TTB MERKEZ KONSEYİ HÜKÜMETİ UYARDI: YANILTICI, DEMAGOJİK AÇIKLAMALARLA HEKİMLERİ SUSTURAMAZSINIZ

Hükümetin “Tam Gün” adını verdiği tasarının TBMM Sağlık Komisyonu’ndan geçmesinin ardından TTB Merkez Konseyi’nce 3 Temmuz 2009 günü İstanbul Tabip Odası’nda kamuoyunu bilgilendirmeye dönük bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Basın toplantısında tasarıda gelinen son nokta, önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek etkinlikler kamuoyuyla paylaşıldı.

Basın toplantısında konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy “Hükümetin Tam Gün adı altında gündeme getirdiği tasarı başta hekimler olmak üzere bütün sağlık çalışanlarının özlük haklarını, çalışma koşullarını, sağlık hizmetlerinin niteliğini belirleyecek, genel sağlık ortamını etkileyecek bir uygulamadır. Ancak bu denli ciddi bir konu ne yazık ki Sağlık Bakanlığı’nca gerçeği yansıtmayan beyanlarla kamuoyuna sunulmaktadır. Kamuoyuna yapılan ve hekimlerin 14-15 bin lira maaş alacağı vb. yanıltıcı açıklamalar hekimleri susturmak ve göz boyamak amaçlıdır. Türk Tabipleri Birliği olarak bu yanıltıcı propagandaya karşı öncelikle hekimler olmak üzere kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu taşıyoruz. Yine bu yasa tasarısı performansa dayalı bir sistemi dayatmakta, bu da vatandaşın cebinden çıkacak paraya dayalı bir sistemi beraberinde getirmektedir. Bu tasarıyla üniversite hastaneleri de performans çarkına mahkum edilmeye çalışılıyor, tıp fakültelerinde eğitim ve araştırma faaliyetleri baltalanıyor.Yaz süreci bilgilendirme amaçlı toplantı ve etkinliklerle yaşanacak, sonbaharda yine hekimlere ve vatandaşlara olan sorumluluğumuzun bir gereği olarak görev etkinlikleri gerçekleştirilecektir,” dedi.

Basın açıklamasını okuyan TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ali Çerkezoğlu ise yaptığı konuşmada “Sağlık ciddi bir alan, hekimlik ciddi bir meslektir. Hükümeti de aynı oranda ciddi davranmaya çağırıyoruz. Sağlık alanında gerçekleştirilecek düzenlemeler, uygulamalar hekimler dikkate alınmadan yapılamaz. Sorun muayenehaneler kapansın mı kapanmasın mı ikilemiyle değerlendirilemeyecek denli büyüktür. Sorun hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının özlük haklarını, çalışma koşullarını, sağlık hizmetlerinin niteliğini kapsayan bir sorundur. Hükümet demagojik, karmaşık, belirsiz tasarılar çıkartma geleneğini ne yazık ki Tam Gün tasarısında da sürdürmektedir. Oysa Sağlık Bakanlığı’nın demogojik açıklamalarını bizzat kendi tasarıları çürütmektedir” dedi.

TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Dr. Feride Bilgehan Aksu ise, yapılmaya çalışılanın hekim emeğini ucuzlatma çabası olduğunu, tıp fakültelerinde kontenjan artışıyla hekim sayısının artırılacağını, hekim işsizliğinin oluştuğu bir ortamda hekimlerin daha ucuza çalıştırılacağını vurguladı. “Dünya Ticaret Örgütü’yle yapılan anlaşmanın bir gereği olarak bütün hizmet sektöründe olduğu gibi sağlık hizmetleri de piyasalaştırılmaya çalışılıyor” diyen Dr. Aksu yaptığı konuşmada, Performansa Dayalı Tam Gün, Kamu Hastane Birlikleri, kontenjan artışları vb. adımların bir bütünün parçaları olduğunu, bu yanıyla konunun vatandaşa da olumsuz yansıyacağını, sağlık hakkının kısıtlanacağını belirtti.

TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu ise kamuda yapılacak düzenlemelerin, özelde çalışan hekimleri de, diğer sağlık çalışanlarını da etkileyecek bir kriter oluşturacağına, bu yanıyla konunun Bakanlığın iddia ettiği gibi sınırlı bir hekim kitlesinin değil tüm sağlık çalışanlarının sorunu olduğuna dikkat çekti.


BU YASA TASARISI KABUL EDİLEMEZ

03.07.2009

BASIN AÇIKLAMASI

BU YASA TASARISI KABUL EDİLEMEZ
HEKİMLER OLARAK YAZ SÜRECİNİN SAĞLIKTA “SICAK” GEÇECEĞİNİ DUYURUYORUZ.

Bilindiği gibi bir süredir ilgili kamuoyunu meşgul eden ve kısaca “tam gün” yasası olarak bilinen yasa tasarısı bir hafta önce bugün TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonundan geçti.  Komisyondan geçen tasarı kamuoyuna hekimlerin özlük haklarında ve özellikle de ücretlerinde ciddi artışlar olarak yansıtıldı. Baştan açıklıkla söylemeliyiz ki Sağlık Bakanı sayın Recep Akdağ ve Bakanlık güdümlü bir grup hekim dışında bu durum kabul edilemez bulunmaktadır.
Hekimlerin çalışma koşulları, özlük hakları ve ücretlerinin düzenlediği iddia edilen bu yasa tasarısı hükümetin diğer birçok konudaki yöntemi ve yansıtma biçimi ile kamuoyu gündemine giriyor. Rakamların çarpıtıldığı, kamuoyunun ve hekimlerin yanıltılmaya çalışıldığı, hekimlerle hastaları karşı karşıya getirebilecek demagojilerin yapılabildiği bir süreç işletiliyor. Öncelikle en açık biçimde ifade etmek gerekirse TTB hekimlerin özlük hakları, ücretleri ve mesleki gelecekleri ile halkın sağlığa erişim hakkını hiçbir zaman karşı karşıya getirmemiştir. Önceliğimiz geçmişte olduğu gibi bu günde; herkesin nitelikli sağlık hizmetine ulaşımının güvence altında olduğu bir sağlık ortamında, hekim ve diğer sağlık çalışanlarının özlük haklarının da güvenceli ve yeterli olmasıdır.
Komisyondan geçen yasa tasarısının hekim ücretlerine getirdiği “ciddi” artış hakkındaki gerçekliği sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Sağlık Komisyonunun yaptığı hesaplara göre alınabilecek ek ödeme tutarları en yüksek derece ve kademedeki hekim için (1/4) pratisyen hekim 549, uzman hekim 1008 ve klinik şefi için 1200 TL dir. Bunların hekimlere mevcut yetersiz maaşlarının üzerine ek bir gelir, yeni bir katkı olmadığı bilinmelidir. Bakanlık bu miktarları alacakları döner sermayeye mahsuben “avans” olarak vermeği taahhüt etmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde hekimlerin zaten almakta olduğu geliri yeni maaş artışı olarak yansıtan bir hükümet olduğunu sanmıyoruz.
Tek gerçeklik yıllar sonra emekli olacak hekimlere emeklilikte kademeli olarak sembolik bir katkının getirilmekte olduğudur.
Düzenleme hali hazırda emekli olmuş hekimler yönünden hiç bir iyileştirme getirmemektedir.
Yasa çıktıktan 1 yıl sonra emekli olacak hekimin emekli maaşında ise artış pratisyen hekim için 19,40-TL, uzman hekim için 36,11-TL, klinik şef ve yardımcısı için 44,19-TL olmaktadır.
Sağlık Komisyonunun hesaplarına göre bu günden itibaren 30 yıl ilave prim ödenmesi halinde hekimlerin eline geçecek emekli gelir artışları pratisyende 741, uzmanda 1370, şef şef yardımcısında 1688 TL dir.
Bu durumda az da olsa emekli maaşları yönünden iyileştirmeyi hissedebilme olasılığı olan kişiler, mesleğe yeni başlamış otuz-otuz beş yaşını aşmamış hekimlerdir.
Bu durum kabul edilemez. Sadece bir örnek olarak hakim ya da savcının 5.300 TL aldığı, emekli olduğunda ise 3.200 TL emekli maaşı verildiği bir ülkede mevcut uygulama doktorlarla dalga geçmek anlamı taşımaktadır.
Bildiğiniz gibi sağlık hizmeti bir ekip hizmetidir. Hekimlere hiçbir anlamlı katkı getirmeyen bu yasa tasarısında hizmeti birlikte ürettiğimiz ekip arkadaşlarımız olan diğer sağlık personelinin adı bile geçmemektedir. Bu durumun da kabul edilmesi mümkün değildir.
Geçtiğimiz hafta içerisinde gerçekleştirdiğimiz TTB 58. Büyük Kongresi’nde yasanın bütününün olumsuzluklar da değerlendirilerek aşağıdaki karar alınmıştır:
“12-TTB 58.Büyük Kongresi, hekimlerin özlük haklarında anlamlı hiçbir katkı içermeyen “Tam Gün” isimli yasa tasarısının TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonundan geçirilen metnini yeterli görmediğini ve hekimlerin emekliliğe yansıyacak başta gerçek maaşlarında ve diğer özlük haklarında anlamlı iyileştirmelerin yasalaşması için var gücüyle mücadele edeceğini oybirliğiyle ilan eder”.
Önümüzdeki yaz döneminde bu yasa tasarısı başta olmak üzere sağlığı piyasa dinamiklerine terk eden hükümetin “Sağlıkta Dönüşüm Programına” karşı etkinliklerimizi artırarak sürdüreceğiz.
Hekim ücretleri başta olmak üzere tüm personelin ücretlerinin bile vatandaşın prim ve katkılarına dayalı “döner sermaye” gelirlerine bağlanmasını, hükümetin sağlıkta maaşlar dahil her şeyin sorumluğundan kurtulmaya çalıştığını yurttaşlara anlatmaya çalışacağız.
Yaz boyunca ülkenin her yanında hekimlerin tamamını katacağımız bilgilendirme ve etkinlik programlarının değerlendirileceği toplantılar yapacağız. Diğer sağlık örgütleri ile bir araya gelerek birlikte yapacağımız etkinlikleri kararlaştıracağız.
Hükümetin bu yaklaşımının sürmesi halinde hekimler ve tüm sağlık çalışanlarının ücretleri, özlük hakları, mesleki gelecekleri konusunda en etkili yöntemlerle kararlı tepkilerini göstereceklerinden kimsenin kuşkusu olmasın.


TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası