Şişli Devlet Hastanesi’nin Kapatılarak aile hekimliğine tahsis edilmesi yargıya taşındı

Bilindiği gibi, 1960 yılında Şişli Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi olarak hizmete açılmış olup, 2005 yılında 5283 sayılı Kanun ile Sağlık Bakanlığı’na devredilen Şişli Devlet Hastanesi’nin varlığına 15.06.2010 tarihli Bakanlık onayı ile son verilmiş ve Temmuz ayının sonu itibariyle de hastanede verilen kamu sağlık hizmeti fiilen durdurulmuştur.

Son verme gerekçesi; Şişli Devlet Hastanesi’nin Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesine “semt polikliniği” olarak nakledilmesi ve sağlık hizmetinin tek başhekimlik çatısı altında yürütülmesi olarak açıklanmıştır.

Oysa Şişli Devlet Hastanesi’nin “semt polikliniği” olarak değerlendirilmeyeceği, hastane binasının aile sağlığı merkezine dönüştürüleceği ve aile hekimlerine kiraya verileceği bilinmektedir. Bu nedenle de Şişli Devlet Hastanesi’nden geriye, ne hekim, ne sağlık personeli, ne tıbbi cihaz, ne de mekan kalmıştır. Böylece 50 yıldır ilçe halkına etkin ve verimli bir şekilde hizmet veren 61 yataklı bir sağlık kurumu, ayaktan başvuran hastalara hizmet veren bir “polikliniğe”/ gerçekte ise aile sağlığı merkezine dönüştürülmekte, ilçede ikinci basamak kamu sağlık kurumu kalmamaktadır.

Açıklanan bu durum, geçtiğimiz yıl Beykoz Devlet Hastanesi ile Paşabahçe Devlet Hastanesi ve Validebağ Devlet Hastanesi ile Üsküdar Devlet Hastanesi “birleştirme” örneklerinde de yaşanmıştır. Belirtmek gerekir ki önemli rant alanlarında kurulmuş olan, birleştirilmesi daha doğrusu kapatılması düşünülen hastaneler sırasıyla;

• uzun süreler herhangi bir yatırım yapılmayarak, personel atanmayarak, var olan personel başka yerlere tayin edilerek “verimsiz” hale getirilmekte,

• “sağlık insan gücü” ve “tıbbi donanım” gibi hususların yetersizliğine işaret edilerek tek başhekimlik altında “birleştirilmek”te,
 
• personeli, teçhizatı, binasının “beğenilen” kısımları, “birleştiği” sağlık kuruluşuna taşınarak, iyice işi boşaltılmakta,

• son adımda iç donanım ve personelini de yitiren sağlık kuruluşu atıl hale getirilip, sağlık kuruluşu olmaktan çıkarılmaktadır.

Şişli Devlet Hastanesi’nde de birkaç senedir benzer bir süreç yaşanmış, uzman hekim sayısı azaltılmış, bu nedenle kimi poliklinikler zaman zaman hizmet verememiş ve bu durum da hasta sayısında azalmaya yol açmıştır. Ancak önemle belirtelim ki tüm eksikliklere rağmen Şişli Devlet Hastanesi’nde, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin %10’u kadar uzman hekim varken dahi, Şişli Etfal Hastanesi’nin 1/5’i kadar poliklinik yapılmakta ve günde 500 hastaya sağlık hizmeti sunulmaktadır. Bu durum, hem bölge halkının hizmet hastanesi niteliğindeki ikinci basamak sağlık kuruluşuna ihtiyacını ortaya koymakta, hem de hiçbir yatırım yapılmamasına rağmen Şişli Devlet Hastanesi’nin varlığını korumayı hak ettiğini göstermektedir. 

Devir/birleşme/kiralama/kapatma sıfatlarının hepsini içeren bu gayri hukuki durum, hastanede görevli sağlık çalışanlarını da, hizmet alan yurttaşları da son derece olumsuz etkilediğinden, meslek örgütü bu sürece müdahil olmuş ve görüşlerini kamuoyu ile paylamıştır. Son olarak da tarafımızdan birleştirme/devir/kapatma işleminin ivedilikle yürütmesinin durdurulması ve iptali talepleriyle idari dava ikame edilmiştir. Konuya ve davaya ilişkin gelişmeler ayrıca duyurulacaktır.

İstanbul Tabip Odası
Hukuk Bürosu



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası