BASINDA TAM GÜN

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA 'TAM GÜN' DARBESİ

'Tam Gün' yine gündemde Kamu hastanelerinde görev yapan hekimler, özel hastanelerde çalışamayacak, muayenehane açamayacak. Sağlık çalışanlarının karşı çıktığı tasarı, gelen tepkiler üzerine askıya alınmıştı. Hükümet, bu hafta tasarıyı Genel Kurul gündemine getirecek Hükümet, gelen tepkiler üzerine bir süre askıya aldığı, ve TBMM Genel Kurul gündeminde bekleyen, hekimler için "Tam Gün Yasa Tasarısı" olarak adlandırılan, düzenlemeyi bu hafta gündeme alıyor.
Haziran 2009'da TBMM Sağlık Komisyonu'nda kabul edilen Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına göre, devlet veya üniversite hastanelerinde görev yapan hekimler, özel hastanelerde çalışamayacak, muayenehane açamayacak.
Buna göre, personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden personele bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamının; klinik şefleri ve şef yardımcıları ile uzman tabip kadrosuna atanan profesör ve doçenderde yüzde 800'ünü geçemeyecek.
Bu ödemeler, uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerinde yüzde 700, pratisyen tabip ve diş tabiplerinde yüzde 500, idari sağlık müdür yardımcısı, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde 250, başhemşirelerde yüzde 200, diğer personelde ise yüzde 150 ile sınırlı olacak.
İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri hizmetlerde çalışan personel için yüzde 150 oranı, yüzde 200 olarak uygulanacak.
'NÖBET HİZMETLERİ' Nöbet hizmederi hariç olmak üzere, mesai saatieri dışında gelir getirici çalışmalarıdan doğan katkılarına karşılık olarak tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara bu oranların yüzde 30'unu, diğer personele yüzde 20'sini geçmeyecek şekilde ayrıca ek ödeme yapılacak. Sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenecek ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemeyecek.
'ÜNİVERSİTELER' Yükseköğretim Kanununa göre Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı ile bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görevlendirilenler, ilave ödemelerden yararlanmamak kaydıyla, Bakanlık merkez veya bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yaptıkları unvan için belirlenen ek ödemeden faydalandırılacak.
Sağlık kurum ve kuruluşlarında ihtiyaç duyulması halinde, ilgilinin isteği ve kurumlarının onamasıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevli sağlık personeli, haftanın belirli gün veya saatierinde veya belirli vakalar ve işler için görevlendirilebilecek. Yıl veya ay itibarıyla belirli bir süre Sağlık çalışanları Tam Gün Yasası'na güvencesiz ve düşük ücretle çalıştırmanın yasal zemini olarak bakıyor.
için görevlendirme halinde bu kişilere, sadece görevlendirildikleri sağlık kuruluşundaki döner sermaye işletmesinden ödeme yapılacak.
'TIP FAKÜLTELERİNDE DE TAM GÜN ÇALIŞMA' Tasarıya göre, öğretim elemanları, üniversitede devamlı statüde görev yapacak. Bu durumda, üniversitelerin tıp fakültelerinde görev yapan öğretim elemanları da tam gün çalışacak.
Öğretim elemanları, bu Kanun ile diğer kanunlarda belirlenen görevler ve telif hakları hariç olmak üzere, yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde ücretii veya ücretsiz, resmi veya özel başka herhangi bir iş göremeyecekler, ek görev alamayacaklar, serbest meslek icra edemeyecekler.
'DÖNER SERMAYE PAYLARI' Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirleri bakiyesinden, bu yerlerde; gelir getiren görevlerde çalışan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamından oluşan ek ödeme matrahının yüzde 8oo'ünü geçemeyecek.
EK ÖDEMELER Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ile sözleşmeli olarak çalışan personele ek ödeme matrahının; hastaneler başmüdürü için yüzde 250'si, başhemşireler için yüzde 200'ü, diğerleri için yüzde 150'si, işin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil servis hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 200'ü geçmeyecek şekilde aylık ek ödeme yapılacak.
Hekimler yasaya
neden karşı çıkıyor?
Tam Gün Yasası'nın geri çekilmesini isteyen Türk Tabipler Birliği'nden(TTB) yapılan açıklamada " Hekimler ve diğer sağlık çalışanları için; emekliliğe yansıyan, kalıcı özlük hakları ve insani yaşam koşulları yaratan, özelde çalışanlara da diledikleri kurumda çalışma olanağı sağlayan, emeğe saygının gösterildiği bir düzenlemeden yana olduğumuzu bildiriyoruz" denilmişti.
TTB, Tam Gün Yasası'na karşı çıkış gerekçelerini şöyle sıralamıştı: 1. Geçmiş dönemlerde kamu kurumlarında uygulanan tam süre çalışma zorunluluğu, başta tam gün ve eğitici tazminatı olmak üzere çeşitli kazanımlar getirmiştir. Ancak, daha sonra, bunların karşılanamamasını da içeren bir dizi sorun nedeniyle yarı zamanlı çalışmaya yeniden izin verilmiştir. Yeni bir düzenlemeye gidilerek, güvencesiz ve kaynağının ne olacağı belirsiz bir ücretlendirmeyle bugün getirilmek istenen tam gün çalışma zorunluluğunu bu şekliyle kabul etmek mümkün değildir.
2.Ülkemizde sağlıktaki temel sorunların başında, çıkarılacak yeni yasalarla, kamu ile Özel sağlık kurumu ayrımının kaldırılarak, kamunun özel sağlık kuruluşu anlayışına uygun olarak yapılandırılması gelmektedir.
Gündemdeki yasal düzenlemeler; a. Genel Sağlık Sigortası ile sadece prim ödeyebileceklere sınırlı bir sağlık hizmetinin sunulması, b. Kamu Hastane Birlikleri yasası ile kamu hastanelerinin "şirketleştirilmesi", c. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun muayenehanelerle anlaşma yapmaması ve son çıkan yönetmelikle Tıp Merkezleri ve Polikliniklerin kapanma durumuna gelmesi, d. Tam Gün yasasıyla Sağlık Bakanlığı'na bağlı sağlık kuruluşlarında ve üniversite hastanelerinde çalışan hekimlerin özlük hakları bakımından güvencesiz kalmasını getirecektir.
Tüm bu düzenlemeler, hekimlerin yanı sıra diğer sağlık çalışanları, üniversite ve Sağlık Bakanlığı eğiticileri ve sonuçta sağlık hizmetlerinin sunumu ve toplum sağlığı üzerinde olumsuz bir etki oluşturacaktır.
3. Bu koşullarda gündeme getirilen tam gün/tek iş uygulamasıyla; a. özelde büyük hastane zincirlerine, kamuda özelleştirilme yolundaki üniversite ve devlet hastanelerine ucuz iş gücü sağlanacak; b. hekimler düşük ücretle ve güvencesiz olarak çalışmaya zorlanacakc tıp ve uzmanlık eğitiminin niteliğinin yükseltilmesi yerine, üniversite ve eğitim hastanelerinde döner sermayeye daha çok kazanç sağlamak için performans yöntemiyle daha fazla işlem yapılması hedeflenecek; d. eğitici niteliği taşıyan belirli bir orandaki hekimin kurumlarından ayrılmalarına yol açarak tıp eğitimi olumsuz etkilenecektir 4. Sadece kamuda çalışmayı tercih eden öğretim üyeleri ve hekimler nitelikli emeklerinin karşılığında performansa dayalı ödeme değil, özlük haklarının en üst düzeyde tutulduğu güvenceli ücret ile teşvik edilmelidir

04.01.2010 tarihinde BİRGÜN Gazetesinde yayınlanmıştır.

DOKTORLAR 'TAM GÜN'E KARŞI 3 AYLIK EYLEM OLANI HAZIRLIYOR 

ESENGÜL METİN

Doktorların kamu hastanelerinde tam gün çalışmasını öngörüp muayenehane hekimliğini ortadan kaldıracak "Tam Gün Yasa Tasansı"nın bu ay yeniden TBMM Genel Kurulu'na alınması gündemde. Haziran 2009'da TBMM Sağlık Komisyonu'nda kabul edilen tasarı gelen eleştirilerle askıya alınmıştı.
Hekimler tasarıya ve SGK tarafından yapılan son değişikliklere karşı tavırlarını sergileyecekleri bir eylem planı hazırlığında.
Ocak ortasından itibaren bir eylemlilik süreceğine gireceklerini ifade eden İstanbul Tabipler Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen şöyle dedi: "Sağlık Bakanlığı her fırsatta 2010 yılında Tam Gün Yasası'nın çıkarılacağını söylüyor.
Çalışmayı sınırlamayan, güvence garantisi getirmeyen, emekliliğe yansımayan çalışma koşullarını iyileştirmeyen bir yasayı kabul etmemiz mümkün değil. Eczacılara yapılan haksızlık, hastanelerde hasta katılım paylarının artması gibi pek çok sorun da gündemde. 400 kalem ilaç SGK kapsamından çıkarıldı. Ocak ayının ikinci yarısı taleplerimizi ortaya koyacağız, karşılanmazsa da bir eylemlilik süreci başlayacak, 3 ay sürecek. Eylem planımız içerisinde alanlara çıkmak, hastane önünde nöbet tutmak ve birden fazla gün iş bırakma var." r Tam Gün Yasa Tasarısı ne getiriyor?
Hekimlerin çalışma koşullarına ve düzenini yeniden ele alan tasarının en önemli iki maddesi, üniversitede yarı zamanlı çalışanların serbest meslek icrasının yasaklanması ve muayenehane sahibinin başka bir sağlık kuruluşunda çalışmasının engellenmesi. Kamu ve üniversite hastanelerindeki hekimlerin muayenehane açması ya da özel sektörde çalışması engelleniyor. Bunun dışında çalışma saatlerinde de değişiklik söz konusu.
Yasa, hekimleri çalıştıkları yere göre üçe ayırıyor. Bunlar, kamu kurumları, SGK'yla anlaşmalı özel kurumlar ve anlaşmalı olmayan özel kuruluşlar. Günlük çalışma süresi 8 saat olarak planlanıyor. Ancak gelirini artırmak isteyen hekimlere mesai dışı çalışarak daha fazla kazanabilme seçeneği sunuluyor.
Mevcul maaşlarda iyileştirme olmayacak ancak hekimlerin performans adı verilen döner sermayeden bir ek ödemeyle gelirlerini artırma şansı var. Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabip, diş tabibi ve uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlarla kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmak zorunda kalacaklar.
Yasaya neden karşı çıkılıyor? 
Tasarı insanca yaşanacak bir özlük hakkı içermiyor. 
-Tasarı günlük 8 saatlik mesainin üzerine aylık 130 saat nöbet, 120 saat icap nöbeti tutturup parasını ödeyeceğini, aylık 160 saatlik normal çalışma süresinin üzerine 250 saat de fazla çalıştıktan sonra daha da fazla çalıştırabileceğini ancak bunun parasını ödemeyeceğini söylemektedir. 
-Uluslararası Çalışma örgütü (ILO) sözleşmeleri herhangi bir meslek mensubunun fazla çalışmasının yılda 270 saati aşamayacağını söylüyor. Tasarı bir yıllık toplam fazla çalışma süresini sadece bir ayda yaptırmayı öngörebiliyor.
-Mesleki değerler, performans ödeme sistemi koşullarında "ne kadar tetkik/ ameliyat o kadar kazanç" anlayışıyla iyice tükenecektir.
-Bu durum tıp eğitiminin bütün aşamalarını (sürekli mesleki gelişim etkinlikleri vb.) olumsuz etkileyecektir. 
- Kamu/özel bütün hekimlerin, ücretinin düşürülmesi demektir.
-Uzun süre çalışmayı ve niteliksiz hizmeti doğurur. Hastaların sağlık hakkını tehdit eder.

04.01.2010 tarihinde MİLLİYET Gazetesinde yayınlanmıştır.