadece ve sadece kadroları Sağlık Bakanlığı�nda olup, Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hükümlerince diğer kamu kurum ve kuruluşlarında uzmanlık eğitimi veya yan dal uzmanlık eğitimi yapmak isteyen hekimlerle sınırlı olduğundan, kimi Başhekimliklerin anladığı/uyguladığı gibi, zaten kadrosu Sağlık Bakanlığı�nda bulunan ve zaten Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde ihtisas yapmakta olan hekimlere uygulanması mümkün değildir.
Keza bu düzenleme, Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği 1.11.2005 tarihinden itibaren hüküm doğuracağından, 1.11.2005 itibarıyle ihtisasına zaten başlamış olan hekimlere, bu içerikli borçlandırıcı belgelerin imzalatılması da hukuka uygun değildir. Bir başka ifadeyle, Ek. 4. madde düzenlemesinin, yürürlülük tarihinden geriye işletilmesi mümkün değildir.
Aksi yöndeki tutum ve davranışlar ve/veya düzenlemeler hukuka açıkça aykırı olacaktır.
Ek 4. madde de belirtilen "Yüklenme ve Kefalet Senedi" hazırlanmış ve hekimlerin imzasına sunulmaya başlanmıştır. Bu senette yer alan maddelerin incelenmesi halinde, başkaca hukuka aykırılıkların bulunduğu görülmektedir. Öncelikle Yasa metninde, zorunlu hizmetin süresi "görevlendirme süresi kadar" belirlenmişken, adı geçen senetin 2. maddesinde bu sürenin "görevlendirme süresinin iki misli müddete" çıkarıldığı görülmektedir.
Keza, senedin 6. maddesinde belirtilen -uzmanlık eğitimi nedeniyle sarf edilen meblağın geri ödemesine ilişkin- düzenleme de, geri ödenmesi taahhüt altına alınan miktar fahiş olduğu gibi, Yasa metninde bu meblağın şu şekilde hesaplanacağı belirtilmiştir. "Kendileri için Bakanlıkça yapılmış olan her türlü ödemeler toplamından, hizmetin tamamlanan kısmı için hesaplanan miktar indirildikten sonra bakiye miktar kendilerinden tahsil edilir." Hukuk Büromuza yapılan başvurulardan, ilgili hekimden ve iki ayrı kefilinden, kefalet ve yüklenme senedinde noktalı olarak /boş olarak bırakılan bölümlere, yeni Türk Lirası olarak yapılmış masraflar için "iki misli", döviz olarak yapılan masraflar bölümü için de "50 bin Euro" yazmaları ve bu şekilde imzalamalarının istendiği öğrenilmiştir. Çok açık ki, bu düzenlemeler de Ek 4. maddeye aykırıdır.
Bu işleme maruz kalan ve kefalet ve yüklenme senedini imzalayan hekimlerin, uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açarak, bu zorunluluk ve hukuka aykırılıkları yargıya taşıması mümkündür. Yasaların hukuka aykırılıkları sadece Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenebildiğinden ve kişilerin doğrudan Anayasa Mahkemesi�ne başvurma hakları olmadığından, ancak kefalet ve yüklenme senedine ilişkin açılmış bir davada, Ek 4. maddenin yargısal denetimi için Anayasa Mahkemesi�ne itirazda bulunmak da mümkün olacaktır.
Ayrıntılı bilgi hukuk büromuzdan öğrenilebilir.

İstanbul Tabip Odası
Hukuk Bürosu



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası