MUAYENEHANE HEKİMLERİ HAKLARINI ARIYOR

İstanbul Tabip Odası, İstanbul İl sağlık Müdürlüğü önünde muayenehane hekimlerinin hekimlik hakları konusunda muayenehane hekimlerinin katılımı ile basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında yıllardır hastalara sağlık hizmeti sunan ve toplumsal sağlık hizmetinde önemli bir yer tutan muayenehane, poliklinik ve laboratuvarlardan Sosyal Güvenlik Kurumunun hizmet almamasının bir “AYRIMCILIK” olduğu vurgulandı.

Sağlık hizmetinde Sağlık Bakanlığı ve SGK tarafından bu kurumların yok sayılmasının halkın sağlık hizmetine ulaşmasında en büyük engel olduğu, ayrıca sağlık hizmetinde ortaya çıkan özel sermayenin tekelleşmesinin önünü açmak olduğu diğer belirtilen bir husustu.

Basın açıklamasının arkasından Sağlık Bakanlığından hekimlerin, hekimlik haklarını koruması ve savunması yönünde taleplerini içeren dilekçeler İl Sağlık Müdürlüğüne verildi.


MUAYENEHANE HEKİMLERİ HAKLARINI ARIYOR BASIN AÇIKLAMASI

DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ,

1980 yıllarından beri uygulanmakta olan “sağlığın özelleştirilmesi politikası” son 6 yıl içerisinde AKP iktidarının “Sağlıkta Dönüşüm programı” ile hız kazanmıştır.

Bu süreçte Devlet kamusal hizmetten çekilerek özel sektöre/özel sermayeye alan açmış, SGK yapılanması ile de ülkede tek sağlık hizmeti alıcısı kurum haline dönüşmüştür.

Tüm bunlar gerçekleşirken toplumun gereksinimleri göz ardı edilmiş, alan özel sektörün istekleri doğrultusunda şekillendirilmiş ve hekimlerin hakları ellerinden alınarak ucuz işgücü yaklaşımı ile işçileştirilmeye çalışılmıştır.

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın ilk adımlarından biri “Aile Hekimliği” uygulamasıdır. Bu uygulama ile “Sağlık Ocakları” kapatılarak I. Basamak sağlık hizmetleri tüccar mantığı ile “götürü” usulü ile yürütülmeye çalışılmak istenmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu özel sermayenin tüm sağlık kurum ve kuruluşlarından hizmet satın alırken hekimlerin mesleklerini serbest olarak sürdürdükleri poliklinik ve muayenehanelerden hizmet almamayı tercih etmiştir. Böylece SGK özel sermayeden yana niyet ve amacını açıkça ortaya koyarak, “ayrımcılık” yapmıştır. Sağlık Bakanlığı, SGK’nun bu yaklaşımını sessiz kalarak onaylamıştır. 

Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde muayenehanelere karşı ısrarla sürdürülen “yok sayma” anlayışı; mesleği bağımsız olarak icra etme hakkını fiilen gasp etmekte ve hekimleri bağımlı, ücretli olarak çalışmak zorunluluğu ile karşı karşıya bırakmaktadır.

Kuşkusuz ki bu uygulamalar sadece hekime ve mesleğe/mesleki bağımsızlığa değil, hastalara zarar vermektedir. Çünkü hekimin mesleğini bağımsız icra edememesi, sunulan sağlık hizmetinin niteliğini/kalitesini de etkilemekte, hastalar müşteri kavramı içerisinde özel sermayenin hasta ve hastalık üzerinden çıkar sağlama, kar etme isteğine terk edilmektedir.

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın diğer uygulamalarına da bakıldığında tıp eğitiminden başlayarak sağlığın ve hekimliğin tüm alanlarında büyük bir yozlaşmanın olduğu, alanın özel sermayenin çıkarlarına terk edildiği açıkça görülmektedir.


Anayasa’nın 56. Maddesi, “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” hükmü ile Sağlık Bakanlığına önemli bir yetki vermiştir.

Bu nedenlerle ki muayenehaneler ve polikliniklerde yaşanan sorunlara, hekimlere ve hekimlik mesleğine karşı yapılan haksızlıklara sahip çıkmanın toplumun sağlık açısından geleceğine sahip çıkmak olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda Sağlık Bakanlığından Sağlıkta Dönüşüm Programını durdurmasını, Sosyal Güvenlik Kurumunun özel sektörden yana ve “ayrımcılık” anlayışından uzaklaşarak diğer sağlık kurumlarından olduğu gibi muayenehaneler, poliklinikler ve laboratuarlardan da sağlık hizmeti alması için gerekli girişimlerde bulunmasını talep ediyoruz

İSTANBUL TABİP ODASI



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası