YÜZBİNLERİN YÜREĞİ 12 HAZİRAN 2009’DA ANKARA’DA ATTI

Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısı ile başta başta “Tam Gün” ve Kamu Hastaneleri Birliği tasarıları olmak üzere, tıp eğitiminde ve sağlık alanında yaşama geçirilen olumsuzluklara yönelik olarak düzenlenen forum 12 Haziran 2009 saat 09.00’da Ankara’da Milli Kütüphane Konferans Salonunda yüzlerce hekimin katılımıyla gerçekleştirildi.

Forum hekimlerin tüm renklerinin görüşlerini dile getirdiği bir arenaya dönüştü. Tam güne” tamamen”  karşı olanlar da seslerini özgürce dile getirdi, tam güne evet diyen ancak şu an mecliste görüşülmeyi bekleyen ve hekimler tarafından “tam kölelik” diye adlandırılan yasa tasarısına karşı olanlarda görüşlerini özgür ve demokratik bir ortamda dile getirdi. Forumdan amaç güncel ve yakıcı sağlık sorunlarımızı konuşmak, tartışmak ve önümüzdeki dönem için bir eylem planı çıkarmaktı.
Forumun saç ayağını;
• Tıp fakültelerinde norm kadro, zorunlu rotasyon uygulaması, öğrenci kontenjanlarının artışı( % 30) ve çifte tedrisat’a geçilmesi,
• Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın tamamlayıcı unsurları olan ve üniversite, kamu ve özeli kapsayan tam gün çalışma, kamu hastaneleri birliği yasa tasarıları, performans sistemi ve döner sermayeleri bekleyen finansal kriz,
• Hekimler ve sağlık çalışanları,  “hekimlik” mesleğinin yok ediliş sürecinde, sağlığın piyasaya terk edilip çöküşe sürüklendiği bir dönemde, mesleki değerlerimizin yozlaştırıldığı, çalışma barışının ayaklar altına alındığı, hekimlerin adeta günah keçisi haline getirildiği, sağlıktaki tüm olumsuzlukların sorumlusu olarak hekimlerin gösterildiği, bu da yetmezmiş gibi bunun faturasının (zorunlu mesleki sigorta) da hekimlere ödetilmek istendiği ancak arkasında DTÖ (GATTS, TRİPS Anlaşmaları), DB (SDP finansörü), IMF (Sağlık harcamalarının belirleyicisi)  ve çok uluslu ilaç ve teknoloji tekelleri (SGK bütçesinin dağıtıcısı) olduğu, dümeninde ise hükümetin göründüğü bir vahşi kapitalist düzende hekimler arenaya sürülen boğalar gibi ölüm kalım savaşı verdiği bir dönemde bugünden yarına neler yapılabileceği oluşturdu.

TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Feride Aksu Tanık'ın açış konuşmasıyla başlayan forum sağlığın tüm belirleyicilerine açıktı. Ulusal sağlık otoritesi olarak tüm yasal düzenlemeleri yapan, hizmet sunan, denetleyen ve icra eden Sağlık Bakanlığı yetkilileri davet edilmelerine rağmen önce kabul edip sonra hekimlerle yüzleşmekten korktukları için forumdan kaçtılar. Bugün hekimlerden kaçan bakan yarın halkın önüne de çıkamayacaktır. Sağlık bakanı için en doğru çözüm “emekli” ye ayrılmasıdır.

Oturum başkanlığını İTO Başkanı Özdemir Aktan’ın yaptığı ilk oturum da önce Feride Aksu söz alarak ülke sağlık ortamının yüz yüze kaldığı sorunları, sağlık otoritelerinin sorunları çözmek yerine daha da karmaşık hale nasıl getirdiğini, çok uluslu güçlerin, ilaç tekellerinin, DTÖ, IMF, DB direktifleri ile hareket eden hükümetin sağlıkta çözüm diye sunduğu yıkım programının ülke sağlık ortamını ve toplum sağlığını nasıl tarif ettiğini açık bir şekilde anlatarak sözünü Nazım Hikmet’in haberin sonunda da okuyabileceğiniz “Angina Pectoris” adlı enfes şiiri lirik ve akıcı bir dille okuyarak alkışlarla bitirdi. Yüksek öğretimle ve tıp eğitiyle sorumlu YÖK adına Sağlık Komisyonu üyesi Dr. Cüneyt Çokuğraş gelerek tamgünü kendilerinin çıkarmadığını kendilerinden görüş istendiğini YÖK’ünde bazı sakıncalarını ileterek tam güne olumlu görüş verdiğini bildirdi. Rotasyonların TTB başvurusu sonucu Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulmasından memnuniyetini ifade ettiği saatlerde ne gariptir ki YÖK Başkanvekili Özgenç Danıştay’ın bu kararını hukuksuz bulduğunu söylemek gafletinde bulunmuştur. Şimdi öğretim üyelerinin YÖK’ün fiili başkanı Özgenç’e nasıl bir tepki verecekleri merakla bekleniyor.

Forumun sabahki bölümü Tıp Eğitiminde Güncel Sorunlara ayrılmıştı. İskender Sayek ve Şükrü Hatun’un yönettiği bu oturumda tıp eğitimin güncel sorunları dekanlar, dekan yardımcıları, öğretim üyeleri, asistanlar, tıp öğrencileri, tabip odası başkanları ve forum katılıcılarının katkılarıyla enine boyuna tartışıldı. Şükrü Hatun her zaman olduğu gibi coşkulu, çarpıcı ve bir o kadar da yol gösterici kapanış konuşmasında tıp eğitiminin sorunlarının tavandan( Hükümet, YÖK) değil tabandan( öğretim üyeleri, araştırma görevlileri, tıp öğrencileri) inisiyatif alarak çözülebileceğini yukarıdan dayatmaların, antidemokratik uygulamaların var olan sorunları daha da katmerleştirerek içinden çıkılmaz bir hale getirerek akademik ortamı çıkmaz bir sokağa sürükleyeceğini belirtti.


Saat 12.30 gibi kütüphane’nin bahçesine çıkıldı. Yüzlerce öğretim üyesi, asistan, 1. 2. ve 3. basmakta çalışan hekim ve tıp öğrencisi bahçeyi doldurmuştu. Herkesin elinde bir döviz vardı. “Sağlıkta dönüşüm programını geri dönüşüm sepetine atalım”, “taleplerimiz haklı gücümüz üretim üretimde saklı( grev)” gibi çok çarpıcı sözlerin yer aldığı dövizler oldukça ilgi çekti. “Kölelik düzenine hayır hekimliğe evet” bez afişinin önünde TTB MK Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu basın açıklamasını adeta haykırarak okudu ve sözün bittiği yere gelindiğini zamanı geldiğinde GREV’in kapıda olduğunu alkışlar eşliğinde söyleyerek basın açıklamasını sonlandırdı.

Saat 13.30’da ikinci oturuma geçildi. Bu kez oturumu TTB-UDEK Başkanı Raşit Tükel ve TTB Merkez Konsey Üyesi B. Demet Özbabalık yönetti. Oturumda Raşit Tükel önce  "Performans, Tam Gün, Üniversite Hastanelerinin Finansman Sorunları" üzerine bir çerçeve sunum yaptı. Sunumu takiben çok sayıda forum katılımcısı söz alarak görüşlerini bildirdi.

Verilen aranın ardından son oturum olan "Şimdi; Bugünden Yarına Ne Yapmalıyız?" tartışmasına geçildi. Bu tartışmayı B.Demet Özbabalık, Raşit Tükel, Şükrü Hatun yönetti. Eriş Bilaloğlu tüm notları “görev” olarak aldı ve son sözü şu şekilde söyleyerek forumu kapattı. Tamgün yasası Genel kurula geldiği anda muhtemelen sonbaharda şalterler inecek ve üretimden gelen güç göreve dönüşecek. Bu “dönüş” sağlıkta dönüşüm gibi çöküş değil “dirilişin” başlangıcı olacak. “

Saat 16:30 gibi önce otobüslerle Ankara Tıp fakültesi’nin önüne, oradan da kalabalık hekim ve sağlık çalışanı korteji bir yürüyüş kolu oluşturarak trafiği durdurup sloganlar eşliğinde Sıhhiye’deki Sağlık Bakanlığı önüne geldi. Burada TTB MK üyesi Ali Çerkezoğlu megafonu eline alarak hükümetin “Sağlıkta Dönüşüm Programı”na son vermediği takdirde sağlık emekcilerinin sendikasıyla, odasıyla, birlikleriyle, dernekleriyle; tüm örgütlü gücüyle tek vücut tek yürek olarak önümüzdeki süreçte halkı da yanına alarak haklı talepleri için alanlara çıkacağını, dev mitingler yapılacağını, birim ziyaretlerine hız verileceğini, üretimden gelen gücümüzü sonuna kadar kullanacağımızı bildirdi.

 Saat 18:00 gibi biten yürüyüş sonrası İstanbul, İzmir, Adana, Gaziantep, Muğla, Denizli, Hatay, Manisa, Samsun, Bursa, Mersin, Eskişehir, Kocaeli, Tekirdağ, Edirne, Diyarbakır, Mardin, Urfa, Erzurum, Trabzon, Konya, Kayseri, Elazığ, Van, Antalya, Isparta, Aydın ve diğer illerden gelenler otobüsleri için terminallere, trenle gelenler garlara doğru yol aldılar. Onu da Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Aytuğ Balcıoğlu’nun kaleme alacağı yazıdan öğrenmeyi umuyoruz.

Angina Pektoris -Nazım Hikmet Ran

Okuyan: Feride Aksu Tanık

Yarısı burdaysa kalbimin
yarısı Çin’dedir, doktor.
Sarınehre dğru akan
ordunun içindedir.
Sonra, her şafak vakti, doktor,
her şafak vakti kalbim
Yunanistan’da kurşuna diziliyor.
Sonra, bizim burada mahkumlar uykuya varıp
revirden el ayak çekilince
kalbim Çamlıca’da bir harap konaktadır
her gece,
doktor.
Sonra, şu on yıldan bu yana
benim, fakir milletime ikram edebildiğim
bir tek elmam var elimde, doktor,
bir kırmızı elma:
kalbim…
Ne arteryo skleroz, ne nikotin, ne hapis,
işte bu yüzden, doktorcuğum, bu yüzden bende
bu angina pektoris…
Bakıyorum geceye demirlerden
ve iman tahtamın üstündeki korkunç baskıya rağmen
kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor.

Dr. Ali Özyurt’a haber ve fotoğraflar için teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dr. Ali Özyurt’a haber ve fotoğraflar için teşekkür ederiz.




Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası