Zorunlu Mesleki Sigorta Toplantı Notları Ve Dilekçe Örneği

Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası poliçelerinin yenilenmesinde hekimlerin karşılaştıkları sorunlar ve Allianz Sigorta A.Ş. Hizmet Değerlendirme Projesi'nin değerlendirilmesi üzerine yapılan Özel Hekimlik Komisyonu toplantısı 09.08.2017 tarihinde İstanbul Tabip Odası Cağaloğlu binasında gerçekleştirildi.

Toplantıya TTB Özel Hekimlik Kolu Başkanı Dr. Hasan Oğan, İTO Özel Hekimlik Komisyonu Başkanı Dr. Kemal Özay, Özel Hekimlik Komisyonu Yürütme Kurulu üyeleri ve çok sayıda hekim katıldı.  Dr. Hasan Oğan ve İTO Hukuk Bürosu'dan Av. Meriç Eyüboğlu’nun sunumlarının ardından katılımcı hekimlerin soruları yanıtlandı, önerileri alındı.

Toplantıda her iki konuyla ilgili dile getirilen görüşler şöyle sıralandı: 

Allianz Sigorta A.Ş. Hekim Değerlendirme Projesi: 

-Bu proje hekimlerin iyi, orta, kötü olarak kategorize edilmesine yol açacaktır. Başka ifade ile hekimler sigorta tarafından değerlendirilmiş, kontrol edilmiş ve etiketlenmiş olacaktır.

-Proje sunumunda görünen amaç olarak, kurumların kendi gelişimlerini takip edebilmeleri, kurumun bu doğrultuda kendini yenileme olanağına kavuşması, kurumların puanlaması yüksek olan doktorları görebilmesi, diğer kullanıcıların (sigortalıların) yüksek puanlı kurumları tercih edebilmesi öngörülmüştür. Sigortalı aldığı hizmeti; doktor, personel ve koşullar yönünden değerlendirecektir. Hekimin tıbbi yetkinliği değerlendirilmeyecek, hekim değerlendirmesi güven, iletişim ve bilgilendirme üzerinden yapılacaktır.

-Ancak bu proje, sözleşmede olumlu olarak sunulsa da çok ciddi sakıncalar taşımaktadır.  Öncelikle sağlık kurumunun olumsuz koşullarının, hekimlik mesleği üzerindeki etkileri baştan yok sayılmıştır. Projenin her aşamasında sigorta şirketi tek yetkili olarak kabul edilmiştir.  Hekim, performansının düşük olması halinde işten atılma dahil her türlü baskı ile karşılaşabilecektir.  

-Sözleşmede aksi iddia edilse de, kurum ve hekim açısından maddi çıkar, haksız rekabet ortamı oluşacaktır.

-Sürekli değerlendirmeye maruz kalma, hekimler üzerinde baskı oluşturacaktır.

-Sözleşmede, projeye katılma konusunda hekimin kendi iradesi ile karar verebileceği ifade edilmeye çalışılmaktadır.  Ancak bu durum gerçeği yansıtmamaktadır. Sigorta şirketi ile sağlık kurumu arasında sözleşme yapılmakta, bu şekilde sanki hekimin katılmaya zorunlu tutulmadığı, dayatılamayan bir durummuş gibi sunulmaktadır. Hekimlere verilen puanların toplamı, kurumun puanını belirleyeceği için herhangi bir hekimin projeye katılmama hakkı bulunmayacaktır. Hekim kurum tarafından projede yer almaya zorunlu tutulacaktır. Hekimin direnmesi, katılmama isteği iş akdi feshi gerekçesi dahi olabilecektir. 

-Hekimler bu tür bir değerlendirmeye tabi olmanın orta vadede kendilerine bir zararı olmayacağını düşünseler de, şimdiye kadar işverenle hekim arasındaki anlaşmazlıklarda hasta memnuniyetsizliği ithamının ispatlanamaması, soyut kalması durumu bu proje ile yok olacak, bu itham objektif(!) olarak ispat edilebilir hale gelecektir.

-Bu projenin hayata geçmesi durumunda, ilerleyen dönemde diğer sigortalar da benzeri uygulamalara müracaat edeceklerdir. 

-Reklam, tanıtım ihlalleri ve haksız rekabet gibi durumlarda, hekim de sağlık kurumu ile birlikte sorumlu tutulmakta, katılmaya mecbur bırakıldığı ve etik ihlallerin kaçınılmaz olduğu projenin cezai sorumluluğun hekimlere haksız olarak yüklenmesi söz konusu olacaktır.

Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası (ZMSS): 

Son 15-20 gün içinde ZMSS poliçelerinin yenilenmemesi, sistemin kapalı olduğunun iddia edilmesi, poliçe yenilenebilmesi için ilgisi olmayan ferdi kaza sigortası vb. poliçelerin satın alınmasının dayatılması gibi çok sayıda şikayet sonucunda bu konuda en çok mağdur olanlar 3. 4. risk grubunda kabul edilen cerrahi branş hekimleridir.  Hatta birkaç gündür dahili branş hekimlerinin de poliçe yenilemesinde soru yaşadıkları bilgisi Odamıza iletilmiştir.

Sigorta şirketleri tarafından “zorunlu” olduğu halde yeni poliçe tanziminde karşılaşılan bu direnç ve dayatmaların daha başlangıç olduğu, güçlü bir tutum geliştirilmezse sigorta şirketlerinin bu yaptırımlarının artacağı düşünülmektedir. 

ZMSS ile ilgili tebliğin yayınlandığı ilk andan itibaren (2010) TTB ve tabip odaları bu sistemin iflas edeceğini iddia etmiş, hastaların mağdur olmaması için kamu tarafından finanse edilen bir sistemin hayata geçirilmesi önerilmiştir. Bugün geldiğimiz noktada ZMSS sistemi tıkanmıştır, iflas etmiştir.  Bu nedenle sigorta şirketleri işi yokuşa sürmektedirler. Yedi yıl önce dile getirdiğimiz, sigorta şirketleri için o dönemde, işin başında cazip olan bu alanın, orta vadede cazibesini yitireceği öngörümüz maalesef gerçekleşmiştir.

Sigorta şirketlerinin poliçe yenilememesi ya da ilgisiz poliçelerin de ZMSS poliçesi yanında satın alınması zorunluluğu getirmesi, hem 1219 sayılı Kanuna hem de Sigortacılık Kanunu’na aykırıdır.  Sigorta şirketleri açıkça yasalara karşı gelmektedirler.  TTB bu konuda Sağlık Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde girişimlerde bulunmuş, yasa ihlali karşısında hekimlerin hukuki ve demokratik girişimlerde bulunacakları anımsatılmıştır.

Hukuk Büromuz tarafından;

-ZMSS poliçe süreleri sona eren meslektaşlarımızın, sigorta şirketleri ve acenteleri ile yaptıkları görüşmeleri belgeleyebilmek amacıyla mevcut durumu yazılı hale getirmeleri, 

-Dilekçe şeklinde bir maili hem sigorta şirketine hem acenteye göndermeleri ve  bir örneğinin de hekim tarafından muhafaza edilmesi

önerilmiştir. 

Poliçe süresi bitenler ve yaklaşanlar için dilekçe örnekleri ile hukuk bürosu değerlendirmesi için tıklayınız

 



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası