"Tam gün" sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar

TAM GÜN HAKKINDA
 Anayasa Mahkemesi ve Danıştay 5. Dairesi
Kararları Işığında
GÖZDEN KAÇIRILMAMASI VE
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Değerli Meslektaşımız,

Bilindiği gibi 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin iptal başvurusu Anayasa Mahkemesi tarafından 16.07.2010 günü karara bağlanmış ve 22.07.2010 tarih ve 27649 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Karar sonrasında Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan, kararın “üniversite öğretim üyeleri dışındaki hekimleri kapsamadığı, kamuda çalışan hekimlerin mesleklerini serbest olarak icra etmelerinin mümkün olmadığı…vb” açıklama ve değerlendirmeler hakkında da, Danıştay 5. Dairesi tarafından 21.07.2010 tarihli yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.

Bu kararlar ışığında; dikkat edilmesi gereken hususları bir kez daha hatırlatmak ve dikkatinize sunmak isteriz.

  1. 1 Ağustos tarihinden itibaren mevzuatta ve uygulamada full-time, part-time ayrımı kalmayacaktır. Tüm kamu çalışanlarının haftalık çalışma saati, tıpkı diğer devlet memurları gibi 40 saat olacaktır.

 

2- Tüm kamu çalışanlarının, İstanbul Valiliği tarafından belirlenen/ bildirilen Genelgelerde yer alan mesai saatlerine riayet etmesi son derece önemli ve gereklidir.

3- Mesai saatleri sonrasında, mesleğini serbest olarak icra etmeye devam edecek hekimler yönünden herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Bu nedenle çalıştıkları kamu kurumuna ayrıca bir bildirimde bulunmalarına gerek yoktur.

4- Aynı gerekçeler doğrultusunda, part-time çalışma diye bir kavram kalmadığından, çalışılan kamu kurumuna full-time çalışma yönünde her hangi bir dilekçe verilmesi de gerekmemektedir.

5- Döner sermaye ve performansın nasıl hesaplanacağı şu an net değildir. Part-time-full-time çalışma biçiminin yürürlükten kalkması nedeniyle, Sağlık Bakanlığı’nın, performans puanı hesaplama yönteminde yeni bir düzenleme yapması ve her iki çalışma biçimi arasındaki katsayı farkını kaldırması beklenmektedir. Ancak bu yönde değişiklik yapılıp yapılmayacağını, değişikliğin ne kadar sürede yürürlüğe gireceğini öngörmek bir hayli güçtür. Ancak gerekli düzenlemelerin yapılmaması halinde, konunun yargıya taşınması kaçınılmaz olacaktır.

Bu noktada tekrarlayalım ki; aslında mesai saatleri sonrasında mesleği serbest olarak icra etmeye devam ederken “full-time geçme” dilekçesi verilmesi, niyetten bağımsız yanlış anlaşılabilir ve döner sermaye hesabında karışıklıklara yol açabilir. Bu nedenle, çalışılan kamu kurumuna bu içerikte bir dilekçe verilmesine hukuken gereklilik olmadığını, her hangi bir dilekçe vermeyi planlayan hekimlerin de, hukuk büromuzdan destek almasının uygun olacağını yineliyoruz.

6- Odamıza hekimlerin, kimi Başhekimlikler tarafından dilekçe vermeye davet edildiği ve hatta zorlandığı yönünde başvurular olmaktadır. Daha önce herhangi bir nedenle, “tam güne geçiş” dilekçesi veren hekimlerin, sonrasında herhangi bir sıkıntı yaşamamak için, ekte yer alan dilekçeleri sunmasını mutlak olarak öneriyoruz.   

Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu


SAĞLIK BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE

Gönderilmek Üzere

…. HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ’NE;

Tarafımdan, Hastanemiz Başhekimliği’ne …. tarih ve …. evrak kayıt numaralı dilekçe ile, sonrasında herhangi bir hak kaybına uğramamak adına, “5947 sayılı Kanun uyarınca full time’a geçmek istediğim” bildirilmiştir.

5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin iptal başvurusu Anayasa Mahkemesi tarafından 2010/29 E. sayılı dosyada, 16.07.2010 günü karara bağlanmış ve 22.07.2010 tarih ve 27649 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

5947 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin değiştirilen; ikinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “ … bentlerden yalnızca birindeki …” ibaresi Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş ve bu ibarenin uygulanması sonradan giderilmesi güç zararlara yol açacağından yürürlüğü durdurulmuştur. Bu karar ile, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimlerin yalnızca kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmalarının zorunlu kılınması, başka kuruluşlarda çalışmalarının yasaklanmış olması durumu ortadan kalkmıştır.

Nitekim son olarak Danıştay 5. Dairesi tarafından, 2010/4406 E. ve 21.07.2010 tarihli yürütmenin durdurulması kararı verilmiş ve hekimlerin 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren kamu kuruluşlarındaki mesailerinin bitiminde mesleklerini başka yerlerde de yapabilmelerinin önünde hukuki bir engel olmadığı, yargı tarafından da doğrulanmıştır. 

Bu nedenle kamuda çalışan bir hekim olarak, tıpkı üniversite öğretim üyeleri gibi mesaimin bitiminde halen yapmakta olduğum kısmı zamanlı işimde/ muayenehanemde sağlık hizmeti vermeye devam etme hakkım bulunduğu kanısındayım. Yaptığım açıklamalar dikkate alınarak; her türlü hukuksal hakkım saklı olmak üzere, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından yürütmenin durdurulması kararları verildiğinden, …. tarih ve ….evrak kayıt numaralı dilekçemin geçersiz olduğunu dikkatinize sunar, işleme konulmamasını arz ederim. Saygılarımla.

Tarih

Dr. ……
İmza

 



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası