BAKANLIĞIN HASTANE BİRLEŞTİRME KARARLARINA TEPKİ

Validebağ ve Beykoz Devlet Hastanesi çalışanları, Validebağ Devlet Hastanesi bahçesinde 15 Temmuz 2009 öğle saatlerinde bir basın açıklaması düzenledi. “Kamu Hastaneleri Birliği” uygulamasının bir parçası olarak başlayan ve devam eden hastane birleştirilmelerinden hastanelerinin de nasibini almasını protesto ettiler. SES Anadolu Şubesi ve İstanbul Tabip Odası Hastane Temsilciliği tarafından düzenlenen basın açıklamasında "Bizler bu uygulamalardan ne ilk mağdur olanlarız, ne de son mağdurlar olacağız. Gerçekleştirilen hastane birleştirmelerinin hemen tamamında yapıldığı gibi bizler de hastanelerimizin birleştirilme sürecinin tamamen dışında bırakılmış ve yok sayılmışızdır. Çalıştığımız yerlerin birleştirildiğini hastanelerimiz idari yönetiminden veya bağlı bulunduğumuz kurumlardan herhangi birinin resmi ağızdan yaptığı bir açıklama ile değil tanıdık, eş, dost aracılığıyla öğrendik. Validebağ Devlet Hastanesi ve Beykoz Devlet Hastanesi çalışanlarını bu birleştirme uygulamasında fikrini dahi sormayarak sürecin dışına iten Sağlık Bakanlığı’nın bu tutumunu doğru bulmuyoruz" denildi. Odamız adına Dr. Hüseyin Demirdizen'in bir konuşma yaptığı açıklamaya, çeşitli sendika ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.

15.07.2009

BASIN AÇIKLAMASI

Sağlık hizmeti, kapitalizmin kar hırsına ve piyasanın insafına terk edilmemesi gereken bir hizmettir. Her insan en kaliteli sağlık hizmetine sadece tedavi amaçlı değil, daha baştan koruyucu hizmet odaklı bir sağlık hizmetine ulaşma olanaklarına sahip olmalıdır. Hem de bu hizmeti eşit, parasız ve sürekli alabilmelidir. İnsan sağlığı söz konusu olduğunda insanlığın yararına atılacak her adımı sağlık çalışanları olarak destekler ve sahip çıkarız. Ancak hepimiz biliyoruz ki sağlık hizmeti ücretli hale getirilmekte ve hastalarımızda sağlık kurumlarında müşteri gibi görülmektedir. SSGSS yasasının da geçirilmesiyle birlikte muayeneye gelen her hastamız katkı payı adı altında para ödemek zorunda bırakılmış ve mağdur edilmiştir. Son zamanlarda ise zaten sınırlı sayıda olan devlet hastanesi sayıları da çeşitli yöntemlerle azaltılmaya başlanmıştır. Hastane birleştirilmeleri vb. uygulamalar hiçbir açıklama yapılmadan ve sessizce hayata geçirildiği için biz sağlık çalışanları da ve hastanelerimizden sağlık hizmeti alan hastalarımız da kaygılanmakta.

Bu ülkenin çalışarak yaşamını sürdüren ve giderek daha fazla yoksullaşan insanlarına, emekçilerine “sağlıklı olmasa da” sağlık hizmeti vermeye çalışan kurumları ya fiilen kapatılarak ya da hizmet veremez hale getirilerek ortadan kaldırılmaktadır. Bu süreç iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Bir taraftan binlerce insan özel kapitalist işletmeler olarak üzerimize çöreklenmiş özel hastane vb. kurumlara doğru itilmekte, diğer taraftan da devlet hastaneleri olarak hizmet veren sağlık kuruluşlarında fedakârca çalışan binlerce insan daha kötü koşullarda ve geleceğe dair hiçbir beklentisi olmadan çalışmaya mahkûm edilmektedir. Bu gün bu ülkedeki sağlık çalışanlarının genel durumu budur. Üstelik her geçen gün de bu durum daha da kötüye gitmektedir.

Validebağ ve Beykoz Devlet Hastaneleri çalışanı olarak bizler de bu sürecin dışında değiliz. Bu gelişmelerin biri olan “Kamu Hastaneleri Birliği” uygulamasının bir parçası olarak başlayan ve devam eden hastane birleştirilmelerinden nasibini alan hastanelerin çalışanlarıyız. Bizler bu uygulamalardan ne ilk mağdur olanlarız, ne de son mağdurlar olacağız. Gerçekleştirilen hastane birleştirmelerinin hemen tamamında yapıldığı gibi bizler de hastanelerimizin birleştirilme sürecinin tamamen dışında bırakılmış ve yok sayılmışızdır. Çalıştığımız yerlerin birleştirildiğini hastanelerimiz idari yönetiminden veya bağlı bulunduğumuz kurumlardan herhangi birinin resmi ağızdan yaptığı bir açıklama ile değil tanıdık, eş, dost aracılığıyla öğrendik. Validebağ devlet hastanesi ve Beykoz Devlet Hastanesi çalışanlarını bu birleştirme uygulamasında fikrini dahi sormayarak rencide eden ve sürecin dışına iten sağlık bakanlığı’nın bu tutumunu doğru bulmuyoruz.

Ayrıca Validebağ Devlet Hastanesi Başhekimliği de çalışanlarını kendi geleceği ile ilgili konularda haberdar etmemeyi ve aldığı kararları çalışanlara zorla uygulatmayı alışkanlık haline getirmiştir. Bu güne kadar değişmeyen bu tutum da artık kabul edilemez. Bütün bu gelişmelere rağmen bizleri hala geleceği belirsiz bir şekilde çalışmak zorunda bırakan kurum idaresini ve diğer idari mercileri açıklama yapmaya çağırıyoruz. Ancak bu gün burada bir araya gelmekteki amacımız sadece bilgilendirme yapılmasını istemekten ibaret değildir. Bu hastanelerin çalışanları olarak taleplerimizin de bilinmesini istiyoruz.
1. Validebağ Devlet Hastanesi Çalışanlarını ve bu hastaneden hizmet alan hastalarımızı doğrudan ilgilendiren bu birleştirmenin amacı, kapsamı ve biçimi konusunda açıklama yapılarak bu konuda görüşlerimizin alınmasını istiyoruz.
2. Hastane birleşmesinin gerçekleşmesi durumunda hastanemizde çalışmakta olan 657, 657-4b kadrolarında veya sözleşmeli olarak taşeronda çalışan temizliğinden, güvenliğine, yemekhanesinden bilgi işlemine kadar tüm çalışanlarımız için yer değiştirme, istem dışı tayin, işten çıkarma vb. saldırıların gündeme gelmemesi, geldiği durumda da buna karşı duracağımızın bilinmesini istiyoruz.
3. İstanbul’un sayılı mekânlarından olan Validebağ ve Beykoz Devlet Hastaneleri arazisini kendi kar hırsına kurban etmek isteyenlerin uzun yıllardır gerçekleştiremediği emellerini bu vesileyle gerçekleştirmelerine dönük her girişime karşı çıkacağımızın da bilinmesini istiyoruz.

Ayrıca bu gün burada bulunup mücadelemize katılan ve destek veren kurumlara, basın emekçilerine ve hastalarımıza teşekkür ediyoruz. Bundan sonra vereceğimiz mücadelelerimizde de destek ve dayanışmalarını bekliyoruz.
“Örgütlüysek her şeyiz, örgütsüzsek hiçbir şey”

VALİDEBAĞ DEVLET HASTANESİ VE BEYKOZ DEVLET HASTANESİ ÇALIŞANLARI



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası