Türkan Hocamızı Özlemle, Sevgiyle, Saygıyla Anıyoruz

Hekimliğin sadece bir meslek olmadığının, hekim olmanın yükünün, içinde bulunulan toplumun tüm değerlerini bilmekten, insanların acılarını tanımaktan geçtiğinin, şifa için yalnızca bireye değil tüm topluma ve aynı zamanda mavi gezegene de umut verilmesi gerektiğinin en güzel örneğidir Türkan Saylan Hocamız.

Bir ömrün; en güç şartlarda, en olanaksız görünen koşullarda bile nasıl bir yaşam sanatına dönüştürüleceğinin simgesidir.

Türkan Saylan kadın hekim olmanın zorluklarını gözü kapalı geçen, her il, her köy, her mezrayı gezerek derman yaratan bir halk şifacısı, uluslararası saygınlığı olan bir akademisyendir aynı zamanda. Yüzlerce yayın ve makalesi olan bir bilim insanı ve bununla birlikte bir toplum gönüllüsü ve bir eğitim neferidir.

Yobazlığa ve siyasal gericiliğe karşı verdiği mücadele sebebiyle hep hedef haline gelmesine karşın korkusuzca savaştı Türkan Hoca. Hekimlik gücü ile, dokunulmayana el vererek savaştı…

Yaşamının son döneminde hikayesinin derlendiği kitapta söylediği sözler bakış açısını anlatmaya yeter bir özettir aslında “Minnettarım tüm hayatımı vakfettiğim cüzzamlılarıma, çünkü onların sayesindedir ki,memleketimin binlerce başka çocuğuna uzanabildim. Yoksul olmaları, çaresiz olmaları koşuluyla, hiç ayrım yapmadan, Türk, Kürt, Süryani vs. demeden kırsalın evlere hapsedilmiş kızlarına kapıları araladım, ışık tuttum yollarına. Beni hırpaladılar, yerden yere vurdular, ne gavurluğum kaldı, ne Kürtçülüğüm, ne komünistliğim. Şu son aramayla da darbeci yerine kondum. UMURUMDA BİLE OLMADI.”

Işıklar içinde uyu hocam.

 

İSTANBUL TABİP ODASI
YÖNETİM KURULU

 Türkan Hocamızı Özlemle, Sevgiyle, Saygıyla Anıyoruz